Danaburnu

Oktay Rifat
Tahmini Okuma Süresi:
5 sa. 54 dk.
Sayfa Sayısı:
208
Basım Tarihi:
2008
İlk Yayın Tarihi:
Kasım 1980
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
ISBN:
978950813849
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Muhteşem eserlere öncü bir akım olarak: İkinci Yeni..
8/10
·208 syf.··
2020 84. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2020 23:52
Kalıp ve anlayışlardan ayrılmak, yalnızca söyleyiş güzelliğini baz almak gerektiğini savunan, muhteşem olduğunu düşündüğümüz bir çok şiirde etkilerini görebileceğimiz İkinci Yeni adlı şiir akımının üç büyük ustası; Orhan Veli Kanık, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat olarak geçer. Aslen şâirliğiyle ön planda olmuş bir sanatçı 1914 Trabzon doğumlu Oktay Rifat. Roman olarak kaleme aldığı yalnızca üç eser bulunmakta; -Bir kadının penceresinden -Bay Lear -Danaburnu. Eser, dönemin İstanbul’unda geçen, yokluk içerisinde bambaşka yollara savrulan, yer yer birbiriyle kesişen, birbirine dolanan, sonra çözülüp bir süre durulan, bir sonraki kasırgayı endişeyle bekleyen, aldığı yaraları sarmak için acele eden hayatların hikayesini kaleme alıyor. Yazarın kaleminin şiirselliğine laf yok. Kelimeler birbiriyle dans ediyor, bir tuvalin üzerindeki boyaların birbirinin içinde eriyip yeni tonlara kavuşması gibi deviniyor âdeta. Yazarın doğa betimlemeleri beni benden aldı diyebilirim. Bazı satırları okurken güneşin ısısını yüzümde hissettim, bazı satırlarda yağmur sesi kulaklarımda. Uzun zamandır okumak istediğim bir kalemdi, sırası gelmişti demek. Tercihimi romanlarından biriyle başlamaktan yana kullandım. Pişman etmedi Oktay Rifat beni. Şiirleri de güzeldir. Düzenli aralıklarla açıp bir kaç satır okunması kalbe iyi gelir. ‘Sen gelince bir mutluluk ülkesiyim, Cıvıl cıvıl; Az gelişmiş toplum gibi, sen gidince, Boynum bükük.’ İyi okumalar dilerim.
Edebiyat
DanaburnuOktay Rifat · Yapı Kredi Yayınları · 200880 okunma
8/10
·206 syf.··
Beğendi
·
2021 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2021 17:16
Oktay Rifat, 1980 yılında yazmış olduğu "Danaburnu" romanı ile 1981 yılında Madaralı Roman Ödülü'nü almıştır. Kendisinin üç adet romanı bulunmaktadır, bu kitap da onlardan biri. Daha ziyade şiirleri ile biliniyor. Romanda 1970'li yıllar Türkiye'sinde yoksulluk denizinde yaşayan farklı insanların hikayeleri anlatılıyor. Bazı yerlerde kesişiyor bu hayatlar. Rifat'ın anlatımı şair kimliğine uygun biçimde şiirsel bir döngüde. O kadar güzel anlatıyor ki kendinizi anlatılan yerde ve o insanlarla birlikte hayal ediyorsunuz. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan. Ayrıca kitabın kapağındaki resim de Oktay Rifat'ın elinden çıkma, on parmağında on marifet. Okumanızı kesinlikle tavsiye ederim, şiirsel bir yolculuğa çıkmak gibi, güneşi dahi teninde hissettiriyor insana...
