·
Okunma
·
Beğeni
·
1357
Gösterim
Adı:
Blended
Baskı tarihi:
30 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
320
Format:
E-kitap
ISBN:
9781442495029
Orijinal adı:
Blended
Dil:
English
Yayınevi:
Atheneum/Caitlyn Dlouhy Books
Baskılar:
Karışık
Blended
Eleven-year-old Isabella’s blended family is more divided than ever in this thoughtful story about divorce and racial identity from the award-winning and New York Times bestselling author of Out of My Mind, Sharon M. Draper.

Eleven-year-old Isabella’s parents are divorced, so she has to switch lives every week: One week she’s Isabella with her dad, his girlfriend Anastasia, and her son Darren living in a fancy house where they are one of the only black families in the neighborhood. The next week she’s Izzy with her mom and her boyfriend John-Mark in a small, not-so-fancy house that she loves.

Because of this, Isabella has always felt pulled between two worlds. And now that her parents are divorced, it seems their fights are even worse, and they’re always about HER. Isabella feels even more stuck in the middle, split and divided between them than ever. And she’s is beginning to realize that being split between Mom and Dad is more than switching houses, switching nicknames, switching backpacks: it’s also about switching identities. Her dad is black, her mom is white, and strangers are always commenting: “You’re so exotic!” “You look so unusual.” “But what are you really?” She knows what they’re really saying: “You don’t look like your parents.” “You’re different.” “What race are you really?” And when her parents, who both get engaged at the same time, get in their biggest fight ever, Isabella doesn’t just feel divided, she feels ripped in two. What does it mean to be half white or half black? To belong to half mom and half dad? And if you’re only seen as half of this and half of that, how can you ever feel whole?

It seems like nothing can bring Isabella’s family together again—until the worst happens. Isabella and Darren are stopped by the police. A cell phone is mistaken for a gun. And shots are fired.
280 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Karışık, annesi babası boşanmış, babası zenci annesi ise beyaz olan bir kızın hem ırkçılık hem de ebeveynlerinin ayrılığı içinde hayatında yasadigi zorlukları anlatıyor. Kitabı beğendim. Tavsiye edilir.
280 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bu yazardan okuduğum 2. kitap ve yine yine harika! Çocuk yaşta ırkçılık ile ilk kez tanışan İsabella'nın hikayesi gerçekten çok etkileyici! Okurken hiç sıkılmıyorsunuz. Anne ile babası boşandıktan sonra her hafta iki farklı bir hayat yaşayan Isabella gerçekten yaşına göre çok olgundu bana göre. Okumanızı mutlaka tavsiye ederim puanım 10 10 10!
280 syf.
·6/10
Yazarın ilk kitabı olan İçimdeki Müzik’i çok beğenmiştim. Oradaki konu ve işlenişi beni çok etkilemişti. Ama bu kitabı nedense pek beğenemedim. Konu güzel olsa da kitap akıcı değildi. Bu konuyu çok daha etkileyici bir biçimde inceleyebilirdi. Eğer okumamışsanız yazarın diğer kitabını tavsiye ederim. Bu kitap beklentilerimi karşılamadı
280 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabı çok beğendim.Zaten yazarın İçimdeki Müzik kitabı da efsaneydi.Yazar çocuk dilinden çok iyi anlıyor.Çocukların görüşlerini çok iyi aktarıyor. Tamam açıkçası bu konular hakkında fazla bilgim olmadığı için 'ee yani ne oldu' gibi çok söylemde bulundum.Ama bazı şeyi anlamasanız da hissedersiniz yaa ha işte ondan benim ki de.
İçimdeki Müzik kitabı ile bu kitabın hiç bir bağlantısı yok.Bu kitap tamamen ayrı.


On bir yaşındaki Isabella anne ve babasının boşanması sonucunda ikiye ayrılmış bir kız.Hayatı tamamen değiştiği sırada okulda olan ırkçılık üzerine olan bir olay yüzünden hayatı tamamen darmadağın olur.

Daha önce hiç melez birinin nasıl hissedeceğinin ve o kişinin siyahi biri olacağını üstüne üstlük 11 yaşında bir kızın olacağını hiç düşünmemiştim.
Cidden çok farklıymış.Yanii sanırım kitaptan bir cümleyle şöyle özetleyeceğim;
"Arkasından bakıyorum,çok üzgünüm.Hiçbir fikri yok.Söylediği şeyin ne kadar canımı acıttığına dair hiçbir fikri yok.Hiç yok."

