Puan

7.710 üzerinden
53 kişi
8/10
·68 syf.··
2020 313. kitabı
“Aura” gotik fantastik kategorisine sokabileceğimiz kısa bir roman. 1960’lı yıllarda Mexico City’de geçen bu hikâye yazarın en iyi kitaplarından olup, büyülü gerçekçiliğin izlerinin en fazla hissedildiği eserler arasında ön sırada geliyor. Büyülü gerçekçiliğin etkisi altında gotik ve fantastik elementlerin birleşmesiyle nasıl bir şey ortaya çıkmış diye merak ediyorsanız bir saatinizi ayırmanızı tavsiye ederim. “Aura” hiç şüphesiz şu ana kadar okuduğum eserler arasında benim için en sembolik ve metaforik olanı. Bütün eleştiri ekolleriyle çok derinlemesine tartışılabilecek bir eser gerçekten. Ancak kitabı okurken şunu da fark ettim ki Meksika kültürünü biraz bilmeden bu eseri anlamaya çalışmak yeterli gelmeyecek. Öğrendiğim kadarıyla Meksika kültürüne ve cinselliğine dair çağrıştırdığı olumsuz öğeler yüzünden bir süre sansüre uğramış. Meksika kültürünü bilemeyeceğim ama insan bu eseri son derece duyusal, erotik ya da şehvani bulabilir. Bazen bir eseri yorumlamaya çalışırken, okuyucu kendi iddiasını doğrulamak için öküz altında buzağı aramaya başlar. Ama bu eserde bunu yapmaya hiç gerek yok çünkü herkes için öküz altında bir buzağı var. Yani eseri ne şekilde yorumlamak isterseniz bunda kolayca muvaffak olabilirsiniz. Çünkü içerdiği sembollerden dolayı her kafada farklı şekil alacak bir yapıya sahip. Hikâyemiz Felipe Montero adında genç bir tarihçinin bir gazetede gördüğü bir ilana başvurmasıyla başlıyor. İş başvurusu yapmaya gittiği evde kendisini karşılayan 109 yaşındaki Dona Montero ve ona yardım eden aynı zamanda hikâyeye adını veren Aura isinde bir yeğeni karşılıyor. Bayan Montero kendisinden merhum eşi General Lorente’in anılarını iyi bir ücret karşılığında yazmasını istiyor. İlk olarak bu teklife sıcak bakmasa da Aura’nın baştan çıkarıcı güzelliği onun ikna etmeyi
Edebiyat
AuraCarlos Fuentes · Can Yayınları · 2005178 okunma
Puan vermedi·68 syf.··
Beğendi
·
2021 10. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2021 22:44
Kolay okunduğunu söylemececeğim, ama büyüsüne kapılacağınıza emin olduğum bir kitap. Sonuna gelince, nasıl yani bitti mi dediğim doğru :) Önceden aldığım tiyo sayesinde Aura’yı romanın karakteri olarak değil, sözlük anlamına uygun okuduğum. İçerik hakkında bilgi vermek istemiyorum. Zaten kısacık bir kitap. Okuyun derim :)
1000Kitap
AuraCarlos Fuentes · Can Yayınları · 2005178 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
9/10
·68 syf.··
Beğendi
·
2017 74. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2017 20:23
Hazırsın. Kitabın yazılış şekliyle incelemeyi yazmayı deneyeceksin: Taklit edeceksin. Yoğunluktan ve yorgunluktan bu aralar ince kitaplara zorunlu bir eğilimin var. Aura da bu eğilimin bir yansıması. Kitabın adını nerede duyduğunu gayet iyi biliyorsun. Bir kitaptan. Hatta asıl Aura'nın taaa 15 ya da 16. yüzyıllara uzanan tarihini de. Okumadan önce takip ettiğin kişilerden okumuş ya da okuyacak olan var mı diye bakıyorsun kitabın profilinden. Sadece 2 kişi var. Sayının azlığına dudak büküyorsun. Ama hiç kimsenin olmamasından iyidir diyerek kendini teselli ediyorsun. Kitap 68 sayfa. 68 sayfayı okuyorsun ara vermeden. Kitap buna müsait. Ürperten bir çekimle sonunu merak ettiriyor. Aura'yı okuduktan sonraki ilk düşüncelerin gerçekliğin gerçeküstü öğelerle beraber harmanlanmış olduğu garip bir aşk anlatısının keyfine vardığın oluyor. 'Senyora Consuelo adında bir kadın ölmüş kocasının anılarını düzenlemesi için bir kişi arıyor. Ama genç bir tarihçi olacak. Fransızca bilecek. Daha bir sürü şart. Sanki bu kriterler onun için özel hazırlanmış: Felipe Montero. İşe başlıyor. Kadının yanında baştan aşağı yeşillere bürünmüş bu uyumu yeşil gözleriyle de bozmak istemeyen o var. O, onulmaz aşkın karşı tarafı: Aura. Yaşlı kadınla arasındaki benzerlikler Montero'nun gözünden kaçmıyor...' diye devam ederek kitabı, Felipe Montero'nun, baştan ayağı yeşillere bürünmüş Auraya sevdalanışını anlatıyorsun. Ama yeter. Kitabı sonuna kadar anlatamazsın. Yazarın anlatış şekli seni etkilemiş. Hikâyenin şimdiye kadar okuduğun hikâyelerden farklı tarzda olması da. Kitabın kısa olduğunu biliyorsun, hakkında yazılacak çok şey olduğunu da. Ama daha fazla bahsetmen için gücün kalmadı. Listene daha önce Artemio Cruz'un Ölümü kitabıyla adını duyduğun ama yeni eklediğin bir yazar giriyor: Carlos Fuentes.