DanaburnuOktay Rifat · Yapı Kredi Yayınları · 200880 okunma
9/10
·208 syf.··
2025 16. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 15 Kasım 2025 15:52
Bu kitabın bu kadar az okunmuş olmasına şaşırdım doğrusu. Kurgusu iyi, dili şiirsel. Oktay Rıfat‘ın karakterlerini en içten halleriyle yansıtışları, en kuytu hisleri bile çok güzel anlatışına hayran kaldım. Emine’nin, Recep’in, Mehmet’in çaresizlikleri her yönüyle apaçık. Baştaki çerçeve kurguyla sondaki çerçeveyi birleştirmesi de tam bir perspektif. Yazarlığı ile ilk defa yüzleşiyorum ve kesinlikle şairliği kadar iyi.
DanaburnuOktay Rifat · Yapı Kredi Yayınları · 200880 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2022 59. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Eylül 2022 15:50
Yazarımız Oktay Rıfat,1980 yılında yayınlanan bu romanıyla 1981 de Madarali Roman Ödülü ' mu almış.Oktay Rıfat ' in çok güzel sii kitapları da okurlar tarafından çok begenilmektedir.Danaburnu' nun haricinde iki romanı daha mevcuttur.Romana gelirsek İnatlar köyünde yaşayan gariman Mehmet ' in hasta anasını kasabaya getirmek için günlerce verdiği mücadeleyle başlarız okumaya.Cesitli kesimlerden insanların hayatları,yaşam koşulları,yokolan insanliklar,bir inat uğruna göz göre göre cinayete kurban giden gencecik (aptalca)bir insan ve yine gariban Mehmet ve hasta anasıyla sona eren güzel bir kitap okudum.
DanaburnuOktay Rifat · Yapı Kredi Yayınları · 200880 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2022 27. kitabı
Şair Oktay Rifat'ın romancılığıyla bir kez daha büyülendim. Daha önce Bir Kadının Penceresinden romanını okuyup çok beğendiğim Rifat'ın bu sefer de "Danaburnu" romanını okudum ve yine çok beğendim. Danaburnu, 1981 yılında Madaralı Roman Ödülü'nü almış bir eser. 1980 yılında yayınlanmış ama 1978 yılında bitirilmiş bir roman. Yani darbe öncesinde. Zaten anlatılanlardan ülkenin içinde olduğu siyasal iklim ve kaos ortamı anlaşılabiliyor. Lakin bu roman BKP kadar bile politik değil esasında. Bu roman daha çok ülke yanarken bile kendi küçük dünyasının kocaman dertleriyle uğraşan türlü "küçük insan"la ilgili. O insanları yadırgamıyorum, insanın en nihayetinde bencil ve basit bir canlı. Ondan çok şey beklemek hayalcilik esasında. Danaburnu, bir kesişen hikâyeler romanı. Yani kendi halinde yaşayıp giden, kendi hikâyesini kahramanı olan birbirinden bağımsız insanların garip bir şekilde kesişen hikâyelerinden oluşuyor. Hepsi birbirinden sıradan ve aynı zamanda hepsi birbirinden ilginç. Oktay Rifat, yine muazzam bir Türkiye panoraması sunuyor. Hiç ajite etmeden, dramatize de etmeden öylece seriyor gözümüzün önüne olan biteni. Dili çok iyi, anlatımı su gibi. Çok sevdiğim romanlardan biri oldu. Danaburnu: Özellikle sayfiye yerlerinde çokça görülen, ürkütücü ve zirai anlamda zararlı bir böcek. Üstüne basınca bomba gibi patlar. (Memleket insanın ezici çoğunluğu bir danaburnundan farksız, hem hacimlerinden fazla gürültü çıkarırlar hem de çoğu zararlıdır. Oh ne güzel de mizantrop bir şekilde bitirdim yazıyı.)
