Yunanistan’ın en önemli yazarlarından Petros Markaris’i Türkiye de belli bir kesim özellikle polisiye sevenler tanır. Petros Markaris, bu kitabında çok değinmese de, her şeyden önce bana göre iyi bir polisiye roman yazarı.
Yunan televizyonunda, oynayan; Bir Cinayet Anatomisi’nin senaristliğini yaptı. Ve sonrasında da kaleme alarak, polisiye severlere güzel eserler yazdı. Ki bir çoğu bende mevcut okudukça sizlere yorumlamaya çalışacağım kısmet olursa burada. .
Bu kitabın,özgün adı "Atina, protiousa ton Balkanion". olan; Balkan Blues, Petros Markaris’in dokuz öyküden oluşuyor, Atina'ya, yasal ya da yasa dışı yollardan ve özellikle balkan ülkelerinden gelen mültecileri ve onların büyük metropol sokaklarında tutunmaya çalışmalarını konu alan kitabı. İnanılmaz güzel sade ve tarafsız bir dille bir çok konuyu en ince detayına kadar ele almış. .
.
Aslında komünizmin de, kapitalizmin de aynı sistemin bir çarkı olduğunu, ikisinin de aynı kapıya çıktığını, aynı ayak olduğunu, her iki sistemde de ezilen, yıpranan, yıpratılan ve hatta dayak yiyenin hep belli bir kesim olduğunu, özellikle de bunların içinde en çok kadınlar olduğu gerçeği. Ki Markaris, öykülerini ne kadar da tarafsız yazıyor anlatıyor dediysem de, çoğunda da ezilen kadından yana tavır sergilediğini ve yanında durduğunu farkettim. .
.
Aslında, Petros Markaris’in kitaplarında; Hani hep bahsediyor ya bir kısım arkadaşlar, yemek tarifi verircesine, şöyle lezzetli, böyle lezzetli diye. Hahh işte o cinsten. Bu kitapta da kısa ama doyurucu öyküler vardı. Her ne kadar polisiye tadında olmasa da Cinayetler de vardı içinde. Ben öykü sevmiyorum hep söylüyorum ve okuyorum yine de ara ara. Her ne kadar Heybeliada doğumlu olsa da Yunanlıların da, mültecilerinde dilinde gayet güzel anlıyor. Tavsiye ederim özellikle yazarı ve