The Farseer Trilogy 3

Assassin's Quest

Robin Hobb
Tahmini Okuma Süresi:
20 sa. 53 dk.
Sayfa Sayısı:
737
Basım Tarihi:
Kasım 2002
Yayınevi:
Spectra Books
Orijinal Adı:
Assassin’s Quest
ISBN:
9780553565690
Ülke:
Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı
Dil:
İngilizce
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·872 syf.··
Beğendi
·
2021 160. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 08 Kasım 2021 18:43
Farseer üçlemesenin son kitabıyla sizlerleyim! Suikastçının Arayışı adlı bu eserde cidden bir arayış halini okuduk. Kimin arayışıydı bu peki? FitzChivalry sürekli yolculuktaydı; amaçları büyük, ulaşmak istediği hedef ise çok uzaklarda ve biraz da imkansız gibiydi. Saray entrikaları ve iktidar savaşları içinde kendini hiç bulamayan ve tanıyamayan Fitz sonunda yalnız. Yollar belirsiz, kendisi de belirsiz. Belirsizlik kavramı “iyi ve kötü” değildir. Belirsizlik bir kara delik gibidir. Ya çıkarsın ya da çıkamazsın bu karanlıktan. Sizce Fitz çıkabilir mi? Fantastik kitaplar içinde genelde macera ve kurgu daha öndedir ama bu kitap bir klasikten farksız. Klasik sevenlerin hayran olacağını düşünüyorum( ben bayıldım) Ağır ve yavaş bir tempoda ilerlediği için okurken bunalan ve sıkılan çok olmuş. Evet bazı yerleri uzatmış ama ben bu uzatmaları lüzumsuz bulmuyorum; sadece “son” kısmı tahmin ettiğimden çok farklı bittiği için biraz havada kaldı diyebilirim. Betimlemeler, karakterlerin psikolojik çıkmazları, heyecanın alçalıp yükseldiği yerlerin iyi kurgulanması gibi çok güzel noktalar var burada. Detayların beyni meşgul ettiği yerler de fazlasıyla mevcut. Çapraz okuma yapmam iyi olmuş diyorum bu yüzden. Belki baştan sona elimde sadece bu kitap olsaydı daha farklı bir yorum görebilirdiniz burada. İlk iki kitaba göre akıcı olmasa da ben sevdim. Kalın olması nedenleri; çoğu fantastik kitapta olduğu gibi “savaş” kısmına odaklanmaması, sürekli bir yolculuk ve arayış hali, karakter bolluğu, karakterlerin büyüsel özelliklerine sık dönüş yapılması, detay ve betimleme yoğunluğu, klasik kitap gibi olması gibi gibi. Bu seriye başlamadan önce kanlı cinayetler, içinden çıkılmaz entrikalar göreceğimi düşünmüştüm ama tam tersi oldu. Fitz karakteri üzerinden dönen bir kurgu var; odak noktası o.
Edebiyat
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2021157 okunma
8/10
·872 syf.··
2026 14. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 10 Mart 2026 14:59
Bu seride yazarın tarzı aksiyondan çok Fitz’in duyguları ve travmaları üzerine kurulu. Ana odak noktası Fitz, fantastik evren de onun etrafında şekilleniyor. Eğer sürekli savaş ve aksiyon bekliyorsanız bu seriyi okumanızı pek tavsiye etmem. Kitaba gelecek olursak, bence serinin en olaylı ve aksiyonlu kitabı buydu ama o melankolik havasını da hiç kaybetmedi. Fitz kadar çeken başka bir karakter var mı bilmiyorum… Herkesin hikâyesi bir şekilde sona ulaştı ama ah Fitz… senin hikâyenin sonu beni pek mutlu etmedi. :(
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2021157 okunma
Her zaman şimdinin kıyısındadır ölüm.
