Nikos Temelis

Nikos Temelis

Yazar
9.0/10
5 Kişi
·
11
Okunma
·
1
Beğeni
·
29
Gösterim
Adı:
Nikos Temelis
Unvan:
Yazar
Doğum:
Atina, 1 Ocak 1947
Ölüm:
2011
Nikos Temelis 1 ocak 1947’de Atina’da doğdu. Atina Alman Lisesi’ni bitirdi. 1970’te Selanik Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu ve 1975’te Köln Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden doktora derecesini elde etti. 1976-1979 arasında Yunanistan Ziraat Bankası ve Ekonomi Bakanlığı’nda danışman olarak çalıştı. 1979-1981 arasında Brüksel’de Avrupa Ekonomik Topluluğu’nda hukuk danışmanlığı yaptı. 1982-1985 arasında Kostas Simitis hükûmetinde dört ayrı bakanlık görevinde bulundu. 1996’dan beri Başbakanlık Stratejik Planlama Dairesi’nin başkanlığını yürütmekte olan Temelis’in AET konusunda çeşitli yayınları bulunmaktadı.
"Afrika'nın akıbetinin konuşulduğu Londra Kongresi'nden sonra büyükler, Kongo'nun Belçika egemenliği altında kurulmasını kararlaştırmışlar. Belçika'dan seksen kez daha büyük bir ülkenin bitmek bilmez sömürülüşü yirmi yılı doldurmak üzereydi."
"Viyana büyük bir yol ayrımıydı. Dört bir yandan fışkıran Habsburgların, reich'ın ve çarın, bir uçtan bir uca Avrupa'nın önde gelen şehirlilerinin adetlerini bitiren ya da deviren yeni fikirler, koskocaman bir değirmen tarafından öğütülüyordu. Asrın bitiminde bir dönemin sonunu ilan ediyorlardı nice şekillerde, yeni dogmalar ve anlayışlar öne sürüyor, bilimin son öğretilerini su yüzüne çıkarıyor, tehdit eden yeni tehlikelere işaret ediyorlardı. Milliyetçilik, silahlanmalar, antisemitizm, bazılarına göre tehdit, bazılarına göre de ideolojiydi. Kafeler, siyasi tartışmaların, toplumu suçlamaların ve de estetik arayışlarının yapıldığı birer mekandı. Yeniliği arayan, yeniyi yaratan her çeşit nabız oradaydı."
390 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
1860’lardan 1920’lerin sonlarına uzanan, sürükleyici bir aile hikayesi Nikos Temelis’in kaleminden… “Arayış” romanındaki, ailesini ansızın bırakıp ortağının yarı yaşındaki kızı ile kaçan babanın peşinde, birlikte kaçtığı genç Eleni’nin gözünden hayata, özgürlüğe, kadının toplumdaki rolüne ve tabii ki tarihin bu kırılma anında yaşananlara bakıyoruz hep birlikte…

Yunanistan’ın Osmanlı İmparatorluğu’ndan ayrıldığı ve bağımsız bir devlet olarak kurulduğu, ancak yarımadanın kuzeyinde, Makedon, Bulgar, Sırp bölgelerinde huzursuzluğun ve belirsizliğin devam ettiği yıllardayız. “Hasta adam” Osmanlı İmparatorluğu’nun artık ekonomik olarak battığını ve yıkıldığını tüm tebaa biliyor, ancak nasıl bir oluşum altında hayatlarına devam edecekleri muamma. Dört yana dağılmış Rum Ortodoksları hem Sırp ve Bulgar komitacıların, hem de iç çatışma içerisindeki genç Yunanistan’ın kendilerine faydadan çok zarar getireceğinin farkında, ama ne yapacaklarını bilmez halde, her kafadan bir ses çıkıyor.

Buhar gücünün sanayide hızla kullanımın arttığı, demiryollarının tüm kıta Avrupa’sında hayatın akışını kökten değiştirdiği dönem. Kervanlarla, aylara süren yolculuklar sonucu yapılan ticaretin demiryolu ve buharlı gemilerle birkaç güne düştüğü, malın ve tüketimin arttığı, üretim araçları ile arzın desteklendiği bu dönemde ticaret ve ekonomik hayattaki hızlı ve geri dönüşsüz değişimin çok daha büyük siyasal değişimleri tetiklemesi bekleniyor, idealist akımlar gücünü her gün arttırarak tüm imparatorlukları içeriden yıkıyor.

