Petros Markaris

Petros Markaris

Yazar
7.8/10
32 Kişi
·
66
Okunma
·
8
Beğeni
·
919
Gösterim
Adı:
Petros Markaris
Unvan:
Yunanlı yazar ve senarist
Doğum:
Heybeliada, İstanbul, 1 Ocak 1937
İstanbul, Heybeliada doğumlu Petros Markaris, 1965 yılında yazdığı Ali Reco'nun Öyküsü'yle edebiyat dünyasına adım attı. Ardından daha çok sahne sanatları ve sinemayla ilgilendi; Kral İbu'nun Destanı, Atlar gibi oyunlar yazdı, ünlü yönetmen Theodoros Angelopulos'un 1936 Günleri, Büyük İskender, Leyleğin Geciken Adımı, Ulysse'in Bakışı filmlerinin senaryolarını kaleme aldı. Polisiye türe ilk olarak Yunan televizyonunda üç yıl kesintisiz oynayan Bir Cinayet Anatomisi'nin senaryosunu yazarak adım atan Markaris, daha sonra Komiser Haritos'un baş kahramanı olduğu, Gece Bülteni ve Alan Savunması adlı romanları kaleme aldı.
Meşhur İskoç cimriliği bu olsa gerek. Biz israf tutkunu Yunanlar hiç olmazsa bando mizikayla, şatafatlı bir şekilde battik,bu pintiler nasıl canına okuyabilmisler ekonomilerinin.
Petros Markaris
Sayfa 88 - Can yayınları
Kahvenin yanında ayva tatlısı da var tepside. Kahveyi hep minik bir tatliyla sunar küçük Asya'dan sürülmüş bir Rum olan annesinden öğrendiği gibi.
Kendimi sabah radyoda yayınlanan trafik durumu sunucusu gibi hissediyorum: Her yerde sıkışıklık var, hiçbir çıkış da görünmüyor.
360 syf.
·4 günde·9/10
Polisiye türünün en iyi örneklerinden birini okudum. İstanbul Heybeliada doğumlu olan Petros Markaris ' in Türkçe'ye çevrili üç kitabı var. Hep elime alırdım kitapları, ama bırakırdım hemen. Elimi yakardı kitaplar, pahalıydı yani. Ama 7 lira kampanyasında gorunce, almamak aptallık olurdu. Çünkü bayağı bir bilgi sahibiydim kendisi hakkında.

Gelelim Batık Krediler ' e. Bir kere en son söylenmesi gerekeni en başta söyleyeyim. Kitabı çok beğendim. Polisiye tarzında epey kitap okudum. İnsanın aklını ayrı bir çalıştırıyor. Seviyorum yani. Bu yüzden biraz seciciyim. Bir kere harika bir kurgusu var. Kurguda mantık hatasına rastlamadım. Zorlama detaylarda gormedim.Metin çok akıcı, üslubuna bayıldım. Bölümler kısa kısa, okuru yormuyor, okuru merakta bırakan bir tarafı hep olmalı zaten polisiyelerin ki, çabucak okuyup bitirmek istesin okur kitabı.

Şimdi gelelim bir tespite. Yazarın yazım tarzı, bizim polisiyecimiz Ahmet Ümit ' e çok benziyor. Belki de , Ahmet Ümit'in tarzı Petros Marmaris'e benziyor. Baş karekter komser Kostas Haritos. Aile hayatı, arkadaşları,yardımcıları ile ilişkileri,zanlılara yaklaşımı, başkomser nevzat gibi. Hatta araba sevgileri bile aynı. İkisi de antikacı. Eğer Ahmet Ümit seviyorsanız, komşu yazarımızı, ne komşusu adam İstanbul'un yerlisi, çok seveceksiniz.

Roman özelinde bir iki kelam edelim. Konu, Yunanistan'da halı hazırda devam eden ekonomik kriz. Yunan halkının geçim sıkıntısı, maaşlardaki kesinti; ama diğer yanda bankaların zenginleşmesi. Haliyle birileri yoksullasirken birileri de zenginleşiyor. Bankacılık ve finans sektörünün dört kodaman yöneticisinin cinayetlerini araştırıyor komser Haritos.

Atina'yi bilir misiniz bilmem, ama Atina'yi sokak sokak gezdiriyor komşu. Alın size bir benzerlik daha.

Kitabı okurken bir şey fark ediyorsunuz. Türkler ve Yunanlar birbirine çok benzeyen iki ulus. Yiyip icmelerinden tütün eğlencelerine, ülkelerini yonetememelerinden geçim sıkıntısı çekmelerine kadar aynıyız. Romandaki isimleri değiştirin, Türk isimleri koyun, hiç yadirgamazsiniz. Öyle ya arada sadece bir deniz var.

