Babaya ve Mektuplarım

·
Okunma
·
Beğeni
·
57
Gösterim
Adı:
Babaya ve Mektuplarım
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056912061
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Vaveyla Yayıncılık
İsim ve soy isim iki farklı kişiliktir. Ad sana aittir, soyad genlerinden gelen yaşamdır. İnsanlar iki ismin bütünlüğünde yaşamayı öğrendiklerinde rahat nefes alırlar. Lakin benim gibi adıyla soyadı arasında savaş içinde yaşıyorsa insan; hiç veya var olmak arasında kalır, nefesi sıkışır ve sadece yazar. Yazdıkları kimilerine göre anlamsızlaşsa da yazar. Minik bir nefes alabilmek için… “Veda yaklaşıyor. Biraz sonra vedalaşacağız. Bu veda yeni bir başlangıç olmayacak. Bir bitiş… Yok, bitiş de olmayacak. Koskoca boşluk olacak, ben boşluğa sığamayacağım. Yetmeyecek ne yazarsam yazayım, vedadan önce yarım kalacağım. Yazamadığım için yarım kalacağım. Duygularımı anlatmaya yetmeyen edebiyatımdan dolayı yarım kalacağım. Tüm mektubu büyük harflerle yazsam sesim çıkmadığı için yarım kalacağım. Bu yarım kalma; yalnızlığımı da yarım bırakacak, yarım kalan yalnızlığımda yarım kalacağım. Ölümüm… Ölümüm de yarım kalacak. Sen bana ne yaptın biliyor musun?” Elveda baba…

(Tanıtım Bülteninden)
48 syf.
·1 günde·10/10
''Bir çocuğun nefes aldığı sürece sadece kaçmayı hayal etmesi babasının başarısıdır.''

Bu söz, kitap içerisinde bulunan belki bir sitemin, belki bir öfkenin, belki de yalnız bir iç döküşün ifadeye geliş biçimi... Fakat söylemeliyim ki, o duygu durumlarının bütününden yalnızca birisi.

Bazı kitapları daha fazla içselleştirir ve orada yazanları üzerime alınırım. Örneğin;
Anne Baba Biz Suçluyuz
Babaya Mektup
Şu an inceleme yazdığım eserde bu sınıfa giriyor. Çünkü örnekteki eserlerde, bu eserde olduğu gibi bir insanın haykırışlarını duyuyoruz adeta. Burada yazanlarda, kelimeden ibaret değil, haykırıştan ibarettir bana kalırsa.
En azından okurken ben bunu sık sık hissettim. Böyle kitapların benim için ayrı bir yere sahip olmasının ilk nedeni, bir gün ''Baba'' sıfatını taşıyacak olursam, evladıma bu sözleri söyletmeyecek şekilde davranmak...
Beni bu düşüncelere sevk etmesi, bunları düşündürmüş ve hissettirmiş olması, şüphesiz eserin başarısındandır.
Bu başarıyı oluşturan şeyleri de kendimce anlatmaya ve tespit etmeye çalışayım;

Öncelikle kitap iki bölümden oluşuyor, Babaya ve Mektuplarım...
Babaya kısmında belirttiğim gibi sitem, öfke, özlem birçok duygunun edebi estetikle buluştuğunu gördüm.
Mektuplarım kısmında ise, Değerli hocam Ümit Dağcı ' nın ruh ve düşünce dünyasına girdim.
Bu dünyada beni en etkileyen şey, sözünü ettiğim haykırıştır. O haykırışın içinde ki samimiyet, ifade biçimi ve içtenliktir.
Edebi yanını ele alacak olursak da kitabın sunduğu atmosferi ve akıcılığı es geçmek olmaz.
Eser isim itibariyle Kafka'nın eserini andırıyor malum. Ben de bu yüzden Ümit hocamın alıntısı ile başladığım incelemeyi bir Kafka sözü ile bitireyim, fakat belirtmeliyim ki Kafka'nın özellikle bu alıntısını kullanma sebebim eserin ben de yarattığı etkidendir...

