Kocaman bir “vay be” demek istiyorum. Bu nasıl dolu dolu bir final kitabıydı böyle? O kadar güzel, o kadar efsane bir kitaptı ki hâlâ etkisinden kurtulamadım.
Değinmek istediğim çok konu var, ilk olarak da Gaby ve Jude'un geçmişinden başlamak istiyorum. İkisinin ne yaptığını cidden çok merak ediyordum ve aklımda bir sürü soru vardı. Neyse ki neyin nasıl olduğu detayları ile anlatılmıştı. Merak ettiğim tüm soruların da cevapları vardı ve bu cevaplar gayet mantıklıydı.
Gaby ile Rafa'nın geçmişine gelince... Deli gibi sinirlendim hatta Rafa'ya kafa göz dalmak istedim desem, hislerimi net olarak anlatmış olur muyum? Bence olamam. İşte o kadar kızgınım Rafa'ya. Korkutuğu bir olay yaşıyor, hemen akabinde spor salonunda başka bir olay daha yaşıyor ve en kötüsü o spor salonundaki olay hiç olmamış gibi Gaby'i kapsayan başka bir olaya giriyor. Gaby kendisine kızınca da spor salonundaki olayın önemsiz olduğunu söylüyor ve sebep olarak bir durumu gösteriyor. Spor salonundaki olayı Gaby'e anlatmaması mı yoksa var olduğunu iddia ettiği duruma taban tabana zıt davranışlarda bulunması mı beni daha çok sinirlendirdi kararsızım. Yahu, adın çıkmış be adam! Madem böyle bir durumun var, sen nasıl adın çıkacak kadar rahat takılırsın? Ya da spor salonunda olanlardan bahsetmeden nasıl Gaby ile başka bir olay yaşarsın? Spoiler vermek istemediğim için çok üstü kapalı anlattım ama özetle, Rafa beni deli etti.
Bu konuda Gaby'e kızdım mı? Açıkçası kızmadım. Kavga ettikleri zaman ikisi de ileri gitti, o konuda bir şey diyemem ama kavga haricindeki konuda Gaby'i destekledim. Sonrasında Gaby'nin verdiği kararı da çok normal buldum. Kitaplarda karakterlerin her zaman en mantıklı yolu seçmesine çok alışmışız ama onlar da insan değil mi? Gururlu ya da öfkeli olmaları ve bu duygulara bağlı olarak