Arayış 1860’larda başlayıp 20. yüzyılın ortalarına kadar geçen dönemde Anadolu ve Ege Rumlarının günlük yaşamlarından kesitler sunuyor bizlere. Dürüst, sadık, çalışkan ve içine kapanık Niko’nun hikayesini 6 ayrı kişinin ağzından dinlerken Epir, Selanik, Midilli, Ayvalık, İzmir, Manisa’da seyahat ediyor; tarihin en büyük kırılmalarından birinin yaşandığı bu savaş öncesi dönemde gelenek, görenek ve kültürleriyle bir arada ve barış içinde yaşayan Rumların, Müslüman Türklerin, Ermenilerin, Yahudilerin, Arapların günlük yaşantılarını ve birbirleriyle ilişkilerini görüyoruz.
Çok sevdiği babası bir gün aniden ortağının genç kızıyla kaçıp kendine yeni bir ülkede yeni bir hayat kurunca yaşantısı bir anda tümüyle değişir Niko’nun. Geride kalan anne ve ablaları ilk şoku atlatıp düzenlerini yeni duruma adapte ederken Niko hem büyür ve gelişir, hem de babasının bu ayrılışının sebeplerini anlamaya çalışır. Sonrası hep bir arayıştır Niko için. İlk bölümde çocuk Niko’nun babasının ayrılışı dönemindeki anılarını ve kendi yolunu seçişinin hikayesini öğrendikten sonra 5 ayrı kişinin ağzından değişik dönemlerde Niko’nun evden ayrıldıktan sonraki yaşamını izleriz. Özgürlük, dostluk, arkadaşlık, aşk ve sadakatten vazgeçmeden yolunu belirlemeye çalışan Niko, kendi yaşamının yanısıra o dönemdeki çok kimlikli, çok dinli, renkli coğrafyanın insanlarının bir arada ve kardeşçe nasıl yaşadıklarını da gösterir bize.
Acılara ve olumsuzluklara odaklanmak yerine bardağa dolu tarafından bakan ve barışı, kardeşliği ve sevgiyi ön plana çıkaran bu roman, kadere engel olamasak ve olumsuz sonuçları engelleyemesek de önemli olanın sonuçtan ziyade hedef, öğrenme isteği, bu uğurda harcanan çaba ve en önemlisi hep iyilik ve adaletten yana olmak olduğunu gösterir bize.
Etkisinden kolay sıyrılamadığım Nikos