Eğlenmek için gidilen çiftlikte gecenin bir yarısı, ortada iki ceset. Ve yanlarında onları öldüren en yakın arkadaşları Anna. Üstelik Anna, yıllarca sürecek bir uykunun ilk dakikalarında…
Anna O, iki arkadaşını öldürdüğünden dolayı yargılanacaktı ancak vazgeçme sendromunu atlatması gerekiyordu. Bunun için üst kuruluşlar harekete geçti ve onu başka bir merkeze nakletti. Yeni merkezde Doktor Bloom ve Doktor Benedict iş birliği yaparak Anna’yı tedavi edecekti. Araştırmalar yaparken bir ize rastlayan Benedict, Bloom ile bulduklarını paylaştı. Ancak bu her şeyi daha kötü hale getirdi. O gece Bloom öldürüldü! Ya bu hasta uğursuzdu ya da ortada başka şeyler vardı… Perdenin arkasında kalan sırlar nelerdi? Anna O, 4 yıldır uyuduğu güzellik uykusundan uyanabilecek miydi? Dava onu suçlu mu suçsuz mu bulacaktı? Tüm bunlara sebep olan gizli biri mi vardı?…
Anna O, benim için şahaneydi! Oldukça kapsamlı yazılmış, okuyucunun merakı hep diri tutulmuş ve oldukça az kişinin tahmin edeceği şekilde sonuçlandırılmış. Kitap bölüm bölüm yazılırken karakterler arasında da geçiş yapılmış bu sayede her karakterin düşüncelerini öğrenmemize olanak sunulmuş ve böylece hikayenin daha iyi anlaşılması sağlanmış. Psikoloji, gizem, gerilim ve suç konularında okumayı sevenler farklı konusu sayesinde bu eseri sevebilirler.
Yazarın kalemi daim, okuyucusu bol olsun.