Edebiyat
DanaburnuOktay Rifat · Yapı Kredi Yayınları · 200880 okunma
8/10
·229 syf.··
Beğendi
·
2021 12. kitabı
1981 madaralı roman ödülü ne layık görülen kitap farklı sınıflardan insan hayatlarına güzel bir dille yer vermiş.Küçük çıkarlar peşinde koşan zenginler, yozlaşan sıradan insanlar, birbiriyle ilişkili görünmese de kesişen farklı hayatlar anlatılıyor. 12 Eylül Türkiyesine de şu cümlelerle değinmiş yazar. " ... Yeni ölülerin adlarını sayıyor radyolar mahalle aralarında,gazate resimlerini basıyor. Vurulanlar, bıçaklananlar, taşla sopayla zincirle can verenler... " Roman , birbirinden farklı insanların hayatlarına değinmiş. Köyden dışarı çıkmamış, hasta anasını sırtında taşıyarak kasabadaki hastaneye götürmeye çalışan, bir tanıdığın yoksa hastanede ölmenin bile lüks sayıldığı yılların portresi Mehmet Yalnız... 20 gün bir dam altında karı koca gibi yaşadığı kadını -hayat kadını emineyi - İstanbul'da arayan ve sonrasında bir sandıkta dizleri çenesinde yol kenarina bırakılan öldürülmüş berber Recep, kendisini Mehmet Yalnız ın bulmasını bekliyordu.. Kovancıların Zeynel ve kendir ailesi vardı bir de. Küçük çıkarlar, ince hesaplar peşinde koşan Yusuf kendir üst sınıfı - burjuvazinin yozlaşmışlığını - temsil ediyordu. Ve son olarak Kendirlerin hayatlarına zıt bir şekilde yaşayan Yoğurt satan , elinden her iş gelen, ailesiyle günübirlik, haftalık işlerde çalışan, site yazlıkcılarının tadilat işlerini yapan Zeynel vardı. Birbirini tanıyan ve tanımayan insanların temasları, karakter analizleri etkileyici bir dille anlatılmış Güzel bir tat bıraktı kitap. Okunmalı
DanaburnuOktay Rifat · Karacan Yayınları · 198080 okunma

Yazar Hakkında

Oktay RifatYazar · 38 kitap
Ali Oktay Rifat, Türk şair, oyun yazarı ve romancıdır. Türk Şiiri'nin en büyük isimlerinden birisi kabul edilir. Orhan Veli ve Melih Cevdet'le birlikte Garip Akımı'nın kurucularındandır. 1955 yılından itibaren İkinci Yeni adlı şiir akımına yönlenmiştir. Şiir dışında roman ve oyun türlerinde de çok başarılı eserler vermiştir. Yaşamı 10 Haziran 1914'de Trabzon'da doğdu. Babası, o doğduğu sırada Trabzon valisi olan şair ve dilbilimci Samih Rıfat, annesi Hasan Enver Paşa'nın kızı Münevver Hanım'dır. Pek çok sanatçı ve yazar içeren bir ailede yetişti. Büyük dedesi Macar Hurşid Bey, hem Türk hem batı müziği konusunda donanımlı bestekardı; dedesi Albay Hasan Rıfat Bey şiir ilgilenirdi amcası Ali Rıfat Bey değerli bir udî ve besteci, annesinin teyzesinin oğlu Ali Fuat Bey cumhuriyet devrinin ünlü asker ve siyaset adamı, teyzesi Celile Hanım bir ressam, teyzesi Celile Hanım'ın oğlu Nazım Hikmet ünlü bir şairdir. Ortaöğrenimini 1925-1932 yıllarında Ankara Erkek Lisesi'nde yaptı. Bu okulda ünlü şair Ahmet Hamdi Tanpınar'ın öğrencisi oldu, ilk şiirlerini kaleme aldı ve ileride birlikte Garip Akımını kuracağı arkadaşları Melih Cevdet ve Orhan Veli ile tanıştı. Üç arkadaş, okul bünyesinde 'Sesimiz' adlı dergiyi çıkararak şiirlerini yayımladılar. 