Toplumsal hayatta ise “Kadının Adı Yok”. Ataerkil toplumda gelenekler, kadının arka plana atılması için hala en büyük gerekçe; kızlar istekleri dışında genç-yaşlı bakılmadan evlendiriliyor, drahomaları ile birlikte bir mal-miras gibi aktarılıyor haneler arası, soyun devamı ve ev hizmetleri için…

Böyle bir ortamda Siatista’lı çalışkan ve saygıdeğer Evangelos, çok sevdiği kızına tüm geleneklere inat -amaçladığı bambaşka da olsa- özgürlüğü ve kendi yolunu çizebilme dirayetini veriyor kendi elleri ile. Bu özgüven ile yolunu cesaretle çizen Eleni’nin peşinden biz de önce Selanik’e, sonra Odesa’ya yerleşiyor ve tarihi onun gözlerinden izliyoruz; Edward Burne-Jones’un “the evening star” tablosu eşliğinde…

https://www.wikiart.org/...he-evening-star-1870

Balkanlardaki komitacılar, Osmanlı’nın son yenilgileri, Çarlık Rusya’sında korkunç yoksulluk ve sınıf farkı nedeniyle artan huzursuzluk, Rusya’nın değişik bölgelerinde kan gölü ile bastırılan grevler, pogromlar, Çar’a karşı düzenlenen başarısız suikastlar, 1. Dünya Savaşı, Bolşevikler’in yönetimi ele geçirişi, Troçki-Lenin ve Kızıl Ordu, devletleştirmeler, 1921’deki büyük kıtlık, 1927’de Stalin’in darbesi… Milletler ve toplumlar peşi sıra yıkılırken Eleni kendi seçimleri ile hayatını, ailesini, sevdiklerini ve aşkı ayakta tutmaya çalışıyor.

Yine beğenerek okuduğum bir Nikos Temelis romanı oldu, hem tarihin özellikle bu dönemini okumayı çok sevdiğim, hem de sevgili komşuyu gelenekleri, kültürü, yaşantısı ve hatta roman diliyle kendime çok yakın hissettiğim için. Simitis döneminde bakanlık da yapan ve maalesef genç yaşında hayatını kaybeden Temelis’e selam olsun…
250 syf.
·15 günde·Beğendi·10/10
Arayış 1860’larda başlayıp 20. yüzyılın ortalarına kadar geçen dönemde Anadolu ve Ege Rumlarının günlük yaşamlarından kesitler sunuyor bizlere. Dürüst, sadık, çalışkan ve içine kapanık Niko’nun hikayesini 6 ayrı kişinin ağzından dinlerken Epir, Selanik, Midilli, Ayvalık, İzmir, Manisa’da seyahat ediyor; tarihin en büyük kırılmalarından birinin yaşandığı bu savaş öncesi dönemde gelenek, görenek ve kültürleriyle bir arada ve barış içinde yaşayan Rumların, Müslüman Türklerin, Ermenilerin, Yahudilerin, Arapların günlük yaşantılarını ve birbirleriyle ilişkilerini görüyoruz.

Çok sevdiği babası bir gün aniden ortağının genç kızıyla kaçıp kendine yeni bir ülkede yeni bir hayat kurunca yaşantısı bir anda tümüyle değişir Niko’nun. Geride kalan anne ve ablaları ilk şoku atlatıp düzenlerini yeni duruma adapte ederken Niko hem büyür ve gelişir, hem de babasının bu ayrılışının sebeplerini anlamaya çalışır. Sonrası hep bir arayıştır Niko için. İlk bölümde çocuk Niko’nun babasının ayrılışı dönemindeki anılarını ve kendi yolunu seçişinin hikayesini öğrendikten sonra 5 ayrı kişinin ağzından değişik dönemlerde Niko’nun evden ayrıldıktan sonraki yaşamını izleriz. Özgürlük, dostluk, arkadaşlık, aşk ve sadakatten vazgeçmeden yolunu belirlemeye çalışan Niko, kendi yaşamının yanısıra o dönemdeki çok kimlikli, çok dinli, renkli coğrafyanın insanlarının bir arada ve kardeşçe nasıl yaşadıklarını da gösterir bize.

Acılara ve olumsuzluklara odaklanmak yerine bardağa dolu tarafından bakan ve barışı, kardeşliği ve sevgiyi ön plana çıkaran bu roman, kadere engel olamasak ve olumsuz sonuçları engelleyemesek de önemli olanın sonuçtan ziyade hedef, öğrenme isteği, bu uğurda harcanan çaba ve en önemlisi hep iyilik ve adaletten yana olmak olduğunu gösterir bize.

Etkisinden kolay sıyrılamadığım Nikos Temelis’in bu romanını okuduktan sonra aynı dönemi farklı kalemlerden de okumak ve incelemek için müthiş bir istek duydum kendimde...

Yazarın biyografisi

Adı:
Nikos Temelis
Unvan:
Yazar
Doğum:
Atina, 1 Ocak 1947
Ölüm:
2011
Nikos Temelis 1 ocak 1947’de Atina’da doğdu. Atina Alman Lisesi’ni bitirdi. 1970’te Selanik Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu ve 1975’te Köln Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden doktora derecesini elde etti. 1976-1979 arasında Yunanistan Ziraat Bankası ve Ekonomi Bakanlığı’nda danışman olarak çalıştı. 1979-1981 arasında Brüksel’de Avrupa Ekonomik Topluluğu’nda hukuk danışmanlığı yaptı. 1982-1985 arasında Kostas Simitis hükûmetinde dört ayrı bakanlık görevinde bulundu. 1996’dan beri Başbakanlık Stratejik Planlama Dairesi’nin başkanlığını yürütmekte olan Temelis’in AET konusunda çeşitli yayınları bulunmaktadı.

Yazar istatistikleri

  • 1 okur beğendi.
  • 11 okur okudu.
  • 6 okur okuyacak.