Petros Markaris 'le tanıştığıma çok memnunum. Çok güzel bir okuma oldu benim için. Diğer kitabı için şimdiden sabırsızlanıyorum.
İyi günler dilerim.
432 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Türkiye'de adı pek duyulmamış Yunun yazar Petros Markaris'in kendine hayran bırakan polisiye kitabı. Okurken Yunanistan ve Türkiye'nin aslında ne kadar benzer iki ülke olduklarını, benzer bi siyasi geçmişe sahip olduklarını görüyoruz. Hocamın tavsiyesiyle beğenerek okudum ve okumayı düşünen herkese kesinlikle öneriyorum :)
432 syf.
·7/10
Kitabın isminde yatan bir anlam olduğunu düşünmem, beni bu kitabı almaya iten baş sebeplerden biriydi. Farklı tarzda cinayetle olayların başlaması ise beni daha çok bağladı kitaba. Ve saf polisiye ve cinayet temasının yanında esas ilgilenilen konu; günümüzde de geçerli toplumsal çarpıklıklar ve halkların bunlara tepkileri olmuştur. Hem siyasi görüşleri ve ekonomik olayları hem de ailevi ve tarihi birbirine başarıyla bağlayabilmiş ve karmaşık da olsa insanı tatmin eden bir sonuca ulaşan bu polisiye romanın okunması gerektiğini düşünüyorum. Okumaktan zevk alacağınız ve kendinizi de olaylara dahil edeceğiniz bu romanda herkese iyi okumalar diliyorum.
184 syf.
·8 günde·9/10
Theo Angelopoulos dendiğinde akan suların durduğu biri için bir çırpıda bitiveren, insanı filmin setine kadar götürüp geri getirmeyen lanet kitap.
432 syf.
·7/10
Bir Yunan polisiyesi olan roman sürükleyici ve merak uyandıran bir kitap.Okurken yazar bizi Yunanistan sokaklarında gezdiriyor.Fazla karakter olması sebebiyle kafanız biraz karışabilir çünkü yazar bazen isimleri bazen soyisimleri kullanıyor fakat kitap ilerledikçe karakterleri çözüyoruz.Yunan ve Türk kültürünün aslında çok yakın olduklarını görüyoruz aynı zamanda.Ahmet Ümit okuyanlar Başkomiser Nevzat’ı bilir.Bu romanda da komiser Haritos’un peşinden toplumun üç önemli sacayağını oluşturan bir siyasetçi bir gazeteci ve işadamının akıl almaz intiharlarını araştırıyoruz.Polisiye severlerin keyifle okuyacağını düşündüğüm bir kitap
448 syf.
·17 günde·Puan vermedi
Can yayınları 7 Tl kampanyasından aldığım bir kitaptı.

Kitaptan beklentim azdı ve kitaba başladığım zaman hiç beklemeyeceğim derecede akıcılıkla karşılaştım.

Son derece keyifli bir polisiye idi. Komiset Horitos'a dair 3 kitabı var yazarın fakat bu ilk kitabı değil sanırsam. Ama sırayla okumak gerekmiyor.

Kitap cidden çok güzel bitti iyiki alıp okumuşum. Sonu harbi güzel fakat soru işaretli bittiği için diğer kitapları hemen almak istiyorum.
184 syf.
·8/10
Çok sevdiğim filmlerden de biri ayrıca.Genel olarak ağır bir havada ilerlese de (bana göre) edebi içeriği ağır basan ve insan ruhuna nüfuz eden diyalogları idrak ederek düşünmek gerçekten keyifli bir bakış açısı sunuyor..
448 syf.
·Beğendi·8/10
Alan Savunması |4/5|

Yunan’lıların hayatıma kattığı her şey Antin Yunan’a dayanıyordu. Filozoflar ve mitolojisi benim Yunanlılardan aldığım yegane şeylerden birkaçıydı. Artık, Can Yayınları’nın indirimi sayesinde edindiğim bu kitap sayesinde Yunanlı insanlardan hayatıma bir şey daha kattı. O da komiser Haritos karakteri.

İstanbul Büyükada doğumlu olan Petros Markaris isimli yazarın hayat verdiği Komiser Haritos’un maceralarından biri olan Alan Savunması’nı sırasıyla okumadım. Bu kitabın haricinde iki kitabı daha varmış ve bu kitabı onları okumadan okudum. Pek bir eksiklik de hissetmedim. Önceki maceralara referans yapıldığını düşündüğüm bir nokta ile de karşılaşmadım. Belki yayınlanma sırasına göre okumak en sağlıklı olanıdır ama rastgele okumanın da çok zararlı olacağını sanmıyorum.

Yunanistan’da geçen bir polisiye macera olması kitabı almamdaki tek nedendi. Aldığıma pişman olmadığım bir kitap oldu. Bilakis, beklentilerimi fazlasıyla aştı ve tahmine ettiğimden daha iyi bir kitap olduğuna kanaat getirdim, kitabi bitirdikten sonra.