Tarih
AuraCarlos Fuentes · Can Yayınları · 2005178 okunma
Fuentes cümleleri diye 1şey var...
8/10
·68 syf.··
2020 53. kitabı
"Aura" adlı novella, Fuentes'in 1960'lı yıllarının tipik yapıtlarından 1i sayılmaktadır, gerçeklikle düşlemi ustalıkla kullanan en güzel anlatılardan 1i sayılıyor "Aura". 1-1ine sarılan gövdeler düşle gerçeklik arasında gidip gelirken... İşsiz ve entelektüel genç 1adam. Felipe Montero, sonunda kendine iş bulur. Yaşlı 1dul, artık hayatta olmayan asker kocasının güncesine çekidüzen verecek, metinleri yayma hazır duruma getirecek 1ini aramaktadır. İşi kabul edip kadının malikanesine yerleşen Felipe Montero, çok geçmeden dulun bakıcısı Aurayla karşılaşır ve genç kızla Felipe arasında karşı konulmaz tutkulu 1ilişki oluşur. Felipe, günce üzerinde çalışırken evin içinde gizemli birtakım olaylar meydana gelmeye başlar. Kimi sesler duyar, kimi hayaller görür ve yaşlı dulla, Aura arasında güçlü bir bağ olduğu sanısına kapılır, ki bu kısımda soru işaretleri başlıyor büyülü gerçekçilikle ama insan başlar başlamaz ne olacak dürtüsüyle 1anda kitabı bitirmiş oluyor yine ben çok çok severek okudum kesinlikle tavsiyemdir, etkileyici cümleleriyle... Yine kendime cümlelerinde kaybolduğum 1Latin bulmuş olabilirim bu yazardan okuduğum 2.kitap olup, derinliğinde kesinlikle düşüncelere daldığım 1yazar ve şuana kadar okuduğum kitaplarını çok çok severek okudum, sırada etkinlik kitabımız olan Doğmamış Kristof u okumayı 4gözle bekliyrm, tavsiyemdir...
AuraCarlos Fuentes · Can Yayınları · 2005178 okunma
Aura'yı okumak, Aura'yı hissedebilmektir.
7/10
·68 syf.··
2020 47. kitabı
·
7 saatte okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2020 20:17
Sitede yaklaşık iki gündür Kızılay dağıtmıscasına gördüğüm kitap. Kapağı itibariyle pamuk şeker kıvamında, pembiş pembiş. İnsanın gözü kayıyor, dikkatini çekiyor, merağını tırmalıyor. Alıntılara bakıyorsun, aaaa tamam okunur diyorsun.Okunma sayısına bakıyorsun, çiçek gibi tazecik. Kıymetli bir tanecik sanıyorsun, deniyorsun. Kitabı keşfimin hikayesi budur. Gelelim kitaba. Aura, paranormal veya tinsel anlamda kullanılan bir terim olup, canlıların bedenlerinden yayıldığı varsayılan ışınımla oluşan ve gitgide yayılan tesir kuşakları tarzında kendini gösterdiği iddia edilen elektromanyetik alana verilen addır. Aura okumak ise aurayı hissedebilmektir. Kitabın adına baktığım zaman tamamiyle aura teofiziği üzerinden bir psikolojik hikaye okuyacağımı sandım evet! Sandığım gibiymiş. Üç karakterli, kısa, mektup tarzında, zihin okuma tekniği ve ara ara diyaloglarla pekiştirilerek yazılmış kısa ve enteresan bir hikaye. Hikayede Aura karakterinin de güzel bir kadın değil de, tamamiyle teofizik olarak adlandırılan Aura olduğuna kitabın son iki sayfasında şahit oldum. Zihin okuma tekniği ile yazılan bir kitabı ilk kez okudum. Sevdim mi bu tekniği? Bilmiyorum. Yani ne sevdim, ne sevmedim. Olsun, geçen bir arkadaşın ay ay, gün gün hangi kitapları okuyacağı konusunda detaylı bir planlama gördüm sitede. Vay be dedim, okuma olayını da bu derece planlayan biri gerçek hayatındaki olayları nasıl planlıyordur acaba. Askeriye kozmik odası gibi planlı bir hayat. Saygım sonsuz ama benim için çekilmez...bunu da şunun için diyorum, kitabı sitede iki gün gördüm ve elimde kitap varken araya aldım. Demek istediğim şudur ki; kaybeden abilerimizden öğrendiğim kadarıyla "aslında her şey biraz da plansız olunca tat bırakır insanın damağında" kısa bir mektup tarzında iki saatte bitirilebilecek bu kitabı
Edebiyat
AuraCarlos Fuentes · Can Yayınları · 2005178 okunma