Sahabe-i Güzin

Bizimkiler

Mehmet Deveci
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 38 dk.
Sayfa Sayısı:
128
Basım Tarihi:
Ekim 2013
Yayınevi:
Bengisu Yayınları
ISBN:
9786353315800
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2018 10. kitabı
Öylesine güzel anlatılmış ki Sahabe-i Güzin, öyle güzel insanlar ancak böyle güzel anlatılabilir diyor insan kendi kendine. Yüreğimizi ısıtan, Sahabelere karşı olan sevgimizi arttıran bir kitap. O güzel insanlar daha tarihsel kitaplardan okunmalı daha çok bilgi sahibi olmalıyız onlar hakkında sonra da bu güzel eserle pekiştirmeli okurken farklı iklimlere dalmalıyız
Din
BizimkilerMehmet Deveci · Bengisu Yayınları · 2013129 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2018 13. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 14 Şubat 2018 00:00
Hicret edin: Televizyonlarınızdan kitaplara, sokaklarınızdan evinize, evlerinizden çağdaş Suffe’lere hicret edin. Meyledin işte, yönünüz Mevla’ya olsun, düşersinizde meylettiğiniz tarafa doğru düşün, niyetsiz iş yapmayın ki sonunuz hayr olsun. Doksan dokuz kişinin katili, adımlarını haktan yana attığı için kurtulmadı mı?
Televizyon
BizimkilerMehmet Deveci · Bengisu Yayınları · 2013129 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
İnsanı alıp sahabe devrinin en derin mevzularına adeta şiirsel bir edayla götürüyor. Farklı. Bir bakış açısı,. Farklı bir tat, farklı bir zevk.. fevkalade kısacası..
BizimkilerMehmet Deveci · Bengisu Yayınları · 2013129 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2020 7. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2020 00:21
Bizimkiler... Onlar, O'nu görenler, onu sevenler, onun için ömür tüketenler, ondan güzel şeyler alanlar.. Kitabta kimler yok ki.. O'nu anlamadan, söylemeden anlayan olan Hz Hatice.. Bedenini O'nun için yaşında korkusuzca boş yatağa, ölüme seren Hz Ali.. Babasının annesi olan Hz Fatıma.. Sadakatin timsali, o söylüyorsa doğrudur teslimiyetini bize öğreten Hz Ebubekir.. Kırkıncı, kurdun koyuna, haksızın haklıya yardımcısı olan Hz Ömer.. Tesettürün örtmek değil gizlemek olduğunu bize öğreten Hz Aişe.. Ve diğerleri... Her isim yüreğime tek tek işlenip yazılmış. Bak bundan biraz sende var, biraz bundan var der gibi elini tut bırakma sahiplen onları çünki onların senin hem dünyana hem ahirine faydası var der gibi.. Kitabı bitirince evet bunlar benimkiler dedim ama ben o güzel insanların izinden tam gitmedikçe, onların ahlaklarıyla ahlaklanmadıkça istediğim kadar benimkiler bizimkiler diyeyim sadece kuru laf olur.. Evet onlar bizimkiler, onlar bizden önce yürüyen, düşen, kalkan yıldızlar.. Onları önce kalbimize, sonra yolumuza alıp yürüyelim o zaman işte bizimkiler diye sahiplenebiliriz.. Mehmet Deveci kendine has üslubuyla mükemmel bir şekilde kısa kısa anlatmış bazı güzel sahabileri Bizim işimiz onları yaşamak ve yaşatmak.....
Din
BizimkilerMehmet Deveci · Bengisu Yayınları · 2013129 okunma
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2017 25. kitabı
İsmi ile müstesna kitaplardan birisi. Bizimkiler diyor gerçi başlığında inşaAllah BİZ olabiliriz ve sahabeyi dost edinebiliriz. Ben beğenerek okudum. Sizlere de tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
BizimkilerMehmet Deveci · Bengisu Yayınları · 2013129 okunma
8/10
·128 syf.··
2015 53. kitabı
Kitabın ismi ile içerisinde yazılan yazılar hepsi çok güzel birliktelik içindeler. Sahabeler ve peygamberler çok ince bir duygu ve kalemle ele alınmış.
BizimkilerMehmet Deveci · Bengisu Yayınları · 2013129 okunma

