Aurora (Çemişgezek'ten Hollywood'a bir kadın, bir hayat, bir film)

·
Okunma
·
Beğeni
·
144
Gösterim
Adı:
Aurora
Alt başlık:
Çemişgezek'ten Hollywood'a bir kadın, bir hayat, bir film
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055753887
Çeviri:
Evrim Kaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
Adı Arşaluys, nam-ı diğer Aurora. 1915’te, Ermeniler tehcir edildiği sırada, 14 yaşında Çemişgezekli bir kız çocuğuydu. Halkının yok edilişine tanık oldu, aile fertlerini birer birer kaybetti. Maruz kaldığı bedensel ve ruhsal işkencelere rağmen hayatta kalmayı başardı. Onun hikâyesini diğerlerinden ayıran ise, başrolünde oynadığı bir filmle yaşadıklarının beyazperdeye aktarılmış olması.
Aurora kurtulup da iki yıl sonra ABD’ye vardıktan sonra, başından geçenleri bir yardım kurumuna anlatır. Hikâyesi Henry L. Gates tarafından yayımlanır ve Hollywood’lu yapımcıların dikkatini çeker. Böylece Aurora, ne olup bittiğini bile tam olarak anlamadan acılarını sinemada yeniden canlandırarak, yaşadığı travmayı tekrar tekrar hatırlamak zorunda kalır.
Elinizdeki kitabın editörü Anthony Slide da tam bu nokta üzerinde duruyor. Aurora’nın tanıklığının, ortalama Amerikalı için popüler bir seyirlik haline getirilmesi ve yaralı bir ruhun daha da zedelenmesi üzerinde.
Hikâyedeki diğer can alıcı nokta da, filmin tıpkı Aurora’nın halkının akıbetine uğraması, yani ortadan kaybolmasıdır. Gösterime girdiğinde gişe rekorları kırmış olan film kaybolmuş, geriye bölük pörçük birtakım kareler kalmıştır. Filmin gösterildiği her eyalete götürülen, bir meta haline getirilen, hatta ruh dengesi sarsılınca dublörleri sahneye çıkarılan Aurora da unutulup gider. İlerlemiş yaşında bu dünyadan göçüp gittiğinde kimsesizler mezarlığına gömülecektir.
Anthony Slide, Aurora’nın ve kayıp filmin peşine düşerek, hem tarihi bir trajediye, hem sinema tarihinde unutulup gitmiş bir yapıma ışık tutuyor
320 syf.
·6/10
Kadınlara odaklı biyografileri okumayı çok sevdiğim için aldım bu kitabı. Ancak kitapta Türkler o kadar kötüleniyor ki, sinirlerim bozula bozula okudum. Ayrıca gerçeklik payından şüphe duyuyorum; çünkü bazı yerlerde Türk askerlerin yaptıkları işkence ve vahşetleri detaylıca anlatıyor. Açıkçası Ermeni soykırımı konusu ile ilgili tereddütlerim olduğu için bana çok inandırıcı gelmedi.
Ermeni soykırımı yıllarında Tunceli-Çemişgezek'ten Amerika'ya kaçan Arşaluys Martikanyan, nam'ı değer AURORA'nın hikayesi şöyle:
On yedi yaşındaki Arşaluys Martikanyan, bir şekilde ölümden kurtularak, bir dizi Kürt ve Türk haremlerinden kaçarak, hayatının bağışlanması uğruna Müslümanlığı seçme konusundaki tüm telkinleri reddederek, 1917 yılında ABD’ye ulaşır. Arşaluys, amcasını bulabilmek ümidiyle gazetelere ilan verir. Bu ilan toplumun dikkatini çeker.
Özellikle gazetenin muhabirlerinden Henry Gates ve eşi büyük ilgi gösterip, Arşaluys’u himayelerine alarak, hikâyesini yazmasını rica ederler. Bu kitap “Irzına geçilmiş Ermenistan” olarak anılır. Sosi Gevoyan’ın anlattığına göre, Arşaluys’un dokunaklı hikâyesi, New York sosyetesinden bazı kadınların dikkatini çeker ve bu kadınlar, Soykırım’dan kurtulmuş olan Ermenilere yardım etmek amacıyla tanınmış kişilerden oluşan bir komite meydana getirir. Ermenilere ve Süryanilere Destek İçin Amerikan Komitesi’ni (American Committee for Armenian and Syrian Relief) kurarlar. ABD eski başkanı William Howard Taft, savcı Charles Huse, episkopos Grier vb. kişiler bu komitenin üyeleri arasındadır.