7/10
·872 syf.··
2024 23. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2024 14:56
SPOİLER İÇERİR! Sanırım senenin ilk incelemesini bu seriyle yapıyorum. Biraz paslandım ama bu seri bence incelemeyi hak etti. İlk kitabın daha ilk bölümünden seriyi çok seveceğimi biliyordum. 6 yaşında küçük Fitz'in bırakıldığı kalede başlayan öykümüz bence çok güzel dallanıp budaklandı. İlk kitapta oluşan Fitz ve Burrich bağının her kitapta daha da gelişerek, seride ki en önemli şeylerden biri oluşu beni oldukça tatmin etti. Seri genel olarak aksiyon odaklı değil daha çok Fitz'in diğer karakterlerle kurduğu duygusal bağlar üzerine bence. Evet aksiyonda içeriyor ama adına kanıp tam teşekküllü bir süikastçı okumayı umanlar için bence yanlış bir tercih olacaktır. Aksiyonun aksine kitapta fantastik unsurlar oldukça fazla. İzan ve İrfan diye çevirilen güçler sayesinde zihinler arası savaş ve bir bağ kurulabiliyor. Bu da yine bizi bağ konusuna götürüyor çünkü Fitz seride oldukça fazla kişiye bağlanıyor. Buna örnek ilk kitapta ki köpek dostlarımızı, Gecegözlerini Veritiy'i ve Soytarı'yı sayabiliriz. Duygusal olaraksa Burrich Patience ve Molly ve daha bir çok sayamayacağım karakter. Fitz etrafında ki kişileri oldukça fazla şekilde içselleştirmiş bir karakter. Aslında çocukluğunu yaşayamamış çevresindekiler tarafından hep maşa olmaya zorlanmış ama bir yandan da hep çocuk olarak kalması için uğraşılmış biri. Bu yüzdendir ki ikinci kitabın sonunda yaşadığı travmatik deneyimi kaldıramayışı bana oldukça geçti. Üçüncü kitabın başlarında yaşadıklarını okurken hiç sıkılmadım hatta geç bile yaşandığını düşündüm. Ama kitabın yarısından sonraki kısmı okurken bir hayli sıkıldım açıkçası. Kitabın başından beri aradığımız Verity'İ bulmak bile bana zevk vermedi. Soytarı ve Gecegözleri olmasa daha da sıkılacağıma emindim. Serinin nispeten iyi bir sonla bitmesine mutluyum ama Fitz'in
Fantastik
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2020157 okunma
8/10
·872 syf.··
2024 66. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2024 00:00
Sevmek, nefret etmeye engel değil. Bu kitaba karşı iki duyguyu da aynı yoğunlukla hissediyorum. Çok sevmiş olmam beni hayal kırıklığına uğrattığı, canımı acıttığı ve haliyle içimde nefret doğurduğu gerçeğini değiştirmiyor. Suikastçının Arayışı, Farseer Üçlemesinin son kitabı. Daha büyük bir evrene açılan bir kapı olduğu için bu üçlemede tüm gizemlerin çözülmesi, her şeyin tamamlanmasını beklemiyordum. Tek beklentim ana karakterimiz olan FitzChivalry'nin tüm sancılardan sonra huzura ermesiydi. Ama kaderi buna izin vermedi. Ve ben bu konuda çok kızgınım. Kırgınım. Kraliyet Suikastçısında tüm karakterleri anlamış, oldukları gibi onları sevmiştim. Bu kitapta hepsinden, oldukları kişilerden nefret ettim. Bir noktaya kadar Fitz (ve elbette Gecegözleri) dışında bir Burich ve Soytarı var diyordum ama sonra Burrich de fotoğraftan hızla ve şiddetle çıktı. Gecegözleri ve Soytarı. Bu ikili hariç herkes Fitz'i yüz üstü bırakmış gibi hissediyorum. Veliaht Verity, yardım almak için Elderlinglere doğru yola çıktıktan ve Kral Shrewd'ün ölümünün ardından Altı Dükalık hızla bir kaosa sürüklenmişti. Verity'e sadık olan herkes Regal'in hedefi oldu. Kettrickhen Soytarı ile birlikte kaçıp Dağ Krallığına sığınmıştı. İzan ile dirildiğini bilen Chade ve Burrich bile ayrı kaldıklarında Fitz'in yine de öldüğünü sanıyorlarken, tek başına Elderlingleri getirmeye çalışan Verity irfanla Fitz'i çağırdı. Ve Fitz çabaladı. Çok çabaladı. Her şeyi yoluna koymak, krallığı kurtarmak, Verity'i bulmak ve onu getirmek, kendi ailesine sahip olmak veya en azından onları koruyabilmek için... 500 sayfalık bir yolculuk. Kitabın başından beri Verity'e ulaşmalarını bekledim. Ve tatmin olmadım. Bu üçlemenin son kitabı. Artık bir şeylerin yolunda gitmesi gerekmez mi? Hep öyle olmaz mı? Önce karakterlerin ayağı
