Selamlarr!! Uzun zamandır inceleme göndermiyorum birkaç bir şey değişmiş gibi ama hemen adapte oluruz tabii. Uzatmadan, bu gün sizlere caravaldan bahsetmek istiyorum.
Kısaca konusu:
Scarlett ve kardeşi Tella, yıllardır yalnızca hikâyelerini duydukları büyülü Caraval oyununa katılma şansı yakalar. Ancak Caraval sadece bir oyun değildir; gerçek ile illüzyonun birbirine karıştığı, kimseye tamamen güvenemeyeceğiniz karanlık bir dünyanın kapısıdır.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu kitap biraz kalbimi kırdı. Ama aynı zamanda beni gerçekten etkiledi. Bu kadar saracağını beklemiyordum.
Caraval; sevginin, güvenin ve gerçeğin sürekli sorgulandığı büyülü ama huzursuz bir evren. Kitabı okurken sürekli diken üstünde hissettim çünkü hiçbir şey göründüğü gibi değildi. Zaten sanırım kitabın vermek istediği his de tam olarak buydu.
Yazarın dili çok akıcıydı. Sayfalar aşırı hızlı aktı ve uzun zamandır beni böyle içine çeken bir fantastik okumamıştım. Özellikle atmosfer kısmı çok güçlüydü; maskeler, oyunlar, geceler, sahneler… Her şey rüya gibi ama aynı zamanda tekinsizdi.
Caraval benim için bir “ev” hissi yaratmadı. Tam tersine huzursuz etti. Ama kitabı özel yapan şeylerden biri de bu bence. Çünkü Caraval’da güven diye bir şey yok. Herkes rol yapıyor gibi ve hiçbir sevgi tamamen saf hissettirmiyor.
Kitap biter bitmez ikinci kitaba başlama isteği uyandırdı Şimdilik arkadaş grubumla okumak için bekliyorum ama devamı için aşırı heyecanlıyım.
Ve evet… Anna Scar’ın biraz fazla haksızlığa uğradığını düşünüyorum.
️ 4/5
“Hayatta güvende kalmaktan çok daha fazlası var.”