Orhan Duru 1933 - 2009 yılları arasında yaşamış bir yazar ve gazetecidir.
Bu ay onun ilk öykü kitabı olan ve 1959 yılında yayımlanan BIRAKILMIŞ BİRİ'ni okuyarak seriye başlamış oldum.
18 öykünün hepsini de çok beğendim. Yazarın, ironik, mizahi ve düşündüren bir tarzı var.
Kitabın önsözünü yazan Murat Yalçın sayfa 8 de şöyle diyor: "Dünya Nimetleri (Gide), Malte Laurids Brigge'nin notları Rilke), Yerlatından Notlar (Dostoyevski), Aylak Adam (Yusuf Atılgan) gibi kitaplarla beraber okunması beklenen kitaplardandır [Bırakılmış Biri]"...
Bunu da not etmiş olayım.
Yazar öykülerinde bolca devrik cümleler kullanmış, tekrarlar yapmış. İşte o cümleler de, öyküye daha fazla anlam yüklemiş bana göre. Henüz tek kitabını okumuş olsam da, Orhan Duru'nun kişiliği üzerine varsayımlarda bulundum bir de. Bazı yazarları okurken bunu hep yaparım, kimileri ipucu veriyor gibi geliyor çünkü bana. Özel hayatında ve arkadaş ilişkilerinde şakacı, eğlenceli biri miydi acaba diye düşündüm hep. Daha okunacak kitapları var sırada, bakalım onlar ne hissettirecek
Bundan önce, Karl Ove Knauusgaard'ın "Sonbahar" kitabını okumuştum. Hemen arkasından da BIRAKILMIŞ BİRİ'ni okuyunca iki yazarın da benzer konuya değindiğinive benzer cümleler kurduğunu farkettim adı geçen eserlerde, bu da güzel bir tesadüf oldu.
Orhan Duru'nun 1959 yılında yazdığı öykülerinden biri KÜÇÜK SİNEKLER adını taşıyor.
Karl Ove'un 2000'li yıllarda yazdığı kitabında da sayfa 185'te SİNEKLER başlıklı bir bölüm var.
Sayfaları hikayemde paylaşacağım birazdan. Merak ederseniz oradan okuyabilirsiniz Karl Ove'un yaşadığımız zamanda bilgiye ulaşımı daha kolay olduğu için, onun yazısında sinekler hakkında daha fazla detay var tabi
50 yıl arayla yazılanlara konu olan sinekler bir bilseler kendilerinden nasıl bahsedildiğini
🪰
Herkese