280 syf.
·Puan vermedi
Kitabı az önce bitirdim ve tam olarak ne hissedeceğimi bilmiyorum. Genelde ırkçılık üzerine bir kitap okuduğumda böyle oluyor zaten. Gerçekten bir insanın ten rengi yüzünden bu kadar saçma şeyleri yaşanmalarını aklım almıyor. Bir insanın teni siyah diye onlara bu kadar negatif şeyler hissetmek sırf rengi yüzünden çikolata sevmemek, dünyadaki tüm çikolataların beyaz olmasını istemek gibi bir şey. Saçmalığı görebiliyor musunuz? Yani illa birine öfke duyacaksanız çikolatalara koyu renkli olduğu için kızmak yerine onları bu şekilde üretenlere kızmalısınız. Sonuçta bir çikolata kendi rengini nasıl değiştirebilir ki? Aynı şey insanlar için de geçerli değil mi? Bu insanlar bir sabah uyanıp beyazlıktan sıkıldım hadi biraz da siyah olayım demediler sonuçta. Tüm bunların dışında ben kendi beyaz tenli oluşumu nasıl seviyorsam onlar da kendi siyah tenlerini sevebilirler. Bir mağazaya gittinizde siz nasıl kırmızı tişört alıyorsanız bir başkası da mavi tişört alabilir mesela. O zaman kırmızıyı sevenler toplanıp mavi sevenleri öldürsün. Verdiğim örnekler ne kadar saçmaysa birini ten rengi yüzünden sevmemek de öyle bence. O yüzden böyle kitaplar okuduğumda hep bir anlamsızlık ve öfke doluyor içim. Eminim ki böyle şeylere maruz kalanlar benden yüzlerce kez daha yoğun hissediyorlardır bu duyguları. Bu konu çok uzun yıllardır tartışılan bir konu olduğu için kısa kesip kitabın yorumuna geçmek istiyorum. İlk olarak kitaba çok büyük bir beklenti ile başladım çünkü ödüllü bir yazar tarafından yazılmıştı. Ayrıca diğer kitabı olan ve ödül almaya doymayan içimdeki müzik kitabını baya sevmiştim. Ayrıca yazarın genelde hassas olan ve çoğunlukla insanların görmezden geldiği konular üzerinde empati yapabileceğimiz anlatım tarzı hoşuma gidiyor. Kitapta en sevdiğim karakter Darren oldu. Isabella muhtemelen görsem bayılacağım güzellikte, zeki, yetenekli 12 yaşında bir kız çocuğu. Beyaz annesi ve siyah babası boşandıkları için bir hafta annesinde bir hafta babasında kalıyor. Ne tam olarak siyah ne tam olarak beyaz hissetmediği için arada kalmasının yetmezmiş gibi sürekli kavga eden ve birbirlerine tahammül edemeyen iki ebeveynin de arasında kalmış durumda. Kitapta en sevdiğim karakter Darren oldu. Gerçekten yüzde yüz sevdim, bence abiliğin hakkını veriyordu. İzzy’nin anne ve babasının birlikte olduğu insanlar da çok şekerdi bence ama anne babasına birazcık sinir oldum. 3-5 bölüm daha olsa, malum hazırlıkları görsek gayet keyif alarak okurdum. Aslında kitap hakkında ne diyeceğimi çok da bilemiyorum sadece şunu söylemeliyim ki bence kesinlikle okuyun. Eminim en az benim kadar seveceksiniz.
280 syf.
·Puan vermedi
Karışık

Biraz kitabın konusunu anlatayım önce. Annesi beyaz, babası ise siyahi olan bir kız. Bu henüz 11 yaşında bir çocuk, ayrıca anne ve babası boşanmış, annesinin yanında Izzy, babasının yanında ise İsabella olan, ikiye bölünmüş biri. Bir hafta annenizde, bir hafta babanızda yaşamak, birde ırkçılık ile uğraşmak...
Değinmeden geçemeyeceğim... Kitapta beni çok üzen anlar oldu bunlar hep İsabella'nın annesi ve babası arasında kaldığı anlardı. Birer yetişkin olarak çocuklarını düşünmek yerine çocuk gibi inatlaşıyor olmaları.
11 yaşında bir çocuk buna ne kadar ayak uydurabiliyorsa İsabella da o kadar uyum sağlıyor işte.



Genelde böyle kitaplar okuduğumda hep bir anlamsızlık ve öfke hissine kapılıyorum. Eminim ki böyle şeylere maruz kalanlar benden yüzlerce kat fazlasını hissediyordur bu duyguların.

