1000Kitap Logosu
Cumhuriyet'in Sonbaharı

Cumhuriyet'in Sonbaharı

Kumpastan Tek Adam Rejimine

Okuyacaklarıma Ekle
TAKİP ET
7.2
12 Kişi
27
Okunma
9
Beğeni
1.133
Gösterim
296 sayfa ·
Tahmini okuma süresi: 8 sa. 23 dk.
Adı
Cumhuriyet'in Sonbaharı (Kumpastan Tek Adam Rejimine)
Basım
Türkçe · Türkiye · Kırmızı Kedi Yayınevi · Ağustos 2020 (İlk yayınlanma: Mayıs 2011) · Karton kapak · 9786052986677
Diğer baskılar
1. Cumhuriyetin Sonbaharı
Cumhuriyet'in Sonbaharı
Akp gericiliğinin, 2020 yılında yeni bir tarihsel virajı alarak karşı devrim sürecini derinleştirmeye çalışması hem bir başarıya hem de bir başarısızlığa işaret ediyor. Başarı, çünkü Erdoğan “tek adam yönetimini” şöyle ya da böyle kurdu. Başarısızlık, çünkü Erdoğan-AKP iktidarı, bütün gücüne karşın “yeni rejimi” kurmakta ve onun kurumlarını oluşturmakta yetersiz kalıyor, dahası toplum direniyor. Bütün iktidarlar gibi, çok büyük ve öngörülemeyen doğal bir afet olmadığı sürece Erdoğan-AKP iktidarı kendiliğinden yıkılmayacaktır. Tam tersine Erdoğan, iktidarı bırakmamak için direnecektir. O nedenle programlı, sürekli, kararlı ve cesaretli bir mücadele tarzından ve çizgisinden başka çare yoktur. Bugün şu ikilemle karşı karşıyayız; ya ilerici-aydınlanmacı bir çözüm üreterek bu umut krizini aşacağız ya da içe doğru kapanarak bir Ortadoğu ülkesi haline geleceğiz...
7.2
10 üzerinden
12 Puan · 1 İnceleme
Alpaslan Sarıbaş
Cumhuriyet'in Sonbaharı'ı inceledi.
296 syf.
·
10 günde
·
8/10 puan
2000’den günümüze dek süregelen dönemde Türkiye ibretlik olaylara sahne olmuştur. Bu süreç boyunca yaşanılanların unutulmaması ve unutturulmaması kendini bu toprağın insanı kabul eden kimselerin vatandaşlık borcudur.Kitap yazarın sosyalist kimliğinin etkisi ile çok kimse tarafından huzursuzluk hissettirecek bir takım ifade ve yorumlar içersede bu sürece yönelik belge niteliğinde önemli bir çalışmadır. Kitap, Atatürk Cumhuriyeti Devletinin kuruluş değerleni kabul edemeyen islamcı kesim ile Ortadoğu’da yeni bir düzen arayışında olan ABD’nin ortak hedefleri doğrultusunda geleneksel güç odaklarına karşı giriştikleri tasfiye sürecini açıklamayı hedeflemektedir. Kitap, ABD’nin kendi ülke çıkarlarına en uygun yöntem olan BOP’u açıklayıp buna hizmet edebilecek en kullanışlı siyasi model olan ılımlı İslamı ilişkilendirerek başlıyor. Daha sonra Türkiye özeline dönerek bu siyasey içerisinde Fettullah Gülen örgütünün ve AKP’nin pozisyonlamalarına açıklık getiriyor. Yazar, daha sonraki kısımlarda bu siyasetin yürürlüğe girmesinin önündeki en büyük engel olan ulusalcı kesimin tasfiyesi için yürütülen operasyonları ve yorumlarını paylaşırken bir kısım “aydının” süreçteki affedilmez gafletlerini eleştiriyor. Bu operasyonları bir ana başlık altında toplayacak olursak bu başlık tabiki Ergenekon Kumpası olacaktır. Bu başlığın alt kırılımları ise aşağıdaki gibidir, • Emniyet içindeki kadrolaşma, • Aydınlıkçı kesimin tasfiyesi, • Ordunun ötekileştirilmesi ve sonucunda sistemle uyumlu hale getirilmesi, • Yüksek yargının itibarsızlaştırılması, • PKK’nın asıl amaca uygun olarak kullanılması, • Hrant Dink cinayeti ve Danıştay saldırısındaki garip ilişkilerin göz ardı edilip sürecin Ergenekon ile ilişkilendirilmesi, Kitabın son bölümünde ise eski müttefiklerin birbirine düşmesi ve sonrasında bu durumun AKP yönetimi tarafından fırsata çevirilmesi konuları işleniyor. Kitabın bu kısmında yaşanılanların, yapılan tespitlerin ve yazarın yorumların son derece çarpıcı nitelikte olduğunun altını çizmek yerinde olur. Tekrar hatırlatmak isterim ki 2000’den günümüze dek süregelen dönemde Türkiye ibretlik olaylara sahne olmuştur. Bu süreç boyunca yaşanılanların unutulmaması ve unutturulmaması kendini bu toprağın insanı kabul eden kimselerin vatandaşlık borcudur. Bu kitabı da bu amaca hizmet eden bir eser olarak değerlendirilmesi yerinde olur.
Cumhuriyet'in Sonbaharı
Okuyacaklarıma Ekle
2