Konusundan bahsetmem gerekirse; Haritos, uzun zamandır bir tatil yapmadığı için karısının baskısı sayesinde Santorini adalarında, baldızının evinde bir tatile çıkar. Her şey olması gerektiği gibi sakin ilerlerken adada bir deprem meydana gelir. Gerçekleşen bu deprem, toprak kaymasına neden olur ve toprağın altından bir ceset çıkar. İnceleme ekipleri cesedin üç ay öncesine ait olduğunu söyler ve Haritos, cesedi Atina’ya götürüp aylar önce işlenmiş bu cinayeti çözmeye çalışır.

Bir polisiye kitaptan beklediğim ne varsa vermeyi başardı, Alan Savunması. Eğlenceli ve okuması keyifli bir ana karakter, derin ve düğümleri çözdükçe başka düğümler ortaya çıkaran bir gizem ve rahat okunabilen bir dil. Haritos’un ağzından okuduğumuz hikayede, karakterimiz biraz yaşlı, huysuz, eski kafalı ve agresif olması kimi yerde eğlenceli diyaloglara şahit olmamızı sağlıyor.
Futbol kulüplerinin, paravan şirketlerinin, politikacıların dahil olduğu bir gizeme konuk oluyorsunuz. Bu açıdan oldukça zengin bir düğümü var. Bir noktadan öbür noktaya sürükleniyorsunuz. Bütün bu noktalardan noktalara yaptığınız seyehatin sonucunda gelinen noktayı herkes beğenmeyebilir ama benim için idealdi. Sona kadar gelmek için yürüdüğüm yoldan aldığım keyif, finale karşı daha iyimser bakabilmemi sağladı.

Polisiyelerde farklı bir soluk arıyorsanız, değişik bir atmosferde ve mekanda işlenen bir polisiye arıyorsanız iyi bir seçim olabilir sizin için. Yunanistan’ın insan ilişkilerine, toplumun toplum hakkındaki düşüncelerine ve günlük yaşam tarzlarına da bakmak için güzel bir objektif, bu kitap. Diğer kitaplar için merak duyumsamamı sağlayabildi kitap. Yakın fırsatta diğer kitapları da okumak istiyorum.

Ortalamanın üstünde olan ve her zaman okumaya alışık olmadığımız bir coğrafyada bize polisiye macera sunan bu kitabı polisiye seven herkese tavsiye ederim.

İnsanların gömülmeyeceği güzel günler dileğiyle. Kendinize iyi bakın.
448 syf.
·8/10
Bir polisiye roman okurken aynı zamanda yunan toplumuyla olan benzerliğimizi okudum satır aralarında. Toplumun kadına bakışı, arka plandaki güç ilişkileri, rüşvetin içselleştirilmesi vs... Ben sevdim, tavsiye ederim.
448 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Alan Savunması, D&R Can Yayınları 7 TL kampanyasından aldığım kitaplardan biriydi. Bu tarz kampanyalarda kenarda köşede kalmış bazı kaliteli kitapları okuyunca seviniyorum. Alan Savunması da onlardan biri oldu benim için. Yazarı ve kitabı hiç duymamış olmama rağmen oldukça hoşuma gitti.

Yazarın İstanbul doğumlu olması olayların Yunanistanda geçmesi bize yabancı olmadığımız bir atmosfer sağlıyor.

Kitap, içinde futbol takımlarının, paravan şirketlerin, politikacıların, para aklamanın ve cinayetlerin olduğu bir polisiye roman. Komiser Haritos ana karakterimiz. Onunla cinayetleri çözmeye çalışırken aynı zamanda hayatına da ortak oluyoruz. Burası beğendiğim nokta oldu. Kitapta sadece cinayetleri değil Komiser'in özel hayatını da okuyoruz.

Film havasında ilerliyor kitap, akıcı dili okuru sıkmıyor, kitabı anlaşılır ve sürükleyici hale getiriyor. Belki çok şaşırıp, ters köşe olduğum yerler olmadı hatta bir ara olaylar çözdüğüm gibi ilerledi fakat okura verdiği o olaya dahil olup, soruşturmayı çözme hissi oldukça iyi.

Yazarın biyografisi

Adı:
Petros Markaris
Unvan:
Yunanlı yazar ve senarist
Doğum:
Heybeliada, İstanbul, 1 Ocak 1937
İstanbul, Heybeliada doğumlu Petros Markaris, 1965 yılında yazdığı Ali Reco'nun Öyküsü'yle edebiyat dünyasına adım attı. Ardından daha çok sahne sanatları ve sinemayla ilgilendi; Kral İbu'nun Destanı, Atlar gibi oyunlar yazdı, ünlü yönetmen Theodoros Angelopulos'un 1936 Günleri, Büyük İskender, Leyleğin Geciken Adımı, Ulysse'in Bakışı filmlerinin senaryolarını kaleme aldı. Polisiye türe ilk olarak Yunan televizyonunda üç yıl kesintisiz oynayan Bir Cinayet Anatomisi'nin senaryosunu yazarak adım atan Markaris, daha sonra Komiser Haritos'un baş kahramanı olduğu, Gece Bülteni ve Alan Savunması adlı romanları kaleme aldı.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 66 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 72 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.