Puan

910 üzerinden
92 kişi
çok etkileyici bir eser mutlaka okumanızı tavsiye ederim
9/10
·176 syf.·
2023 3. kitabı
Tarih, ibret alınmak için hem yazılır, hem de okunur. Yani sırf eğlence olsun için bir tarih kitabı alınıp okunmaz... Tarih ne bir roman, ne de bir hikâyedir. Tarih, insanoğlunun, zaman için- de, tatlı, fakat çoğu kez de acı olan bir serüveninden ibarettir. O insanoğlu bazen bir Peygamber, bazen bir ümmettir; bazen bir "Elendi", bazen bir koledir; bazen bir kral, bazen kralın emrinde bir askerdir; bazen zengin, bazen fakirdir; bazen zalim, bazen mazlumdur; bazen katil, bazen maktuldür; bazen gazi, bazen şe- hittir, bazen mümin, bazen kâfirdir... Fakat ne olursa olsun, bu- tin insanların değişmeyen ortak bir yanı vardır ki, o da ölümdür... İşte o ölümle başlıyor insanın gerçek tarihi ve bu gerçek tarihe akıştır akıbetimiz... Ölümle ortaya çıkar kimin gerçekten insan olduğu ve kimin insan gibi göründüğü... Sözlerimi intihada dizilen şu ağıtla bitiyorum Endülüs'e öyle bir felâket çöktü ki, yok bir eşi. Dehşetinden Medine'de Uhud, Necid'deki Şehlan dağları yerinden oynadı, Bir deprem ki, yer yarıldı arz boyu. Ah! Yarımadada İslâm'a göz değdi, yağdı belâ yağmur gibi. Şimdi o canım Endülüs şehirlerinde, İslâm'ın ne nami var ne nişanı; Sanki hiç olmamıştı, sanki baştanberi yoktu.
1000k
Ah Endülüsİhsan Süreyya Sırma · Beyan · 2012359 okunma
Sinek Düştü Bir Kere
3/10
·176 syf.··
2026 6. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2026 00:00
Aslında bu sitede sadece okuduğum kitapları not alacaktım ama bu kitabı okuyunca fikir değiştirdim. Yazım 3 konudan oluşacak ve bunların biri övgü diğer ikisi ise eleştiri olacak. Övgüyle başlayacak olursak her ne kadar bir tarih kitabı olsa da bir roman kadar akıcı, sade ve anlaşılır bir dille yazılmış. Bu yönüyle güzel bir kitap. Eleştiriye gelecek olursak; öncelikle kitaptaki fotoğraflarla sayfada bahsedilenler arasında bir uyumsuzluk söz konusu. Bu giderilirse daha anlamlı bir çalışma olabilir. Fotoğrafların altındaki yazıları okuduğumda sürekli sayfada anlatılanlarla bağ kurmaya çalıştım ancak bunu başaramadım. İkinci eleştirim ise; yazarın 109. sayfada yer alan “..Nitekim aynı güruh, Ermenilere yaptığı gibi Müslümanlara da zulmedip..” cümlesiyle 1915 yılında çıkarılan Tehcir Kanunu ile Türklerin, Ermenilere zulüm yaptığını iddia ederek sınırını aşması. Koskoca Profesör’ün Doğuda katledilen, tecavüze uğrayan, fırınlarda yakılan insanları bilmiyor olması imkansız sanki. Bana burada bir algı çalışması var gibi geldi ve son derece rahatsız oldum. Hani derler ya bir hata her şeyi götürür diye. Benim nezdimde de buradaki bir yanlış ifade kitabın bütün özelliğini kaybetmesine neden oldu. Sinek ne kadar küçük olursa olsun yemeğin içine düştü mü illa mide bulandırır..
Ah Endülüsİhsan Süreyya Sırma · Beyan · 2012359 okunma
Reklam
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2020 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2020 02:27
Üniversitede Dinler Tarihi Hocam; kıymetli Mahfuz Söylemez Beyefendinin tavsiyesiyle aldığım, fakat okumanın bugüne nasip olduğu Ah Endülüs.... Bazen duygularınız öyle şâhâ kalkar ki ifade edecek kelime bulamazsınız..şu an tam da bu durumdayım... Kitabı okurken; duygulandım,hüzünlendim, ağladım, ıftihar ettim günümüz türkçesiyle gururlandım ve utandım....hem de ne utandım...insanoğlu adına çok utandım...bir kez daha insanın hayvanlardan da aşağıda olabileceğini ve hatta olduğuna şahid oldum... Ahhhhh Endülüs sana ağıtlar yakilmasin, destanlar yazılmasın da kime yazılsın... O harap olan eserlere mi yanalım, yakılan kitaplara mı, yıkılan hamamlara,saraylara mı, kilise çanına çevrilen minarelere mi... Ihsan Süreyya Sırma bu kitabında Endülüs'ün tarihini (bol kaynaklı)anlattıktan sonra kısa bir bolumde de kendi değerlendirmesini yapmış... Çok kıymetli bu eseri mutlaka okumalısınız dostlar...muhabbetle..gecemiz mübarek olsun...
