Çevirmen:
N. Sel
Tahmini Okuma Süresi:
3 sa. 32 dk.
Sayfa Sayısı:
125
Basım Tarihi:
1974
Yayınevi:
Hobara Kitapevi
ISBN:
Yok
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

7/10
·154 syf.··
2025 8. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ocak 2025 01:53
El kitabı şeklindeki bu kitap ince ve kolay okunan, Bertrand Russel'ın kişisel görüşlerini her zamanki sistemli, derli toplı, dağılmayan dağıtmayan, gereksiz sözcük kullanımına girmeyen, sade üslubuyla aktaran bir anlatı. Gorki'den Ana'yı okuduktan sonra Rus devrimine, Sovyet Rusya'ya merakım arttı, tesadüf kütüphanede görünce de iyi bir başlangıç olabileceğini düşündüm, öyle de oldu. Komünizm sizin desteklediğiniz bir siyasi formsa bu kitaptan hoşlanmayabilirsiniz çünkü Russel o İngiliz kibarlığı ama değişmeyecek katılığıyla kitabının pek çok yerinde defaatle aba altından sopa gösteriyor ve bu sistemin İngiltere'ye uymayacağını, hiç boşuna aklınızı karıştırmayın, tadımızı kaçırmayın dercesine anlatıyor. Aslında en büyük iddiası olan tarafsız gözlemciliğin hakkını verdiğini söylemek gerek bence, çünkü fikirlerini iyi ayırıyor ve temellendiriyor. Üstelik bolşevizmi hem bir teori olarak hem de mevcut SSCB'de gözlemlediği pratiği olarak ayrı şekillerde ele alıyor. Böylece bolşevizme örneğin mevcut pratiğinde iyi yapılamıyor olsa da aslında farklı bir uygulamayla şöyle başarılı olabilirdi diye fikirler geliştirerek hakkını veriyor. Russel bu ziyareti ve çalışmayı 1920lerde yapmış, kendisi de 70 yılında vefat etmiş, yani SSCB'nin dağılışını görmedi ama Bolşevizmin 20lerdeki teori ve pratiğinin 90lardaki dağılmaya sebep olabilecek yönlerini görüp tahlil edebildi. Russel bana hep soğuk, mesafeli ve katı gelir. Ama tavrında ve düşüncesinde tutarlı ve yerleşik olduğu, bu nedenle bir konuya onun açısından bakmanın çarpık, dağınık ve muğlak bir yerden değil de sağlam, çerçevesi belirli ve nazar ettiğini açıkça gösteren bir pencereden bakmak demek olduğu da doğrudur. O nedenle Bolşevizm hakkında kafa karıştırmayan, açık bir başlangıç kitabı okumak isterseniz bu kitap kolay
Bolşevizmin Pratiği ve TeorisiBertrand Russell · BGST Yayınevi · 201643 okunma
5/10
·154 syf.··
2019 55. kitabı
Ekim Devrimi'nin hemen ardından (1920) henüz iç savaş sürerken İngiliz İşçi Partisi heyeti ile birlikte SSCB'yi ziyaret eden Russell'ın bu kitapçığı, su katılmamış bir liberalin gözünden devrime bakma imkanı veriyor. Russell ziyaretin hemen ardından kaleme aldığı kitabında Bolşevik Devrimini yüzeysel değerlendirmenin sınırlarını zorluyor. Lenin ve Troçki'ye dair kişisel izlenimlerini de aktaran yazar, hiçbir kibir ifadesi göremediği, güleryüzlü ve açık fikirli bulduğu Lenin'i överken aynı cümlenin içinde "tüm bunlarda bir zalimlik izlenimi edindim" diyerek bilimsel değerlendirmesini doruğa ulaştırıyor! Yazarın sanayi, sanat, eğitim ve tarım konusundaki tüm öngörülerinin ardından gelen yıllarda yanlışlandığı da düşünüldüğünde, aslında epey eğlenceli bir kitap :) Bazı bakımlardan kendince nesnelliği elden bırakmadan Bolşevizmi İngiliz okura "Rusya için katlanılır olabilir bizim için hiç uygun değil" diyerek tanıtan Russel'ı böylesine körleştirenin ne olduğunu düşündüm okurken... Sanıyorum ki kişisel refahı içinde huzurla yaşayıp aynı zamanda da ezilen halkı kalemi ile savunan entelektüel için en zor olanı; emekçilerin bir vasiye ihtiyaç duymayarak kendi meselelerini kendi ellerine almaları olsa gerek. İşte o zaman oyuncağı elinden alınmış çocuğa dönüyorlar ve "adaletin yılmaz savunucusu" kimliklerinin sömürüden beslendiği apaçık ortaya çıkıyor. "Ne güzel olurdu siz ezilmeye devam etseniz ve biz de sizin için üzülmeye devam etseydik" diye açıkça söyleyemediklerinden dolayı; böyle çelişkili bir noktaya mahkum oluyorlar... Yüce gönüllülük ne kadar zavallı bir şey!
Bolşevizmin Pratiği ve TeorisiBertrand Russell · BGST Yayınevi · 201643 okunma
Puan vermedi·154 syf.··
2025 385. kitabı
Bertrand Russell’in zihin dünyasından yansıyan çok değerli bir eser. Kitap, 1917 Rus Bolşevik Devrimi’nden bir kaç yıl sonra, yani 1920’de Russell’in İngiliz İşçi Partisi heyetiyle birlikte Rusya’ya yaptıkları gezideki gözlemlerinden oluşturulmuş. Bolşevizm kavramı daha çok 1903 yılında yapılan Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi kongresinde ayrışan Lenin ve Martov taraftarlarını birbirinden ayırmak için kullanılan ve Rusça’da “çoğunluk” anlamına gelen bir kelime. Özellikle Russell gibi entellektüel birinin Sovyet deneyimi ile ilgili gözlemleri ve değerlendirmeleri o dönemi anlamak açısından iyi bir ufuk açıyor. Genellikle soyut propaganda kavramlarıyla yaklaşılan Sovyet deneyimini daha anlaşılır kılması ve okuyucunun yararlanabileceği bir eser olması açısından çok değerli. Kapitalizm ile Komünizm kavramlarının daha iyi anlaşılması, somutlaştırılması açısından, tarihi olgularla olayları ilişkilendirmek açısından da çok önemli. Russell’in o günlerde geleceğe dair tahminlerini de içerek kitap öngörüsü açısından da ilginç bilgiler içeriyor. Sovyet deneyiminde pratiğe dökülen Bolşevizm teorisinin yaşadığı sıkıntılar ile beraberinde getirdiği sıkıntıları çok iyi gözlemleyen Russell’in gelecekte barış ve huzurun tüm dünyada hakim kılınması için hemen tüm kitaplarında dile getirdiği küresel tek devlete ulaşma idealinin gerçekleşmesinde bir yol açabileceğine dair umutlarının da dile getirildiği kitapta bir yönüyle eksikliklerine rağmen iyimserliğin de hakim olduğu görülüyor. Güzel bir kitap. Okunması gerekir diye düşünüyorum.
Bolşevizmin Pratiği ve TeorisiBertrand Russell · BGST Yayınevi · 201643 okunma