İnsanları dinine, diline, ırkına, ten rengine göre sınıflandırmak o kadar saçma ki ve bunu yapan yine insanlar. Cidden insanlık olarak acınacak haldeyiz.
Yazarın bu derece toplumsal ve önemli bir konuyu gençlere yönelik bir dille, ince mesajlar vererek anlatması çok çok güzel bence. Her karaktere toplumsal bir değer yüklemiş ve mesajını gitmesi gereken yere ulaştırmış.
Biraz insanlık kazanmak gerektiğinin sinyallerini veriyor kitap. Bence okumalı ve empati gücünüzü artırmalısınız.
280 syf.
·1 günde·4/10
Yazarın İçimdeki Müzik adlı kitabını okumuştum ve çok sevmiştim. O yüzden bu kitabını da çok büyük bir hevesle almıştım. Ama maalesef yarım bırakmayım diye diye zorla bitirdim. Aslında olaylar bir çocuğun psikolojisini etkileyen ve bizim toplumumuzda da görülen şeyler. Anlatımını zaten beğeniyorum. Samimi ve akıcı bir dili var yazarın .
Ancak olay yani nasıl desem böyle çarpıcı hiç bir şey yoktu hiç bir şey hemde. Konusuna gelirsek beyaz bir anne ve siyahî bir babadan dünyaya gelen Isabella'nın annesi ve babası bir süre sonra ayrılıyor ve başkaları ile evleniyor. Okulunda ırkçı bir takım kötü olay yaşanıyor. Ama hepsi bu kadar. Merakla aldığım kitap beni tatmin etmeyince çok üzülüyorum. Yine de belki seven olur. Siz bilirsiniz arkadaşlar puanım : 4/10 bu puanı da samimi üslubuna verdim Karışık
280 syf.
·10/10
İçimdeki Müzik kitabından sonra bu kitapta o kadar müthiştiki hayran kaldım. Kitap okuyuculara arkadaşlığı, insanın kendini keşfetmesini ve aile kavramını aşılıyor. Tabiki birde ırkçılığın olmamasını. 12 yaşında bir kız Isabella, annesi ve babası boşanmış her hafta farklı bir hayata geçiş yapıyor. Bu sadece ev, eşya değiştirmek değilde ikiye bölünmüş bir durumda, yarı siyah yarı beyaz biri olmak. Sadece kendi içinde değil dışarıda da farklı algılanıyor bir ırkçılık söz konusu. Dışardakilerin bakışları konuşmaları. Tam burada da Isabelle şöyle diyor “...insanlar birbirlerinin içini göremezler. İnsanların görebildiği renktir. “ Sadece kendisi değil arkadaşları da bir ırkçılıkla karşı karşıya. “Beyaz tuşlar. Siyah tuşlar. Kusursuzca kaynaştılar.” Isabella çocukluğundan beri piyano çalışıyor. Tabi bu işe bir org ile başlıyor daha sonra piyanoya geçiş yapıyor. Ve kendisini parmaklarının bastığı o tuşlarda daha iyi hissediyor. Dağılmış bir aile söz konusu kitapta. Ve bu ailenin birleşmesi imkansız. Bu durumda da Isabella bir tam olmaya çalışıyor.
280 syf.
Bu yazardan okuduğum ilk kitap , tek kelimeyle harika küçük yaşta parçalanmış aile ve ırkcılık ile tanışan isabella yaşına göre oldukça olgun kesinlikle okunup kütüphanede yerini alması gereken bir kitap
280 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle yazarın “İçimdeki Müzik” kitabını çok daha fazla sevdiğimi söylemeliyim. Bu kitap bana gençliğimde okuduğum İpek Ongun’un “Bir Genç Kızın Gizli Defteri” kitabını hatırlattı. O dönemler büyük keyifle okurdum bu tarz kitapları. Sanırım yaş 31 olunca okuduğunuz kitaplarda biraz daha derin anlamlar arayıp, farklı beklentilere giriyorsunuz. Kitaba kötü demek haksızlık olur ama belli bir yaş grubuna daha çok hitap ettiğini düşünüyorum.
280 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
(SPOILER YOK)
Bir Sharon kitabı daha mı? EVET! Tamamen Sharon'dan beklenen performansta güzellikteydi, yani harikaydı! Zaten İçimdeki Müzik'in yazarından başka ne bekleyebiliriz ki?

Biraz da kitabı anlatayım. Annesi beyaz, babası ise siyah olan bir kız. Aynı zamanda annesi babası boşanmış ve annesinin yanında Izzy, babasının yanında ise Isabella olması gereken, ikiye bölünmüş biri. Bir hafta annenizde, bir hafta babanızda yaşamak, birde ırkçılık ile uğraşmak, üstüne üstlük anne ve babanın başka kişilerle çıkması çok, çok zordur!

Peki Izzy bu zorlukla başa çıkabilecek mi?

