İlgimi çekecek kitapların tükendiğini düşündüğüm anda karşıma bu seri çıktı. En yakın arkadaşımın da övgüleri üzerine seriye başlamış bulundum. Konser hazırlıkları sınav haftası derken okuma sürem uzadı da uzadı. Ama kitabı tekrar elime aldığımda bırakamadım ve bitiverdi hemen. Demem o ki gerçekten sürükleyici bir kitaptı. Ve tabii, benim buraya dönmemi de sağladı bir nevi.
Hemen bir inceleme klasiğim olarak belirtmek istiyorum ki incelemem iki bölümden oluşacak çünkü benim tarzım bu. Öncelikle spoiler barındırmayan bölüm, daha sonrasında ise kitaptaki olayları iyi-kötü yorumladığım spoilerlı bölüm. O zamaann uzun zaman sonra inceleme yazma konusunda paslanmış mıyım bakalımm.
SPOILERSIZ BÖLÜM:
Öncelikle genel olarak seriden bahsedeyim.
Serimiz çocukken bize anlatılan, çizgi filmlerini izlediğimiz veya resimli kitaplarını okuduğumuz masal prenseslerinin geleceğe uyarlanmış versiyonu. Cinder ise adından da anlaşılacağı üzere Cinderella'dan uyarlanmış. Açıkçası bu yüzden biraz ön yargılıydım, acaba masalın aynısı olur da sıkılır mıyım gibi sorular vardı aklımda fakat masalın hiç de aynısı olmadığını gördüm okurken.
Kitabımızın konusu:
Baş karakterimiz Cinder adında bir sayborg. Adri Linh adında bir kadının evlatlığı aynı zamanda. Ve aynı masalda da olduğu gibi Cinder'ın iki üvey kız kardeşi var, üvey annesi ve kız kardeşleri ise ona kötü davranıyor. Mekanik ustası olan Cinder, ailesini para kazanıp geçindirmekle de sorumlu aynı zamanda. Kitabımız Yeni Pekin'de geçiyor ve bu dönemde Yeni Pekin'de ölümcül salgın bir hastalık var. Bu hastalık ülkede büyük zorluklara yol açıyor ve insanların büyük kısmının ölmesine neden oluyor. Biz de kitapta Cinder'ı ve onun çevresinde gelişen olayları okuyoruz.
Kitap hakkındaki görüşlerim:
Gerçekten uzun süre sonra isteyerek okuduğum