·
Okunma
·
Beğeni
·
88
Gösterim
Adı:
Bilim Kuramına Giriş
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755201122
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Gündoğan Yayınları
Baskılar:
Bilim Kuramına Giriş
Bilim Kuramına Giriş
174 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle kitabın giriş kısmı anlam yönünden okumayı zorlaştıracak şekilde yazılmış lâkin kitabın sonraki kısımları giris kısmına oranla daha kolay okunabilmekte diyebilirim.
Kitabın soyut ifadelerden bahsediyor olması okunmasını fazlasıyla güçleştirmesinin yanı sıra bir de yazar, kuram öncülerinin isimlerini verip hangi kuramın savunucusu olduğunu konu başlığı altında vermemiş ve sadece sonuç kısmında (yani kitabın sonunda) ele aldığı için o anlık okunan bilgiler tamamen havada kalıyor ta ki sonuç kısmında kendi kafamızda yapboz parçaları misali birleştirinceye kadar.. bu da haliyle baya bir kafa karışıklığına neden oluyor.
Ayrıca yazarın kuram savunmaları ile kendi bilgileri arasına bir çizgi çekmesi gerektiğini düşünüyorum bunu yapmadığı için; verilen bilgi kurama ait bir bilgi mi? yoksa, yazarın bize sunduğu bir bilgi mi? pek ayırt edilemiyor.
Kitabın içeriğine gelecek olursak;
Bilim ve bilim felsefesi üzerine yapılan bazı tartışmaları, karşıt görüşleri içeriyor...
Kitap bilimin tabanından başlamakta ve bu kısımda bilimlerin dayandıkları, üzerine oturdukları tabanın ne olduğuna bakmanın bize sunduğu olanakları ele almaktadır ve taban sorunu üzerine iki bilim‐kuramsal temel tutumdan ( deneyimcilik ve inşa) bahsetmektedir.
Burda deneyimcilikten kasıt gözlemler ve inşadan kasıt ise kuramlardır diyebiliriz.
Taban sorununun çözümünde belli kavramlar bulunmakta (algı, gözlem, kuram vb.) bunlar karşıt görüşlerle ele alınıyor, kısaca bunlara değinmek gerekirse;
Neopozitivistler, ancak belli bir nesne‐durumunun algısından ve gözleminden söz edilmesi gerektiğini belirtirler.
bilimin dayandığı taban sorununu, bilimin başlangıç önermeleri olarak protokol önermelerinin seçimini, en sonunda bilim adamları arasındaki uzlaşıma bağlamak yoluyla çözmeye çalışmışlardır.
Buna karşılık Popper (yani eleştirel rasyonalizme) göre ise, "bilimde algının hiçbir büyük rolü yoktur; ama şüphesiz gözlemin rolü büyüktür... Gözlem kısmına ise önceden tasarlanmış bir plana uygun olarak algıdan geçeriz; yani gözlem, 'sahip olduğumuz' bir şey değil,.. 'yaptığımız' bir şeydir." şeklinde karşıt savunmalar bulunuyor.
Bir diğer kısımda ise bilimin ele aldığı kavramlardan bahsediliyor özellikle
bilim dili ve doğal dil ayrımınına geniş yer vermekte. Bilimsel dil sistemleri, doğal dillerin yapıları karşısında yapma şeyler olmalarıyla ayrıldıkları vurgulanmıştır.
Bu kısım için en önemli bilimsel kavram formları ise; Sınıflandırıcı kavramlar, niceliksel kavramlar, ilişki kavramları, karşılaştırmacı veya yerlemsel kavramlar olarak sıralayabiliriz. Bunlar genel ifadelerin ( niteliksel yasa ifadelerinin) bir doğal dil içinde nasıl formüle edildiklerini gösteren kavramlardır şimdi ise deneyimsel ve kuramsal yasalara değinelim;
Bu yasalar bilimsel yoruma bağlı olmaları nedeniyle aralarındaki ayrımlar yeterli olamamaktadır.Bilim kuramı bu ayrımla ilgili bazı genel görüş noktaları sunmuştur.
Çağdaş bilim kuramında bilimsel gözlem dili ve bilimsel kuram dili ayrımı yapılır.
Deneyimsel yasalar denilince bundan tümüyle gözlem dili içinde formüle edilen yasalar, kuramsal yasalar denilince de, içlerinde en az bir kuramsal terim bulunan yasalar anlışılmaktadır.
