Herkese merhaba,
Kitaplarının yayımlanmasını heyecanla beklediğim sevgili yazarımız #vedatakyol her eserinde farklı, sıradışı kurgusuyla bizleri heyecanın son sayfaya kadar dinmediği maceraların içine atarken hem düşündürüp hem de ben özgür müyüm dedirtip, kendimizi sorgulatırken beynimizi de yakıyor.
Erkek karakterimiz borsa da epey miktarda para kaybedince kafa dağıtmalık online tavla oynamaya girmesiyle başlar her şey. Karşısında ki kadın akşam görüntülü görüşme istemesiyle birlikte kabul eder ama bilmez ki karşısında ki kadın beraber yaşadığı aynı evi paylaştığı Ceren’den başkası değildir. Bunu öğrendiğinde de evden kovulmasıyla birlikte karakterimizin “bay mızıkçı” dediği iç sesi-zihin ile savaşım durumlarını olmaz böyle bir şey diyerek okurken, kendinizi de hem gülerken hem de sorgular durumda bulurken hem de ben normal biri miyim? diye düşünüyorsunuz.
Aslında kusurlu görünen dünyanın düzeninde doğru, yanlış, iyi ve kötü birbirini dengelemek için var olduğuna göre, her şey döngü olup her şey başa dönüyor. O zaman yazarın da dediği gibi bizler bir simülasyondayız-mı?
Yoksa bir paradoksun içinde sıkışıp kalmış, çırpınıp duruyor muyuz?
Kesinlikle öneriyorum, keyifle okuyun.
Kitap ve sevgiyle kalın.