Komite üyeleri, Ermenilere ne şekilde yardım iletebileceklerini görüşerek, evsiz-yurtsuz kalmış Ermenileri açlıktan kurtarmak için bağış kampanyası tertiplemeye karar verir. Özellikle ortada kalmış olan çocuklarla ilgilenerek, bu konuyla ilgili 30 milyon dolar toplamayı planlarlar. Komite üyeleri, küçük Arşaluys’un çilelerinin gösterileceği bir film de hazırlamayı planlar.
Bu film, bağış kampanyası için önemli bir imkân oluşturacak ve Amerikalılara, Ermeni halkının Osmanlı İmparatorluğu’nda çekmiş olduğu baskıları takdim edecek etkili bir araç olacaktı.
İlk olarak 19 Ocak 1919’da gösterime giren “Canların Müzayedesi” filmi, rejisör Oscar Apfel’in başyapıtı olarak kabul görür. “Canların Müzayedesi”, 20 dakikalık 8 film şeridi ve Ermenilerin kendi yurtlarında maruz kaldığı barbarlıkların yer aldığı 531 sahneden oluşmaktaydı. Günümüzde, filmin sadece onda biri geriye kalmış, kalanı yok olmuştur.
Bu bölüm, sergi salonlarından birinin Arşaluys Martikantyan’a ithaf edilmiş olduğu Ermeni Soykırımı Müze-Enstitüsü’nde korunmaktadır. Kendisi 1994 yılında öldüğünde, Kaliforniya'da ''kimsesizler mezarlığına'' gömülür.
Kitaba henüz alıntı eklenmedi.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Aurora
Alt başlık:
Çemişgezek'ten Hollywood'a bir kadın, bir hayat, bir film
Baskı tarihi:
Mart 2017
Sayfa sayısı:
320
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786055753887
Çeviri:
Evrim Kaya
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Aras Yayıncılık
Adı Arşaluys, nam-ı diğer Aurora. 1915’te, Ermeniler tehcir edildiği sırada, 14 yaşında Çemişgezekli bir kız çocuğuydu. Halkının yok edilişine tanık oldu, aile fertlerini birer birer kaybetti. Maruz kaldığı bedensel ve ruhsal işkencelere rağmen hayatta kalmayı başardı. Onun hikâyesini diğerlerinden ayıran ise, başrolünde oynadığı bir filmle yaşadıklarının beyazperdeye aktarılmış olması.
Aurora kurtulup da iki yıl sonra ABD’ye vardıktan sonra, başından geçenleri bir yardım kurumuna anlatır. Hikâyesi Henry L. Gates tarafından yayımlanır ve Hollywood’lu yapımcıların dikkatini çeker. Böylece Aurora, ne olup bittiğini bile tam olarak anlamadan acılarını sinemada yeniden canlandırarak, yaşadığı travmayı tekrar tekrar hatırlamak zorunda kalır.
Elinizdeki kitabın editörü Anthony Slide da tam bu nokta üzerinde duruyor. Aurora’nın tanıklığının, ortalama Amerikalı için popüler bir seyirlik haline getirilmesi ve yaralı bir ruhun daha da zedelenmesi üzerinde.
Hikâyedeki diğer can alıcı nokta da, filmin tıpkı Aurora’nın halkının akıbetine uğraması, yani ortadan kaybolmasıdır. Gösterime girdiğinde gişe rekorları kırmış olan film kaybolmuş, geriye bölük pörçük birtakım kareler kalmıştır. Filmin gösterildiği her eyalete götürülen, bir meta haline getirilen, hatta ruh dengesi sarsılınca dublörleri sahneye çıkarılan Aurora da unutulup gider. İlerlemiş yaşında bu dünyadan göçüp gittiğinde kimsesizler mezarlığına gömülecektir.
Anthony Slide, Aurora’nın ve kayıp filmin peşine düşerek, hem tarihi bir trajediye, hem sinema tarihinde unutulup gitmiş bir yapıma ışık tutuyor

Kitabı okuyanlar 1 okur

  • Arzu Şen

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%100 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0