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2021157 okunma
Assassin's Quest
8/10
·872 syf.··
Beğendi
·
2022 13. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2022 01:24
FitzChivalry ikinci kitabın sonunda ayrı düşen ruhu ve bedeni arasındaki o ince köprüden geri gelmek zorunda. Kralı, babası ve haberi olmadan öldürülen nice insanı için bunu başarmalı. Kendisine yakın oldukları için acı çeken Soytarı, Molly ve Burrich için başarmalı. Kralı Verity ve Kraliçesi Kettricken için başarmalı. Soytarı'nın bilmeceli kehanetleri ardı ardına gerçekleşirken iki kitap boyunca aklımıza takılan birçok sorunun cevabına alıyoruz bu son kitapla. Seriyi zor bir o kadar da değerli bir kılan unsur bu. Neredeyse iki bin sayfa okuduktan sonra kapağı kapatmaya birkaç sayfa kala öğreniyoruz merak ettiğimiz birçok gizemi. Fantastik edebiiyatın temel unsurlarından olan "Kahramanın Yolculuğu" o kadar ustalıkla ele alınmış ki yazara minnet yüklü teşekkürler gönderiyoruz. Bazen o yolculuk klasik edebiyata yakın tasvirler ve yoğun düşüncelerle yoğrulmuş olsa da bunu okuyucuyu sıkmadan başarabiliyor Robin Hobb. Değeri çok bilinmeyen serinin dilimize çevrilmeyen diğer kitaplarını da ilerleyen yıllarda raflarda görmemiz oldukça mümkün. Özellikle Soytarı karakterini ve Farseer soyunu daha iyi anlamak için bizlere düşense beklemek. Okuduğunuz için teşekkürler.
Fantastik
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2021157 okunma
9/10
·872 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
FitzChivalry sonunu gördü, yılmadı tekrar canlandı ama düşmanları ve mücadeleleri hiç bitmedi.Kurdu Gecegözleri ile bir oldu.İzanı kadar irfanını da kullanmakta ustalaştı artık.Şimdi tek yapması gereken Altı Dükalık’ı Regal’in ve Kızıl Gemiler’in işgalinden kurtarmak.Verity sürekli onu çağırıyor irfan aracılığıyla, Fitz’in bu çağrıya cevap vermesi gecikmiyor ve yollara düşüyor. O yolda ozan Starling ve Kettle ile tanışıyor, bu iki kadında ona katılıyorlar yolculuğunda ve mücadelesinde çünkü ikisinin de belli amaçları var.Soytarı ile tekrar karşılaşıyor.O artık bir Ak Kahin, Fitz ise bir Katalizör olduğunu kabul ediyor artık.Kettricken da biricik aşkına kavuşmak için Fitz’e katılıyor ama bazı şeyler aynı kalmıyor. Molly, Burrich, Patience, Chade hep özlediği insanlar ama onlardan uzak durmalı çünkü kimse kaderden kaçamaz, özellikle de FitzChivalry. Verity ile Elderling, yani ejderhaları uyandırmak zorundalar çünkü Altı Dükalık için tek kurtuluş yolu bu.Regal’den kurtulmanın yolu ise çok daha zorlu. Vee bitti.Ah be FitzChivalry ne acılar, ne gözyaşları, ne kan, ne ter, ne ihanetler, ne yalanlar, ne acı gerçekler, ne mücadeleler ve daha neler neler yaşadın da yılmadın.Yine çok güzel bir kitaptı ama sonu bir tık üzdü çünkü daha başka bir son olur en azından Fitz için diye düşünüyordum, yani belki sonunda mutluluğuna kavuşurdu diyordum ama yazar acımadı sapladı ihanetleri kalbimize.Olsun, FitzChivalry şimdi barakasında, üvey oğlu ve kurduyla sonsuz denizlere gözlerini dikmiş irfanıyla arayışlarda şimdi ya da kaliteli parşömenlere yaşadıklarını yazıyor masa başında.Özleneceksin Fitz’cik.
