Bir solukta okudum bitti
•
İsmine ve kapağına aldanıp aşk romanı zannederek kitabı eline alanlar,şimdi yavaşça o kitabı elinizden bırakın. Kendinize bi Sarah Jio romanı seçin. Ve bir kahveyle pembe kitaplara eşlik edin.
•
“ Sizden daha önce de sonunu kimseye anlatmamanız istenmiştir.
Ancak, Balayı'nda başını da kimseye anlatmayın. “ diyor kitabın arka kapağı bizlere.
•
Şu kadar ip ucu verebilirim ki güzeller güzeli Nora. Etrafındaki erkekleri etkilemiyor büyülüyor adeta. Buraya kadar sorun yok. Ama sonra etrafındakilerin başına çok da hoş şeyler gelmiyor.
•
Nasıl mı?
•
Katil belli, ceset ortada ama kanıt yok... Herkesin, birbirinin yüzüne oynadığı, aksiyonun hiç düşmediği harika bir kurgu. Elime aldım ve bitirmeden bırakamadım... 4 saatimi aldı benim sadece. Aslında sonunu görmeden gözüme uyku girmedi desem daha doğu olur :) hee bu arada omlet yemeden önce 2 defa düşüneceğim artık bu kitaptan sonra ;)
•
Gerçekten bu kadar tehlikeli kadınlar var mıdır? Yoksa kadınlar aslında hep mi tehlikelidir :) Gerçi Nora için sadece bir kadın demek, fazla sade olur. Fazla zeki, sistemli, ne istediğini bilen, müthiş bir hafızaya sahip ve soğuk kanlı bir kadın o. Tabi bunlar güzelliğinin dışındaki özellikler...
BalayıJames Patterson · GOA Basım Yayın · 2016151 okunma
Kitap başlarda enteresan geliyor ama açıkçası ortalarında ve hatta sonunda hiç de tatmin edici değil.keşke başta uyandırdığı merak harika bir sonla bitebilseydi.
BalayıJames Patterson · GOA Basım Yayın · 2005151 okunma
James Patterson’ın Balayı kitabını okurken beklentilerimin biraz altında kaldığını hissettim. Konu ilgi çekici olsa da olayların akışı yer yer kopuk geldi. Karakterler arası geçişler ve olayların bağlantısı yeterince güçlü değildi. Sürükleyiciliği orta seviyedeydi; zaman zaman merak uyandırsa da genel olarak beni içine çekmekte zorlandı. Kitap, türü sevenler için idare eder ama benim için çok etkileyici bir okuma olmadı.
BalayıJames Patterson · GOA Basım Yayın · 2005151 okunma
#OkudumBitti
#Balayı
#JamesPatterson
#350Sayfa
Nora; Jeffrey ile evli, Connor ile ise nişanlı bir Servet avcısıdır.
Connor, Nora’ya evlenme teklif ettiği günün ertesinde tatillerini geçirdikleri evde yemek yerken kalp krizi geçirir ve ölür‼️ Otopsi sonuçları ise gayet olağandır. 40 yaşındaki bir borsacının kalp krizi geçirmesi pek tabiki olağan karşılanmıştır.
Sigorta şirketi görevlisi Craig, Connor’un 1.9 Milyon $ değerindeki hayat sigortasının tek varisi Nora olduğu için irtibata geçer.
Ancak sigorta ücreti yüklü bir meblağ olduğu için, ölümün doğal yollardan gerçekleştiğinin sigorta görevlisi O’hara tarafından rapor edilmesi gerekmektedir.
O’hara ise ölümün doğal yollardan gerçekleşmediğinden ciddi şekilde şüphe etmektedir.
O’hara incelemelere devam ederken Nora’nın kocası Jeffrey’de akşam yemeği esnasında kalp krizi geçirerek ölür‼️ Ve yine otopsi sonuçları normaldir.
Nora’nın O’hara’nın tesadüf eseri sigorta görevlisi değilde FBI ajanı olduğunu öğrenmesi ile tüm her şey değişmiştir‼️ Nora artık avcıyken av olduğunun farkındadır. Peki ya bundan sonrası
Başlangıcı gayet tempolu ve aksiyonlu başlasa da finaldeki tempo biraz sönük kaldı. Dili ve anlatımı güzeldi. İşlediği konuda bence oldukça zekiceydi. Nora’nın FBI’ın radarına takılma olayıda gayet inceydi.
Lütfen kitap okuyalım ️️
BalayıJames Patterson · GOA Basım Yayın · 2005151 okunma
Tatilde okunabilecek çerezlik bir polisiye / gizem romanı. Bölümlerin kısa olması ve merak unsuru kitabın hızlı okunmasını sağlıyor. Başroldeki karadul Nora'nın geçmişini ve davranışlarının sebebini anlatmaması; güzel hikayenin kötü bir sonla bitmesi kitabın eksi yönleri. Okuduğum ilk James Patterson romanıydı ve kötü yönlerine rağmen yazarın diğer kitaplarını merak etmemi sağladı.
BalayıJames Patterson · GOA Basım Yayın · 2005151 okunma
İlişkisi olduğu erkekleri öldürüp,paralarını hesabına geçiren bir kadının yakalanması için kurulan düzenek üzerine bir konu. Anlatım akıcı. Zaten Petterson'un iki üç sayfalık bölümlerden oluşan kitapları çerez niyetine okumalık.