1932-1936 yılları arasında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ne yüksek öğrenim gördü. Edebiyata olan ilgisi ve yazma tutkusu yükseköğrenimi sırasında da devam etti. Mezun olduğu yıl, arkadaşları Melih Cevdet ve Orhan Veli ile birlikte geliştirdikleri yeni bir yazın tekniği ile kaleme aldığı şiirleri Varlık Dergisi'nde yayımlanmaya başladı. 1937 yılında Devlet sınavını kazanarak Maliye Bakanlığı hesabına Siyasal Bilgiler öğrenimi görmek üzere Paris'e gönderildi. Paris'te bulunduğu dönemde yalım bir söylemi ve bağımsız düşünceleri savunan Fransız şiirini kendisine yakın buldu ve ondan ilham aldı. Üç yıl sonra II. Dünya Savaşı nedeniyle, orada yaptığı doktora çalışmasını tamamlayamadan 1940 yılında Türkiye'ye döndü. Paris'ten döndükten sonra bir süre Maliye Bakanlığı'nda , daha sonra Matbuat Umum Müdürlüğü (Basın Yayın Genel Müdürlüğü)'nde çalıştı. Ardından Ankara'da serbest avukatlık yaparak yaptı. Bu arada 1941 yılında Orhan Veli ve Oktay Rıfat ile edebiyat dünyasında büyük tartışmalara sebep veren 'Garip' adlı şiir kitabını yayımladı. Şiirlerini "Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üstüne Şiirler"(1945), "Güzelleme"(1945) ve "Aşağı Yukarı"(1952) adlı şiir kitaplarının yanısıra "Aile" (1947), Orhan Veli tarafından çıkarılan "Yaprak (1949-1950) ve "Yeditepe" (1951-1957) gibi dergilerde yayımlamayı sürdürdü. 1954 yılında yayımladığı "Karga ve Tilki" adlı şiir kitabıyla, Yeditepe Şiir Armağanı'nı kazandı. 1955 yılında İstanbul'a yerleşerek avukatlığını sürdürdü. Aynı yıl yayımladığı "Perçemli Sokak" adlı şiir kitabının önsözü tartışmalara neden oldu. Bu kitap ile İkinci Yeni adı verilen şiir anlayışına yöneldi. 1958 yılında "Aşık Merdiveni" adlı şiir kitabını yayımladı. 1961 yılından itibaren avukatlık mesleğini Devlet Demir Yolları'nda sürdürdü ve 1973 yılında emekli olana dek bu kurumda çalıştı. 1960'lı yılların başında Latin ve Yunan ozanların mitoloji kitaplarının Türkçe çevirilerini yaptı. 1969 yılında yayımladığı "Şiirler" adlı kitabıyla Türk Dil Kurumu Şiir Ödülü'nü aldı. Bu tarihten sonra tiyatro ve roman çalışmalarına ağırlık verdi. "Oyun İçinde Oyun", "Zabit Fatma'nın Kuzusu", "Atlar ve Filler", "Yağmur Sıkıntısı","Kadınlar Arasında", "Birtakım İnsanlar" ve "Çil Horoz" adlı oyunları kaleme aldı ve her biri sahnelendi. Arkadaşı Melih Cevdet ile "Kıskançlar" adlı oyunu kaleme aldı. 1976'da ilk romanın "Bir Kadının Penceresi'nden" yayımlandı. 1980'de "Danaburnu" kitabıyla Madaralı Roman Ödülü'nü kazandı. Aynı yıl "Bir Cigara İçimi" adlı şiiri Sedat Simavi Vakfı Ödülü'nü, 1984 yılında "Dilsiz ve Çıplak" kitabıyla Behçet Necatigil Şiir Ödülü'nü aldı. Fransızca çevirmeni Sabiha Rıfat ile evli olan Oktay Rıfat, yazar, çevirmen ve şair Samih Rıfat'ın babasıdır. Son günlerine dek eser vermeyi sürdüren sanatçı, "Yağmur Sıkıntısı" adlı oyununu tamamladıktan sonra 1988 yılında İstanbul'da hayatını kaybetti. Karacaahmet Mezarlığı'na defnedildi.