Chevy Stevens'ın üçüncü kitabı Always Watching, yazarın ilk kitabı ve başyapıtı olan Obsesif adıyla türkçeleştirilmiş Hâlâ Kayıp-Still Missing kitabında sessiz bir dinleyici olarak karşımıza çıkan -çünkü kitabın anlatıcısı her şeyi ona anlatıyordu - Psikiyatrist Nadine'in başına gelenleri anlatan ortalama bir çalışma.
Psikolojik gerilim yazarları doğal olarak kendileri için klişe olan birçok ögeyi kullanmak zorunda: cinayetler, sırlar gizemler, geçmişle hesaplaşma ...vd. burada da yazarın kronolojik olarak 3. kitabı olan bu çalışmada kaleminin gücünün tükendiğini görüyoruz. Çok fazla olumlu şeyi söylemem mümkün değil, insanın ilgisini çekemeyen, okuru içine alamayan bir konu ve onun son derece olağan ve sıradan bir şekilde işlenişi çok çok iyi bir eserini önceden okuduğumuz yazarın ister istemez notunu kırmamıza yol açıyor. Ancak yabancı yazarlara ve onların yazdığı kitaplara baktığımda, özellikle de psikolojik gerilim türü ile ilgili kitaplar yazan yazarlardan bahsediyorum, bu yazarların çok yeni, çok farklı bir şey yazması zor. O yüzden yapabilecekleri tek şey, aslında yazdıkları ve aslında klişe bile olabilecek şeyleri daha derinlemesine yazarak daha psikolojik derinliği olan karakterler yaratabilmek olmalı. Ancak burada kolaya kaçmak gibi bir çözüm var. Birbirine benzeyen, birbirini belki de taklit eden yüzlerce binlerce hikaye arasında Chevy Stevens da doğal olarak klişe şeyler yazmak dışında bir şey bulamazdı. Benim anladığım kadarıyla bu türde kitap yazan yazarlar kendi yazarlıkları ile ilgili galiba tematik ögeler kullanarak diğer yazarlardan farklılıklarını belli ediyorlar. Meselâ bu yazarın temel meselelerinden bir tanesi, sağlıksız anne kız ilişkileri. Okuduğum 3 kitapta da aile olamamış insanların bunun bedelini ödemeleri veya başkalarına ödetmeleri gibi