Beyaz kanatlı vampirde bir çocuk var annesi babası ölmüştür yalnız kalmıştır acı dolu hayat geçiriymmor arkadaşlar çok güzel bir kitap okumanızı isterim
Bence tüm serisini okumalısınız bu seriye benzer bir seri yok bence komik eğlenceli be daha neler neler... Bende tüm serisi var .Bu seriye benzer bir seri bulursam alırım ama bulacağımı sanmıyorum
Beyaz Kanatlı Vampir serisinin dördüncü kitabı. İki yakın arkadaş Luk ve Lusi’nin maceraları hız kesmeden devam ediyor. Bu arada kendileri ile ilgili farklı gerçeklerle de yüzleşirler. Yeni arkadaş edinme çabaları ile yine farklı maceralara atılırlar.
Beyaz Kanatlı Vampir serisinin dördüncü kitabı ‘Çürüyüş’. Çocukların hayal dünyasına uygun, ufkunu genişletecek bir seri. Esprili ve komik halleriyle ilgi çeken karakterlerin maceraları heyecanla okutuyor. Fantastik kitaplarla tanışmamış çocuklar için mükemmel bir seri olacağına eminim. Yerli yazarlardan böylesi serileri okumak da harika. İlk kitaptan başlayarak kesinlikle okumalı, okutmalısınız. Tavsiye ederim.
#BeyazKanatlıVampirÇürüyüş
^
^
^
@pinus.kitap @erkan.iseri #bloghemsire #BeyazKanatlıVampir #BeyazKanatlıVampir4 #tavsiyekitap #gençlikkitapları
"Beyaz Kanatlı Vampir" serisinin dördüncü kitabı olan "Çürüyüş", kahramanlarımızın maceralarını sürdürmektedir. Aileleri aniden ortadan kaybolan ve bu nedenle devletin kimsesizler okulunda yatılı öğrenci olmak zorunda kalan iki karakterin hikâyesi anlatılmaktadır. Bu okul, ormanın ortasında, etrafında ağaçlardan başka hiçbir şey olmayan, son derece kötü bir yerdir. Kahramanlarımız, hırsızlıkla suçlanarak okuldan atılır ve bavullarıyla birlikte ormanda yalnız kalırlar. Aynı suçla okuldan atılan bu iki karakterin yolu, göl kıyısındaki bir bankta kesişir. Başlangıçta sert geçen tanışma süreci, kısa sürede dostluğa dönüşür ve macera başlar.
Kitap, çocukların hayal dünyasına hitap eden esprili ve komik unsurlarla doludur. Fantastik türdeki bu eser, çocukların ilgisini çekecek niteliktedir.
Kitap sarıyor.
Çok güzel.....................................................................................................................................................................................................................................................................
:)
17.08.1983 yılında, Tokat’ın Turhal ilçesinde; şimşeklerin çaktığı, göğün öfkeyle gürlediği, yağmurlu ve korkunç bir gecede dünyaya geldi. Henüz 5 yaşındayken ilk hayatta kalma sınavını, evlerinin yakınından geçen yılan, tosbağa ve kurbağalarıyla meşhur su kanalına düşerek verdi. Şanslıydı: çünkü o sırada tarlasına giden kır saçlı, yaşlı bir adam, kanala düştüğünü görünce suya balıklama dalarak kurtarmıştı… Daha sonraki yıllarda da buna benzer bir sürü felaketlerle karşılaştı ama yine şans ondan yanaydı. Yıllar ilerledikçe içindeki macera tutkusu daha da belirginleşip haddini aşmaya başladı. Artık yırtıcı hayvanların yaşamlarına merak sarmış, gece gündüz sürekli peşlerinde koşturuyor; yarasa, kartal, doğan, kurt, vaşak gibi hayvanlarla arkadaşlık etmeye çabalıyordu. Kartalın pençelerini, kurdun dişlerini hesaba katmasak başarılı da oldu. İlk ve ortaokul dönemini yüksek adrenalin patlamalarıyla geçirdikten sonra lise çağındayken ‘biraz olsun duruldu!…’ diyebiliriz. Eğitim sürecini doğduğu topraklarda tamamlayıp İstanbul’a yerleşerek iş hayatına atıldı. Atıldı atılmasına ama çalıştığı torna atölyesinin dede yadigârı 80 yıllık matkap ucunu kırmayı, pizzacının ocağına incir ağacı dikmeyi başarıp gözünü yayın sektörünün önde gelen bir yayınevine dikti. Talihsiz yayınevini bir şekilde etkilemeyi başarıp “Aradığım iş tam olarak buydu!” diyerek havalara uçtu. Hiç huyu değildir ama o yayınevinde tamı tamına sekiz yıl çalıştı, hem de her birimin de… 8 yılın ardından “Bu kadar tecrübe yeter!” deyip kendi firmasını kurdu. Fakat zamanımızın çocuk ve gençlerinin ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda eserler verecek çılgın bir yazar bulamayınca lise 3. sınıftaki edebiyat öğretmeninin: “Yavrum, senden olursa bir tek yazar olur.” sözlerini hatırlayıp: “Ya haklıysa?” diyerek oturup kitap yazmaya koyuldu. Nasıl olduysa artı çok kısa sürede birbirinden farklı ve ilgi çekici 4 kitap yazdı. Üstelik seri hâlde yayınlanacak cinsten… Kısa süre sonra serilerin birinci kitaplarını piyasaya sürdü ve kendi dışında hiç kimsenin beklemediği bir şekilde büyük bir satış grafiği yakaladı. Şimdilerde biraz havalara falan girdiği söylense de yine de özünde iyi çocuktur. ERKAN İŞERİ Yeni neslin en çok okunan Çocuk ve Gençlik Kitapları Yazarı… Ne yayınlan 16 kitabımı oldu? Yok, daha neler.