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2021157 okunma
8/10
·872 syf.··
Beğendi
·
2021 74. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2021 13:55
Suikastçının Arayışı, bir üçlemenin son kitabı olmasına rağmen klasik fantastik serilerden farklı bir çizgide ilerleyip ana konusunu büyük bir savaş olarak seçmemiş olan, ilginç bir son kitaptı. Genel olarak başarılı olduğunu düşünsem de bu kitap beni ikincisi kadar memnun edemedi, hikayedeki yolculuğu -ya da arayışı- yazar gerçekten çok uzatmıştı. Kitabın başlarını hayran kalarak, Fitz'in yaşadığı travmalarla nasıl mücadele etmeye çalıştığının ve çevresini nasıl etkilediğinin, nasıl değiştiğinin ne kadar güzel aktarıldığını düşünerek okudum. Ama ne yazık ki kitabın ortaları çok monotondu, sürekli bir arayış içinde olmaktan sıkılır hale geldim. Yazarın ne yapmaya çalıştığını anlasam da bu kadar uzun bir kitap için bunun yapılmaması gerektiğini düşünüyorum. Neyse ki yazımı çok güzel ve akıcı olduğundan kendini okutan bir kitaptı. Sadece keşke başlarını okurkenki heyecanımla bitirebilseydim kitabı diyorum, sonlarını bitirmek için okumuş gibi oldum biraz. Karakterlerin yazımı her zamanki gibi harika olsa da aralarındaki ilişkiler çok garipti. Özellikle sonlara doğru tüm ilişkiler o kadar karman çorman oldu ki, kafam karıştı. Sonuç olarak, serinin tamamen kendine has bir atmosferi olduğuna inanıyorum. Biraz sabırla herkesin okuyabileceği farklı bir macera olduğunu düşünüyorum. En Sevdiğim Karakter: Gecegözleri
Edebiyat
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2020157 okunma
8/10
·872 syf.··
2021 59. kitabı
Her şeyden önce aslan değil, Elderling payını yazara bırakacağım. Miura, LordGrimdark ve Martin alınmasın; Hobb hanım sertlik konusunda üçüne de yakın bir yazar. Kendimce bir şeyler karalıyordum fakat Farseer’daki olağanüstü romancılığıyla karşılaştığımdan beri kendimi bu hobiye layık görmüyorum. İlk kitapta bu kadar etkilenmemiştim ama ikinci kitabı okuduğumdan itibaren kendimi yetersiz hissettim. Robin Hobb beni aşağıladı. Hayranlığımın aksine nefret ediyor olabilirim. Belki derin bir kıskançlık duyuyorum, bilmiyorum. Uzunca bir süre yazmaya yelteneceğimi sanmıyorum. Zaten yoğunluğum yüzünden yazmaya vakit ayırmak istemiyordum ve şimdi Robin Hobb suratıma iki tokat çalıp bir kenara savurdu. Kısacası yazar romancılığının üstüne koyduğunu her devam kitabında bize göstermiş. Romancılık konusunda Ursula’dan sonra ilk defa bir kadını bu kadar güçlü buldum. İlk kitapta kendisini bazı yerlerde amatör bulduğumu belirtmiştim; ama ikinci kitaptan itibaren sazını, gitarını, lavtasını ne varsa almış eline. Lakin üçüncü kitap, ikinciye göre daha kusurluydu. Bunu farklı bir tarz denemeye çalışmış diye söylemiyorum, denememiş zaten, sadece bir şeyler olmamış. Martin, Tolkien, Rothfuss; hiçbiri Hobb’un duygu yoğunluğunu yansıtabilecek kaleme sahip değil. Kusura bakmasınlar. Kusura bakacaklarını da sanmıyorum. Malazan yazarının Hobb hayranlığını net bir şekilde anlıyorum. Malazan’ı okumadım, umarım yakında kavuşacağız; bence yazarının bu seriye hayranlığının sebebi, Hobb’un duygu aktarımını ustaca başarmasından kaynaklanıyor. Evet. İyi yönlerini konuşmadık. Yanlış anlaşılmasın. Ben sadece yazarı övdüm. Genel olarak seriyi sevdim. Son kitap nezdinde hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim. Hayal kırıklığı diyorum çünkü seriyi inanılmaz takdir ettiğimi daha önceki iki kitabı
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2020157 okunma
Sen neydin böyle be!