Kitabı neredeyse soluksuz okudum diyebilirim. Öte yandan Nora ve annesi hakkında olan olaylar tam bir açıklıkla anlatılmamıştı. O kısım hala hafızamda silik, ve böyle olmamasını tercih ederdim. Öte yandan son kısmını da beğenedim. Sanki yazar en sonunda kitaptan sıkılmış da haydi burada bitirelim dermiş gibiydi. Yine de kitaptaki anlatım bence macera romanı ödülünü hak ediyordu. Bence kitabın başından sonuna her şey gizemini korumuştu ama sorun bazı gizemlerin sanki hiç çözülmeden kalmasıydı. Bir macera kitabı için bunun ne kadar doğru olduğunu algılayamıyorum. Eğer hızlı okumaya ihtiyacınız olan bir dönemdeyseniz kesinlikle okuyun.
Bir solukta okudum bitti
•
İsmine ve kapağına aldanıp aşk romanı zannederek kitabı eline alanlar,şimdi yavaşça o kitabı elinizden bırakın. Kendinize bi Sarah Jio romanı seçin. Ve bir kahveyle pembe kitaplara eşlik edin.
•
“ Sizden daha önce de sonunu kimseye anlatmamanız istenmiştir
Ancak, balayı'nda başını da kimseye anlatmayın. “ diyor kitabın arka kapağı bizlere.
•
Şu kadar ip ucu verebilirim ki güzeller güzeli Nora. Etrafındaki erkekleri etkilemiyor büyülüyor adeta. Buraya kadar sorun yok. Ama sonra etrafındakilerin başına çok da hoş şeyler gelmiyor.
•
Nasıl mı?
•
Katil belli, ceset ortada ama kanıt yok... Herkesin, birbirinin yüzüne oynadığı, aksiyonun hiç düşmediği harika bir kurgu. Elime aldım ve bitirmeden bırakamadım... 4 saatimi aldı benim sadece. Aslında sonunu görmeden gözüme uyku girmedi desem daha doğu olur hee bu arada omlet yemeden önce 2 defa düşüneceğim artık bu kitaptan sonra
•
Gerçekten bu kadar tehlikeli kadınlar var mıdır? Yoksa kadınlar aslında hep mi tehlikelidir Gerçi Nora için sadece bir kadın demek, fazla sade olur. Fazla zeki, sistemli, ne istediğini bilen, müthiş bir hafızaya sahip ve soğuk kanlı bir kadın o. Tabi bunlar güzelliğinin dışındaki özellikler... .
Kitap tipik Amerikan edebî kültür tarzının yansımalarını taşıyor. Filmi yapılmadıysa bile yapılam filmlerden sahneleri gözünüzde canlandırıp filmi kendiniz çekebiliyorsunuz. Dil ve anlatım sade. Akıcı bir eserdi. Kendinizi akışa kaptırıyorsunuz.
BalayıJames Patterson · GOA Basım Yayın · 2005151 okunma
James B. Patterson, ( d. 22 Mart 1947) genel olarak Amerikalı psikolog Alex Cross hakkındaki eserleri ile bilinen, ABD'li gerilim romanları yazarı.
Patterson 22 Mart 1947'de Newburgh, New York'ta ev hanımı ve öğretmen Isabelle (Morris) ile sigorta komisyoncusu Charles Patterson'ın oğlu olarak doğdu. Aile işçi sınıfındandı ve İrlanda asıllıydı.
Patterson 1986 yılında reklamcılık sektöründen emekli olmuştur ve zamanını roman yazmaya vermiştir. Romanları eskiden Washington Polis Departmanında ve FBI'da adli psikologluk yapmış ve günümüzde özel psikolog ve devlet danışmanı olarak çalışan Alex Cross etrafında şekillenir. Alex Cross Amerika'da son 10 yılda en iyi satanlar listesinde bulunan serinin kahramanıdır.
Patterson, 1976'dan beri 200'den fazla roman yazmıştır. 19 kez üst üste New York Times en çok satanlar listesinde yer almıştır. 114'ten fazla New York Times en çok satan romanı vardır ve New York Times'ın tek bir yazar tarafından en çok 1 numaralı satan kitabı olarak, toplam 67 kitapla The New York Times rekorunu elinde tutar ve bu aynı zamanda bir Guinness Dünya Rekoru'dur.
Dünya çapında 300 milyon kopyanın üzerinde sattığı kitapları ile son yıllarda Stephen King, John Grisham ve Dan Brown kitaplarının toplamından daha kopya satmıştır. Fox Tv programı olan The Simpsons'un Yokel Chords bölümünde ve Castle dizisinin bir kaç bölümünde kendisi olarak boy göstermiştir. Patterson Maxine Paetro, Andrew Gross ve Peter De Jonge gibi çeşitli yazarlarla birlikte çalışmıştır. Sıklıkla diğer yazarlarla birlikte çalışmanın hikayeleri için yeni ve ilginç fikirler doğurduğunu söyler.
2005 yılında James Patterson PageTurner Ödüllerini kurmuş, okumanın ve kitapların heyecanını yayacak orjinal ve etkili bir yol bulmaları için 850,000 dolar bağışlamıştır.
2016 yılında, Patterson, Forbes'in en yüksek ücretli yazarlar listesinin üst üste üçüncü yılında 95 milyon dolar gelirle zirveye yerleşti. On yıl boyunca toplam gelirinin 700 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.