Ben her zaman fantastik veya bilim kurgu kitaplarından yanayımdır ve ırkçılığı, aile şeysilerini anlatan kitaplarla pek işim olmaz ama, ama bu kitap sizi o kadar güzel içine çekiyor ki, kapılıp gidiyorsunuz! Kesinlikle tavsiye ederim. Kitap bitince üzüldüğünüz kitaplar vardır ya, Karışık bu kitaplardan olacak.
280 syf.
·7 günde·6/10
"Sürekli yarım olarak görüldüğünde nasıl bir tam olmayı başarabilirsin ki?"

Yeğenimin de babası siyahi olduğu için bu kitabı görür görmez aldım. Melez bir çocuğun ağzından yazılan bu kitabın bana da yeni bir bakış açısı kazandıracağını düşünmüştüm.

Karışık güzel bir kitap olmakla birlikte bana göre melez bir çocuğun içsel çalkantısından ziyade ebeveynleri boşanmış bir çocuğun çalkantısını anlatıyor. Hatta ırkçılıkla ilgili olan kısımlar zorla eklenmiş hissettirdi. Ya da kitap bittikten sonra yayıncı yazara "Sharon, hikayeye biraz ırkçılık katsan daha iyi pazarlarız." demiş gibi...

Çok fazla farklı konuya değinilmiş ama hep bir boşlukta kalma hissi var. Hitap ettiği esas yaş grubu için göze batan şeyler olmayacaksa da konuyu layıkıyla anlatma fırsatı elden kaçırılmış.

Yani kitabın vaat ettiğini alamadım. Yine de okuduğuma pişman değilim.
Yeni yıl için aldığım yeni takvimi yatağımın üstündeki duvara astım. Takvimi hafta hafta işaretledim. Annemin haftalarını yeşil fosforlu kalemle renklendirdim. Babamınkileriyse fosforlu turuncuyla. Her biri için yirmi altı hafta. Eşit biçimde ikiye bölünmüş.
Üzücü olan ne biliyor musunuz? Peki ya benim haftalarım.
Erken kalktım, henüz kuşlar bile ötmüyor!
Ve kalbim, Starbucks’da yanlışlıkla duble espressolu Caramel Frappuccino içtiğim günkü gibi atıyor. Siparişi alan hanıma “Krem şantisi bol olsun,” demiştim. Herhalde “Kafeini bol olsun,” diye anladı ve bana duble espressolu bir içecek hazırladı. Olan biteni ancak sabahın üçünde, annemi sanırım kalp krizi geçiriyorum diye uyandırdığında anladım.
Sharon M. Draper
Sayfa 230 - Genç Timaş Yayınları - 64. Bölüm Babamın Haftası
“Müzik notalarını düşün. Ve onları kelimelere uyarlayın. İşte şiir bu!”
Sharon M. Draper
Sayfa 109 - Genç Timaş Yayınları - 26. Bölüm Annemin Haftası

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Blended
Baskı tarihi:
30 Ekim 2018
Sayfa sayısı:
320
Format:
E-kitap
ISBN:
9781442495029
Orijinal adı:
Blended
Dil:
English
Yayınevi:
Atheneum/Caitlyn Dlouhy Books
Baskılar:
Karışık
Blended
Eleven-year-old Isabella’s blended family is more divided than ever in this thoughtful story about divorce and racial identity from the award-winning and New York Times bestselling author of Out of My Mind, Sharon M. Draper.

Eleven-year-old Isabella’s parents are divorced, so she has to switch lives every week: One week she’s Isabella with her dad, his girlfriend Anastasia, and her son Darren living in a fancy house where they are one of the only black families in the neighborhood. The next week she’s Izzy with her mom and her boyfriend John-Mark in a small, not-so-fancy house that she loves.

Because of this, Isabella has always felt pulled between two worlds. And now that her parents are divorced, it seems their fights are even worse, and they’re always about HER. Isabella feels even more stuck in the middle, split and divided between them than ever. And she’s is beginning to realize that being split between Mom and Dad is more than switching houses, switching nicknames, switching backpacks: it’s also about switching identities. Her dad is black, her mom is white, and strangers are always commenting: “You’re so exotic!” “You look so unusual.” “But what are you really?” She knows what they’re really saying: “You don’t look like your parents.” “You’re different.” “What race are you really?” And when her parents, who both get engaged at the same time, get in their biggest fight ever, Isabella doesn’t just feel divided, she feels ripped in two. What does it mean to be half white or half black? To belong to half mom and half dad? And if you’re only seen as half of this and half of that, how can you ever feel whole?

It seems like nothing can bring Isabella’s family together again—until the worst happens. Isabella and Darren are stopped by the police. A cell phone is mistaken for a gun. And shots are fired.

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0