Ah Endülüsİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayınları · 2020359 okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2018 54. kitabı
800 yıllık bir İslâm medeniyetinin yakılıp yok edildiği topraklar: Endülüs Herzaman ayrintisiyla bilgi sahibi olmak istediğim bir konuydu Endülüs tarihi. Bu kadar güçlenen,İslam'ın ve hatta dünyanın ilim merkezi olan, öyle ki Hıristiyan tebasının bile medreselerde ders görmek için çabaladığı, ibn Rüşt, ibn Hazm ve daha birçok alimi yetiştiren, mimari de eşsiz eserler bırakan bu toprakların nasıl tamamen müslüman kimliğini yok ettiğini merak etmişimdir hep. Aslında cevapların genel olarak aynı olduğunu görüyoruz kitapta; -iktidar hırsı -saltanat mücadelesi -şahsi menfaatler -saltanatın nimetlerine kapılan yöneticiler -ve içeriden bölünme Sonuç; Elbette bu sebepler olduğunda sonuç kaçınılmaz çöküş oluyor. Ve yüzlerce yıllık bir medeniyet,tüm bu sebepleri firsat bilen ve Istanbul fethinin hırsıyla bütünleşen ortaçağ Hıristiyanlarının,acısını çıkarırcasına yaptıkları soykırımla son buluyor. Ama yetmiyor,sadece müslümanları değil onlara ait olan herşeyi yakıp yok ediyorlar. Eşsiz bir mimariyle yükselen bütün minareler çan kulesi, camiler çarpık bir eklemeyle kiliseye çevriliyor..Hamam ve kütüphaneler ise tamamen yakılıp, yıkılıyor.. Eser gereksiz hićbir ayrıntıya yer vermeden, salt tarih olmasına rağmen çok akıcı ilerliyor. Arada yazarın Ispanya gezisin'den eklediği fotograflar da mevcut.Ayrıca kitabın ikinci bölümünde Ispanya gezi notlarından oluşuyor.. 176 sayfada,çok özlü toparlanmış faydalı bir eser.Ilgilenenler için kesinlikle tavsiyemdir. Keyifli okumalar
Ah Endülüsİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayınları · 2020359 okunma
10/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2018 1. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2018 18:31
Ah Endülüs – İhsan Süreyya SIRMA 22.01.2018 Kitap, arka kapakta da yer alan Amin Maalouf’tan sarsıcı bir alıntı ile başlıyor. Alıntı şöyle; “Hiçbir din müsamahasızlıktan ari değildir. Fakat birbirine hasım olan bu iki dinin (İslam ve Hristiyanlık) bir bilançosunu yapacak olursak İslam, hiç de kötü görünmüyor. Şayet benim atalarım, Müslüman orduları tarafından fethedilmiş bir ülkede yaşayan Hristiyan olma yerine, Hristiyan orduları tarafından fethedilmiş bir ülkede yaşayan Müslümanlar olsalardı, zannetmiyorum ki on dört asırdan beri inançlarını koruyarak şehir ve köylerinde yaşamlarını sürdürebilmiş olsunlar. Sahi İspanya Müslümanlarına ne oldu? Ya Sicilya Müslümanları? Bir tek kişi kalmayıncaya dek kayboldular, soykırıma tabi tutuldular, sürgüne ya da vaftiz olmaya zorlandılar.” Maalouf’tan bu alıntıdan sonra kitaptan çok da bahsetmeye gerek yokmuş gibi geliyor bana. Ama birkaç şey söylenmeli. Endülüs denildiği zaman hepimizin aklına İspanya ve devamında bir çok şey geliyor az çok. Kitap benim için çok lezzetliydi; Endülüs’ün yükselişi ve alçalışıyla sayfalar arasında ben de coşkuyla yükseldim ve hüzünle alçaldım. Daha önce Endülüs hakkında tarihi bir şeyler okuduysanız benim kadar tutkulu bir okuma serüveni olmayabilir sizin için ancak kitap okumaya değer nitelikte. Özellikle dergi sayfaları gibi kuşe kağıda basılmış olması ve aralarında resimlerle lezzetlendirilmiş olması benim çok hoşuma gitti. Ancak bir küçük şeyi söylemem gerekiyor ki; kitapta ki resimlerin çoğunu açıklama olarak yetersiz buldum. Çünkü okuduğum bilgilerle bağdaştırma konusunda zorluk çektim. Acaba burası nerede şu an hala mevcut mu ve hakkında bir iki cümle olsaydı belki kafamda daha kuvvetli yer edecekti. Lakin yine de benim hoşuma giden bir görsellik formatıydı. Yazar tarafından 158-161.
Din
Ah Endülüsİhsan Süreyya Sırma · Beyan Yayınları · 2020359 okunma
Reklam
Reklam