10/10
·872 syf.··
Beğendi
·
2021 8. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 18 Mayıs 2021 06:25
Bu inceleme spoiler içerir . Spoilersız inceleme için; İnsta : minas.tirith.kutuphanesi . . . . . . . Öncelikle yüzüklerin efendisinden beri bu kadar sağlam olay örgüsü görmedim efsaneydi. Olayların birbirine çok iyi bağlanması ve peş peşe sonuçlanması efsaneydi. . Kabul ediyorum yol boyunca Fitz ve ahalisinin sürekli aynı şeyleri yapmasından sıkıldım. İlerle çadır kur avlan Fitz hülyalara dalsın tekrarla. Ama iş Verity'i bulmaya gelince oradan sonra her şey hareketlendi. Hele bir de Kettle kimliğini açıklayınca ooo dedim biliyordum bu kesin sağlam bir İrfan üyesiydi demiştim. . Ardından biliyorsunuz Fitz'in irfan gücü gözle görülür şekilde arttı ve bir anda Will ve diğer irfan kullanıcıları yakınında bittiler. Bu kısım biraz mantık dışıydı ta ki taşların teleport gibi kullanılabileceğiyle bunu hikayeye yedirene kadar. Çok güzel detay. . Sonra biliyorsunuz Verity ejderha için ruhlarını vereceklerini söylediler ve Kettle ile kendisini ejderhaya yerleştirdiler. Bu kısımlardaki ağlama, hzün, gururlanma hisleri o kadar iyi işledi ki içime anlatamam. . Hele Fitz'in Molly'i kendisini Burrich'in koynuna istekle soktuğunu İrfanlamasından sonra ben okur olarak delirdim ama Fitz benden daha iyi bakacaktır ona ben ona iyi bakamadım diyerek bunu kabullenmeye çalışması. Hüzün ama bir yandan da sadakat. . Ardından bu aldatılma daha doğrusu sevdiğinden uzak kalma hissiyle yaşayamayacağı için bu hislerini ejderhaya atması. Ruhsuz bir şekilde kendini Verity'e ejderha için vermesi. . Fedakarlık, sadakat, hüzün, kendini öne sunma hepsi var bu romanda çok güzel bağlamış efsane. . Ardından Will de ölüyor ve Galen grubu ortadan kalkıyor. Regal kalıyor geriye onu da Will'in irfanından ulaşıp bazı şeyler yapması işin irfanlıyor. Bu yüzden gidip sadakat sunuyor bu yüzden gidip çok seviniyor
1000Kitap
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2020157 okunma
Puan vermedi·872 syf.··
2021 45. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2021 16:07
D&R da görüp baskısına bayılarak aldığım bu seri bitti. Epik fantastik severlerin bu seriyi de seveceğini düşünüyorum tabi biraz sabırlıysanız. Sürekli ordan oraya koşan maceralar yok bu seride ama merakta bırakan karakterimiz Fitz'in başına neler gelecek diye düşündüren olaylar var. Yazar son kitapta çok fazla duygu ve düşünceye yer vermiş 870 yerine 500 sayfa olsaymis daha iyi olurmuş diye düşünüyorum ama bu kitabı sevmemem için engel değil. İlk kitabı alarak bu seriye bir şans verebilirsiniz.
Suikastçının ArayışıRobin Hobb · Alfa Yayınları · 2020157 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Robin HobbYazar · 4 kitap
Robin Hobb, Margaret Astrid Lindholm Ogden isimli roman yazarının ikinci takma ismidir. 1952 yılında Kaliforniya'da doğan Robin Hobb, başlıca fantastik kurgu tarzında yazmasının yanında bilim kurgu tarzında yayınları bulunmaktadır. 1983 ila 1992 yılları arasında Megan Lindholm takman adıyla yazmıştır. Bu takma isimle azmış olduğu kitapları daha çok çağdaş fantastik kurgu tarzındadır. 1995'de, Robin Hobb takma adı ile yazmaya başladığı kitaplar ise epik geleneksel Ortaçağ Avrupa fantezisi tarzındadır. Şu anda her iki takma isimle de yazmaya devam etmekte ve Tacoma, Washington'da yaşamaktadır. 2003 itibarıyla Robin Hobb adıyla çıkartmış olduğu ilk dokuz kitabının satışları 1 milyonu geçmiştir