Son kısımda ise bilimsel ifadelerin geçerliliği sorunu ele alınmıştır bu uzlaşımcılık ve eleştirel rasyonalizm üzerinden tartışmalarla ifade edilmiştir buna göre;
Uzlaşımcılık, mantıksal çelişkisizlik, tutarlılık ve tek anlamlılık gibi formel koşulları en az ölçüde de olsa yerine getirmiş olan her bilimsel kuram kuruluşunun temsil edilebileceğini ve dolayısıyla bilimsel kuramların geçerliliğini sağlayan şeyin deneyim değil, deneyimi eldeki bir kurama göre yorumlayan bilim adamlarının tercih ve seçimi olduğu görüşünü savunur.
Eleştirel rasyonalizm ise, "yanlışlanabilirliği" ölçüt olarak ele almıştır.
Bu kısımda sadece bir kişinin görüşleri üzerinden olayı anlatması olaya geniş bir perspektiften bakma imkanını sınırlandırmıştır.
174 syf.
·5 günde·7/10 puan
Kitap biraz ağır gidiyor. Akıcı bir dili yok. Ancak bilim ve bilim felsefesi üzerine yapılan bazı tartışmaları, karşıt görüşleri içeriyor...
Kitapta, bilimin dayandığı temel, bilimde kavram, yasa ve kuram ve bunların denetlenmesi, açıklanması sorunları ve bilim felsefesindeki başlıca akımlar olan; mantıkçı emprizim (Schlick, Carnap), eleştirel rasyonalizm (Popper), uzlaşımcılık (Poincaré, Duhem, Dingler), işlemselcilik (Bridgman), eleştirel bilim kuramcılığı (Habermas) karşılaştırmalı ve eleştirel bir tutumla işlenmektedir.
Bilimsel bilgi, giderilemez olan bir özelliğiyle, her zaman hipotetik bilgi olarak kalır. O, ilke olarak eleştiriye açıktır ve daha fazla deneyimle daha fazla pekiştirilebileceği gibi, değişebilme ve hatta kökünden sarsılma olanaklarına da açıktır. Bilimsel bilgi, yeni bilgilerle kipi (modus) ve değeri her zaman değişebilir bir bilgi olduğundan, bilimde mutlak kesin bilgilere ulaşmak gibi iddialarda bulunulamaz; tersine bilimsel bilgi, ancak yöntemli bir şekilde temellendirilmiş ve denetlenebilir olan bir bilgidir. Bu, bilimsel bilginin bir dizi sağın deneyime uygun ve deneyimsel yoldan denetlenebilir olması demektir.
"Bilim nihai yanıtlar vermek veya tersine yalnızca olasılı yanıtlarla yetinmek amacını asla kendine fantom yapamaz. Tersine onun yolu, sınırsız, asla sona ermeyecek olan göreviyle; yani sürekli olarak yeni, daha derin ve daha genel sorular bulmak ve hep geçici kalan yanıtlarını, sürekli olarak yeniden ve daha sağın olarak denetlemekle belirlenir."
K. R. Popper
Bilim önce olgunun "ne" olduğunu bildirmek zorundadır ve ancak buna göre ve bundan sonra, onun "neden" öyle olup da bir başka biçimde olmadığını anlamlı bir biçimde sorabilir.
Bilimin asıl görevinin bilimsel önermeleri hakkında denetleme yolları geliştirmek olduğunu yadsınamaz. Çünkü bilimsel önermelerin her denetlenişinde karşımıza tekil önermeler yani yalın algı önermeleri çıkar. Açıktır ki bu yalın algı önermeleri, bu halleriyle eo ipso(kendilerinden) doğru değillerdir. Onlar bir kez yanılsama ve yanılgıya açıktırlar. Daha da önemlisi, yalın algı önermelerinin doğru ya da yanlış oldukları ileri sürülürken, zaten daha önce doğruluk ve yanlışlık hakkında mevcut olması gereken bir anlamdan hareket edildiğini saptamaktır ve bilimsel ifadelerin denetlenmesinin genelinde anlamlı bir dirilim olması gerekiyorsa, bu kaçılmazdır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Bilim Kuramına Giriş
Baskı tarihi:
1995
Sayfa sayısı:
160
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789755201122
Dil:
Türkçe
Yayınevi:
Gündoğan Yayınları
Baskılar:
Bilim Kuramına Giriş
Bilim Kuramına Giriş

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%50 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0