Yazar Hakkında

Bertrand RussellYazar · 70 kitap
Hayatının çeşitli dönemlerinde kendisini liberal, sosyalist ve barışsever olarak tanıtmış ayrıca hiçbirine derinden bağlı olmadığını itiraf etmiştir. Monmouthshire'de İngiltere'nin önde gelen aristokrat ailelerinden birinin ferdi olarak dünyaya gelmiştir. Russell 1900 lerin başında İnglizlerin "idealizme karşı isyanı" na öncülük etmiştir. Gottlob Frege ve Ludwig Wittgenstein ile birlikte analitlik felsefenin kurucusu kabul edilir. A. N. Whitehead ile birlikte Principia Mathematica adlı kitabı yayınlamıştır. Felsefi denemesi ''On Denoting''(İfade Üzerine) adlı eseri felsefinin paradigması olarak kabul görür. Aynı zamanda geniş bir çevrece 20. Yüzyılın önde gelen mantıkçılarından biri olarak kabul görür. Çalışmaları mantık, matematik, dilbilim, bilgisayar teknolojisi ve filozofiyi, özelliklede dil felsefesi, epistemoloji ve metafiziği önemli ölçüde etkilemiştir. Russell önde gelen savaş karşıtlarındandır. Serbest ticareti ve anti emperyalizmi desteklemiştir ve barışsever tutumundan dolayı Birinci Dünya Savaşı sırasında hapishanede yatmıştır. Daha sonra Adolf Hitler'e karşı kampanyalar düzenlemiş, Stalinci totalitarizm'i eleştirmiş, Vietnam Savaşı'ındaki tutumu nedeniyle Amerikan hükümetini suçlamıştır. Aynı zamanda nükleer silahsızlanmanın dobra savunucularındandır. Son eylemlerinden bir tanesi İsrail'in Orta Doğu'daki ülkelere karşı izlediği tutumu eleştirdiği bir bildiri yayınlamasıdır. İnsan Haklarını ve düşünce özgürlüğünü savunduğu yazıları dolayısıyla 1950 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştür. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Bertrand_R...