Adı:
Akrabalar
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
141
ISBN:
9786053142362
Kitabın türü:
Çeviri:
Duygu İkisivri
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
“Hem bir insan hem de Petersburglu bir edebiyatçı olunabileceğini bana tek başınıza kanıtladınız.”

(V. G. Belinski’nin Panayev’e yazdığı 26 Nisan 1838 tarihli mektubundan)

“Panayev, gelecekte, bugünkü yaptıklarından çok daha fazlasını ortaya koyacağa benziyor. (...) Her yeni öyküsü, geçmiştekilerin tümünü açık ara uzakta bırakıyor: parlak bir yeteneğin açık kanıtıdır, ancak henüz kendini belli etmemiştir.”

(1842 Yılında Rus Edebiyatı, V.G. Belinski)

Panayev, Akrabalar’da 19. yüzyıl Rus edebiyatında öne çıkan “gereksiz insan” tipine örnek bir kahraman yaratarak, onun ne gibi özelliklere sahip olduğu ve bu özelliklerini nereden kazandığı, aynı zamanda sorun olarak ortaya koyduğu kahramanın neye ihtiyacı olduğu üzerine düşüncelerini kaleme alır. “Gereksiz insan” olarak Grigori Alekseiç’in iradesi sürekli olarak eylemle çelişir. Birçok şeyin hayalini kurarken eylemsizliğe saplanıp kalır. Aşkı yüce bir duygu olarak görüp hayal dünyasında büyütse de bunu gerçekliğe dökemez. 19. yüzyıl başlarındaki Rus soylu yaşamının doğurduğu “gereksiz insan”ların bir örneğinin canlandırıldığı söz konusu metin aynı zamanda, İvan Turgenyev’in Rudin’inin önceli olarak da görülür...

(Tanıtım Bülteninden)
“Akrabalar” adlı eserde 19. yy. Rus edebiyatında görülen “Gereksiz insan” tiplemesinin, karakteristik özelliği, düşünceleri, yaşamı içindeki kendi çelişkileri gibi birçok özelliği Grigori Alekseiç adlı kahraman üzerinden okuyucuya anlatılır.

"Gereksiz insan" tipini şu yüzyılda bile görmek mümkün. Dil, din, ırk, çağ fark etmiyor.
Bazen dünyada benden daha mutlu bir insan yokmuş gibi geliyor; bazen de insanların en talihsiziymişim düşüncesine kapılıyorum...
İvan İvanoviç Panayev
Sayfa 90 - Ayrıntı Yayınları
"...Ancak bazen dünyada benden daha mutlu bir insan yokmuş gibi geliyor; bazen de insanların en talihsiziymişim düşüncesine kapılıyorum..."
İvan İvanoviç Panayev
Sayfa 90 - Ayrıntı Yayınları
“Yalnızım. İnsanlarla değil de ayılarla çevrili bu ıssız köye eylemsiz ve düşüncesizce saplanıp kalmak zorundayım. İşlerim her yıl daha da bozuluyor. Etrafımdakiler beni aldatıyorlar. Şimdi her şeyi çok daha net görüyorum… Her daim köylülerimin kaderini düzeltmeyi hayal ettim: bu, en sevdiğim hayalimdi! Ancak bu arada onlar diyorlar ki… Harabeler… ve benim gözümde de harap durumdalar! Onlara yardım etmeyi de istiyorum, ama yapamıyorum, çünkü bunun nasıl yapılacağını bilmiyorum… İşte bizim çok acıklı yanımız, Gregoire!.. İşte orası! İrademiz her zaman eylemle çelişiyor. Hepimiz boş ve pek önemsiz hayalcileriz. Hiçbir şeye yeteneğimiz yok.”
“…‘Hayır’ diye düşündü. ‘Ben yalnızlık içinde bencilce bir yaşam sürmek için yaratılmadım. Benim yanımda sevgi dolu, bana yakın davranan; duygularımı, düşüncelerimi, acımı ve sevincimi paylaşabileceğim bir ruh eşim olmalı! Bu usanç verici özgürlüğüm benim ne işime yarıyor?’ ”
“Kalbim her geçen gün daha da nasırlaşıyor; aşkı hiç tecrübe etmedim, artık kovaladığım gibi bir aşka karşı yeteneksizliğimin bilincine varıyorum. Bununla birlikte, bana gençliğin bütün ateşliliği ve doluluğuyla aşık olabiliyormuşum gibi gelen anlar var; ancak bu bir aldatmaca, bir yalan!..”
“ ‘Dinle, Nataşa, hayatımda şimdiye kadar ruh eşim olabilecek bir kadına rastlamadım. Belki de asla rastlamayacağım. Gelecekte beni ne bekliyor? Bir damla sevinç ve acı deryası! Artistik ve öznel bir yaradılışım var; ancak bu türden yaratılışta bir kişi, bugünün toplumunda mutlu olamaz! Yalnızca kendi kendilerine doyum yaşarlar… Daha küçücükken içimde saklı olan ateşli ve sınırsız bir aşk imkânı vardı, biliyor musun?’

