ANAKONDA
Yıl 2050...
Bir virüsün bertaraf edilmesinde önemli rol oynamış Göktuğ ve Leman Kumhatlar'ın evine, alt kattaki labarotuvarlarına gitmek ister miydiniz ? Birkaç nabız duraksamanız gerekecek, çünkü hiç açılmaması gereken bir şey saklı o deliksiz ve sağlam kapının ardında. Sesi duyabildiniz mi ? O halde nefesinizi tutun ve yolculuğa hazırlayın kendinizi.
IQ seviyesi son derece yüksek ve yılanlara meraklı kızılımız Elif, ona gıpta eden ablası Elmas ve kardeşi Ada ile vakit geçirirken, görev için Azerbaycan'a giden ebeveynlerinin ardında Kumhatlar evinde olaylar patlak verir. Doğum günü için bir parti düzenleyen Elmas ve dostları babasının laboratuvarındaki o gizemli kutuyu araladığındaysa korkunç sona kapılmamak için vakit geçmiştir.
Bize covid zamanlarını hatırlatan bir kapanmayla başlayan, dostluk, hayatta kalma ve kendini keşfetme yolunda tehlikeli bir tısslama duymaya varsanız, Anakonda'nın heyecan verici satır aralarına davetlisiniz.
Koran, Peri, Lale, Ekin, Tayanç, Eser, Pars ve diğerleri... Birbirlerine tutunmak ve dişi bir anakondanın yavrularından kaçarken hayatta kalabilmek zorundalar. Peki sırlar da meydana döküldüğünde geriye kalan ne olacak dersiniz ?
Elif'in son sayfalara kazınmış içten günlüğü, Tayanç'ın cezbedici halleri, Koran'ın sinir bozucu tavırları, Elif ve Eser'in hoşunuza gidecek ilişkisi, bir parça aşk, inanç ve dahası... Ben başından beri Elif gibi Pars'ı sevemesem de her karakterin ayrı ayrı anlarına şahit olmak ve bu heyecan verici macerayı deneyimlemek inanılmaz güzeldi. Kitaptaki tek kusur ise malesef yazım puntosunun küçültülmüş olması. Okurken biraz göz yorabiliyor.
Fakat Türkiye'de benzerine az rastlanan sağlam bir kurguydu. Filmlerden fırlama bir korku, heyecan, macera üçlemesini, bilimkurgu ve hayatımızın bağrından