"İnsanı ısıran ve sokan kitaplar okumalıyız. Okuduğumuz kitap bir yumruk indirerek bizi uyandırmıyorsa ne işe yarar?"
48 syf.
·Beğendi·10/10
“Burada yazanlar içimden geçenler değil ama en azından içimden taşanların kırıntıları ve tamamı gerçek... Bu şekilde bitecek. Gerçeklikten dışarıya çıkmayacağım.”
-Kendi kitabım için “İnceleme” kelimesini değil de ne hissettiğimi anlatmaya çalıştığım deneme yazısı demeyi tercih ederim.-
Yazımdan bir parçayla başladım. Orada yazdığı gibi kırıntılar ama gerçekler. Belki sizler yazdıklarıma katılmayacaksınız belki de bana kızacaksınız. Hakkınız da yok değil... Çünkü her insan benim gibi şanslı -Şans kelimesini ters anlamda kullandım.- değil bu nedenle beni anlayanda az olacaktır.
Gerçekleri neden paylaştım? Bu soruyu siz sormadan cevaplamak isterim. Ben yazar olduğunu duyumsamak istiyorum. Yaşadıklarım da yazmaya başladığımda şekillenmeye başladı. -Aslında gönderemeyeceğim bir mektup yazdım.- Belki de içimi dökmek istedim.
Tarihler yalan söylemez. İnsanlar gerçekleri kendi çıkarları doğrultusunda gösterir.
Ümit Dağcı
Sayfa 28 - Vaveyla Yayıncılık
Romanlarda yaşamak, o anların gözlerinin önünde canlanması demek değildir! Ellerin bağlıyken, celladın önünde diz çökmüşken, kafana soğuk namlu dayanmışken, tetiği bastığını anladığında...
Mermi çekirdeğinin başının arkasından girip yüzünün bir yerinden çıktığını hissetmektir. Ensenden tutan el seni bıraktığında yere düşerken, son anında romanlarda yazmayanları, karakterin aklından geçenleri ve geçirmek istediklerini bilmektir. O ağlayamadığı için ağlamaktır. Olmayan toprağa mezar kazarak karakter için kendi ruhunu hiçlikte görebilmektir.
Ümit Dağcı
Sayfa 47 - Vaveyla Yayıncılık
Aramızda kapanması mümkün olmayan mesafelerde yaşıyoruz. Bu kadar uzaktayken bile beni insanlar içinde yalnız bırakmayı başarıyorsun.
Ümit Dağcı
Sayfa 7 - Vaveyla Yayıncılık
Belki de sen de bir sitem gönderdin gökyüzüne.
Belki de ondan durdu kar, açtı güneş.
Ümit Dağcı
Sayfa 41 - Vaveyla Yayıncılık
Bir çocuğun nefes aldığı sürece sadece kaçmayı hayal etmesi babasının başarısıdır.
Ümit Dağcı
Sayfa 18 - Vaveyla Yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Babaya ve Mektuplarım
Baskı tarihi:
2019
Sayfa sayısı:
48
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786056912061
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Vaveyla Yayıncılık
İsim ve soy isim iki farklı kişiliktir. Ad sana aittir, soyad genlerinden gelen yaşamdır. İnsanlar iki ismin bütünlüğünde yaşamayı öğrendiklerinde rahat nefes alırlar. Lakin benim gibi adıyla soyadı arasında savaş içinde yaşıyorsa insan; hiç veya var olmak arasında kalır, nefesi sıkışır ve sadece yazar. Yazdıkları kimilerine göre anlamsızlaşsa da yazar. Minik bir nefes alabilmek için… “Veda yaklaşıyor. Biraz sonra vedalaşacağız. Bu veda yeni bir başlangıç olmayacak. Bir bitiş… Yok, bitiş de olmayacak. Koskoca boşluk olacak, ben boşluğa sığamayacağım. Yetmeyecek ne yazarsam yazayım, vedadan önce yarım kalacağım. Yazamadığım için yarım kalacağım. Duygularımı anlatmaya yetmeyen edebiyatımdan dolayı yarım kalacağım. Tüm mektubu büyük harflerle yazsam sesim çıkmadığı için yarım kalacağım. Bu yarım kalma; yalnızlığımı da yarım bırakacak, yarım kalan yalnızlığımda yarım kalacağım. Ölümüm… Ölümüm de yarım kalacak. Sen bana ne yaptın biliyor musun?” Elveda baba…

(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Yağmur Dağcı
  • Arzu Alan
  • Ümit Dağcı
  • Aykut
  • Ümmügülsüm

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%100 (4)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0