Petruşa, göğsüne bir yumruk attı.

‘Bu göğüste birçok duygu ve düşünce çaresizce saklı kalıyor. Beni içi kurumuş ve soğuk biri sanıyorlar. Görünüşüm tam da böyledir. Ancak görünüş aldatıcıdır kardeşim… İçimdeki ateş doymak bilmezcesine beni yiyip bitiriyor! Burada doğmadım. Bu alçak, akılsız, duygusuz toplumun içinde birçok şey yapabilirdim. Yaşamımı yarasız biri olarak geçirmeyebilirdim. Ancak kardeşim, burada benim çalışmalarıma ekmek yok!..’ ”
“…Ancak genç kuşağın birçoğu da beni anlamıyor ve çağın sorunlarını yorumlayanlar kendilerini gelişmiş olarak görüyorlar. Bu ise dayanılmaz.”

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Akrabalar
Baskı tarihi:
Aralık 2017
Sayfa sayısı:
141
ISBN:
9786053142362
Kitabın türü:
Çeviri:
Duygu İkisivri
Yayınevi:
Ayrıntı Yayınları
“Hem bir insan hem de Petersburglu bir edebiyatçı olunabileceğini bana tek başınıza kanıtladınız.”

(V. G. Belinski’nin Panayev’e yazdığı 26 Nisan 1838 tarihli mektubundan)

“Panayev, gelecekte, bugünkü yaptıklarından çok daha fazlasını ortaya koyacağa benziyor. (...) Her yeni öyküsü, geçmiştekilerin tümünü açık ara uzakta bırakıyor: parlak bir yeteneğin açık kanıtıdır, ancak henüz kendini belli etmemiştir.”

(1842 Yılında Rus Edebiyatı, V.G. Belinski)

Panayev, Akrabalar’da 19. yüzyıl Rus edebiyatında öne çıkan “gereksiz insan” tipine örnek bir kahraman yaratarak, onun ne gibi özelliklere sahip olduğu ve bu özelliklerini nereden kazandığı, aynı zamanda sorun olarak ortaya koyduğu kahramanın neye ihtiyacı olduğu üzerine düşüncelerini kaleme alır. “Gereksiz insan” olarak Grigori Alekseiç’in iradesi sürekli olarak eylemle çelişir. Birçok şeyin hayalini kurarken eylemsizliğe saplanıp kalır. Aşkı yüce bir duygu olarak görüp hayal dünyasında büyütse de bunu gerçekliğe dökemez. 19. yüzyıl başlarındaki Rus soylu yaşamının doğurduğu “gereksiz insan”ların bir örneğinin canlandırıldığı söz konusu metin aynı zamanda, İvan Turgenyev’in Rudin’inin önceli olarak da görülür...

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 6 okur

  • Erol Muzaffer
  • Mehmet Atasayar
  • Nur
  • Pelin
  • Çağrı Önal
  • Oblomov

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%33.3 (1)
7
%66.7 (2)
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0