“My Millie. Even when we’d just been friends, she’d always been mine.”
O zaman neden Sienna’yı seçtin?!! Şu ex olayı olmasa kitap daha sevimli gelecekti bana ama Millie’nin Ford için “second best” olmasını hazmedemiyorum. Yoksa kitap güzel başlamıştı sonra hızla düşüşe geçti.
Millie Ford’u ilk gördüğü anda hoşlanıyor ama Ford’un dikkatini Sienna çekiyor. Çünkü Sienna “hot” mış “bold” muş First choice Sienna yani, Millie bir seçenek bile değil, Ford’un o anlamda dikkatini bile çekmiyor sadece arkadaş olarak görüyor Millie’yi. Sonra 2 sene Millie’nin baş düşmanı Sienna ile çıkıyor, çıkarken de Sienna’nın Millie’den nefret ettiğini biliyor. Aynı zamanda Ford, Millie ile best friend oluyor ve 2 sene sonra Sienna’dan ayrılmak istiyor çünkü bir anda Millie’yi öpmek istediğini fark ediyor. Yani başkasıylayken Millie’yi öpesi geliyor. Bu olay örgüsü bana hiç romantik gelmedi… Şöyle bile yazsa belki daha iyi olabilirdi; Ford Sienna ile Millie ile tanışmadan önce çıkmaya başlasa bir süre geçse Sienna ile ortak noktaları olmadığını görse ayrılmaya karar verse sonra Millie ile tanışıp arkadaş olup ona romantik hisler beslediğini fark etse… Bu şekilde ikisi ile sevgililik/arkadaşlık ilişkilerinin aynı anda başlaması karakterlerin kişiliği hakkında çok kötü bir his verdi bana.
Gelelim Millie’ye… Ford’dan ilk anda hoşlanmış olabilirsin ama sonra senin düşmanın olan biriyle çıkmayı tercih etti, hangi kafayla onlar çıkarken sen de diğer yandan hala bu adamla 2 sene boyunca en iyi arkadaş olarak devam ediyorsun? Adamın kalbi başkasında sen o defteri kapatmayıp dibinde durarak adamdan geriye kalanlarla avunmaya çalışıyorsun. Acınası değil de ne? Onların ilişkilerine de ayıp kendi gururuna da ayıp ya… Adam da devamlı Sienna’nın Millie hakkında kötü sözlerini dinleyip Millie ile best