Yazar Hakkında

Mehmet DeveciYazar · 13 kitap
1974’ün bir güz ayında, G. Antep’in İslahiye ilçesinde doğdu. Yazmaya ilkokulda başladı. Sonra babasının bakkal dükkânındaki veresiye defterinde devam etti. Okul tatillerinde; bakkal, tüpçü, mobilyacı ve ayakkabı mağazalarında çalıştı. Bir dönem annesine de pay vererek dolapta dondurduğu eskimoları mahalle aralarında satarak ticarete atıldı. Yaz aylarında hiç bağırmadan sessizce simit sattı. Okul çıkışlarında ideali olan futbolcu olma idmanları ile babasının bakkalı arasında gidip geldi. İmam – Hatip Lisesi yıllarında, matematik defterinin arka sayfasına hayatın özüne dair afişe sözler karalamaya başladı. Kompozisyon derslerinde şehrin en yeşil alanlarının mezarlıklar olduğunu, mahalle aralarını ve şehir yollarının çamurlarını anlattığı yazısı öğretmenleri tarafından eleştiri alıp, öğrenci arkadaşları tarafından beğeni topladı. Okul etkinliklerinde sesi gür çıktığı için şiirler okudu. Ders süresinin bittiği fakat vaktin henüz bitmediği kısa sürelerde öğretmenleri tarafından kaldırılıp tek kişilik gösteriye zorlanıp içinden ne geliyorsa anlatması sağlandı. Dernek ve vakıf bünyesinde çıkardıkları duvar gazeteleri ve bültenlerinde kendince bir şeyler karalamaya başladı. Bir süre yerel bir radyoda program yaptı. Bir dönem amatör olarak tiyatroculuk yaptı. İskilipli Atıf’ı canlandırıp şehit oldu, Amerikan askerini canlandırıp sakız çiğnedi ve mahalle düğünlerinde evlerin damlarına kurdukları sahnelerde mezar notları kitabındaki “deli hoca” rollerini oynadı. Bir süre pazarcılık yaptı. Yazı serüveni askere gittiğinde günlük ve mektuplar ile devam etti. Bilkent arkeoloji ve sanat tarihi ile başlayan üniversite hayatını kader kısmet kontenjanından hep yarıda bıraktı.  Evlendi. İki kız ve bir oğul sahibi oldu. Çeşitli dernek ve vakıflarda yöneticilik yaptı. İnternet medyacılığının yoğunlaştığı dönemlerde birçok sitede hayatın özüne dair yazılar yazmaya başladı. Kimi zaman bir dilenciyi, kimi zaman sokak aralıklarında unutulmuş sade yüzleri, kimi zaman da bir kenarda unutulmuş ağacı yazıp bitkilerle konuştu. Sosyal medyada bu kadar yazar ve şairin bulunduğunu bilmeden bir kaza ve ısrarlar sonucu yazılarını burada da paylaşmaya başladı. Yazılarının altına ismini ilk “med” olarak yazdı. Daha sonra bir dostunun tavsiyesi ile gerçek ismini kullanmaya başladı. Rabbinin karşısına çıkardığı güzel yüreklerle buradaki çalışmalarına devam etti. İlk kitabı ve ilk baskısı kısa sürede biten “Yazının Şahitliği,” bunca anlatılan özgeçmişinde yaşadığı, biriktirdiği, duyduğu, ağladığı, düşündüğü şeylerin kitabı olarak okuruyla buluştu. İkinci kitabı “Bizimkiler” ile yazım hayatına devam etti. Hiç farkında olmadan söyleyip bir yerlere karaladığı “Yazının Şahitliği Elimizden Tutsun Diye” sözü, yazılarının niyeti ve sloganı oldu. Şimdilerde TYBG Şubesi Üyesi ve baskıya hazır birçok kitap projesi var.  Düşünerek, hüzünlenerek, susarak, yazarak, namaz kılarak, çay içerek, yürüyerek, kırılarak, alınarak, sinirlenerek, denk geldiği yerde ağlayarak hayatına devam ediyor. Ölünce cennete gitmek, Rabbine sunabilecek bir yüz hazırlamak ve ardından gelecek iyi şeyler bırakmak en büyük ideali. (Yazar hakkındaki bu bilgiler Mehmet Deveci'nin kendi adına açılmış olan siteden alınmıştır.)