Puan

7.310 üzerinden
13bin kişi
"Ah Franz kafka! Benim hüzünlü kekim.."
9/10
·224 syf.··
2021 30. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 27 Mayıs 2021 01:17
1883 senesi yazında, sıcağın kasıp kavurduğu bir yaz gününde buz gibi biri olarak doğuyorsunuz. Prag'da Almanca konuşan bir Yahudi ailenin, 6 çocuğundan en büyüğüsünüz. İki küçük kardeşiniz bebeklik döneminde ölüyor. İkinci Dünya Savaşı'ndan birkaç yıl önce hayatınızı kaybediyorsunuz. Ardından üç küçük kız kardeşi toplama kamplarında ölüyor. Sürekli hikayeye ilgi duyuyorsunuz ve en sevdiğiniz yazar Fransız romancı Gustave Flaubert. Tıpkı Tolstoy ve Dostoyevski'de olduğu gibi, tip itibariyle çelimsiz ve çirkin birisiniz, bir Maksim Gorki değilsiniz mesela. Babanızla ilişkiniz oldukça karışık. Mutsuz ev yaşantısına rağmen 31 yaşına kadar ebeveynlerinizle yaşamaya devam ediyorsunuz. 36 yaşınızdayken ilişkinize ilişkin duygularınızı açıklığa kavuşturmaya ve kişiliğinizi ileri sürmeye çalışan babanıza 100'den fazla sayfalık uzun bir mektup yazıyorsunuz. Romantik hayatınız ünlü olmasına rağmen, güvensizlikleriniz, nevrozlarınız, ve samimiyet korkunuz insanlarla ilişkilerinizi üstlenmesini zorlaştırıyor. Hiç evlenmediniz fakat hayatınızda üç farklı kadın (Felice, Dora, Milena) oldu. Hatta birisiyle (Felice) 2 kez nişanlandınız ama olmadı. Ardından evli bir kadına aşık oldunuz. (Milena) İki yıl mektuplaştınız ardınan Polonyalı birisiyle nişanlandınız.(Dora) Onunla ciddisiniz. Hatta Filistin'de bir restoran açıp oranın başgarsonu olmayı, nişanlınızın da aşçı olmasını planlıyorsunuz lakin hastalığınız buna izin vermiyor. Yaşadığınız dönemde araf'ta kalmış birisiniz. Almanca konuştuğunuz için Çekler; Yahudi olduğunuz için Almanlar sizden pek haz etmiyor. Haliyle yaşadığınız dönemde yalnızlığa mahkum olmanızın temelinde bu da etkili oluyor. Tüberküloza yakalanıp ölümünüzün yaklaştığı sırada arkadaşınızı (Max Brod) yayınlanmamış tüm edebi eserlerini yakmaya çağırıyorsunuz: "Sevgili
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
FRANZ KAFKA-DAVA
Puan vermedi·224 syf.··
2021 34. kitabı
Distopik bir eser olan Dava, Kafka'nın ölümünden sonra 1925 yılında yakın arkadaşı tarafından yayımlanmıştır. Kitap genel bir olay çerçevesinde dönmemiş, fazla sürükleyici de değil; okurken sıkılanların da olacağını düşünüyorum. Zaten dava, ortada hiç bir olayın olmaması diyebiliriz. Ana karakterimiz Josef K, bir sabah uyandığında tutuklandığını ama normal yaşamına devam edebileceğini öğrenir. Hatırlarsanız Dönüşümde de Gregor Samsa uykusundan böcek olarak uyanmıştı ve hayatına normal bir şekilde devam edememişti. Josef K'da doğal olarak suçsuz bir şekilde tutuklanmasının üzerine gitmiş ve daha çok hukuk sisteminin çıkmazına sürüklenmiştir. Yargılanmayan, üst mahkemeyle ve yargıçla tanışamayan kimsenin bir şey bilmediği, kimsenin kimseyi tanımadığı ve davasının nasıl ilerlediğini hukukla ilişkisi olmayan insanlardan öğrendiği absürt bir sistemi ele almıştır Kafka. Kitabın büyüsü ne diye sorarsanız, herkesin farklı anlam çıkarabileceği bir eser. Kimileri burdaki mahkemeyi totatileter rejimlere atfederken, dinsel otoriteye benzetenler de olmuştur. Kitap şu soruyu da gündeme taşıyıp, tartışmaya açmaktadır: Ne kadar özgürüz? Distopya dediğime bakmayın; anlatılan günümüz dünyasına çok uzak değildir. Güçlü olanın yargılanmaktan muaf olduğu, zayıf olanın ise elinden bir şey alınmak istenildiği vakit(canı dahil) çok ucuz bahaneler üretilebilen bir dünyada yaşıyoruz. Kitapta da hukuk yoluyla erişimin mümkün olmadığı mahkemeye; ilişkiler kurarak, rüşvet vererek davanız hakkında bir şeyler elde edebiliyorsunuz. Şu alıntıyla inceleme yazımı sonlandırmak istiyorum: Bütün hayvanlar eşittir; ama bazıları diğerlerinden daha eşittir.(Hayvan Çiftliği, George Orwell) Daha adil bir dünyanın olması dileğiyle...
Edebiyat
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Reklam
Puan vermedi·224 syf.··
2025 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 29 Temmuz 2025 19:53
“Bi sabah uyanıyosun, kapıda abuk sabuk iki adam. Hayırlı işler, sen tutuklusun.” Ama niye? Bilmiyoruz. Kafka da bilmiyor. Zaten kimse bilmiyor. Josef K.’nın başına gelen şey tam olarak bu: Adam gayet güzel uyanıyor, kahvaltısını edecek… bi bakıyor, “Devlet” kapıda. “Ne yaptım ki ben?” diyor. “Yok ya, önemli değil, sen yine de bizimle gel.” Açıklama? Yok. Suç? Yok. Ama suçluluk hissi bol. Kafka ne yaptıysa adamın içine vicdan azabını cinayet silahı gibi bırakıyor. Bu kitap sanki çağımızın WhatsApp grubunda yaşanıyor: Gruba eklenmişsin, mesajlar dönüyor, ama kimse sana konuyu anlatmıyor. Sen de öyle boş boş bakıyorsun: “Ben napıyorum burada ya?” Dava öyle bir kitap ki, okurken içinden şunu diyorsun: “ben de bi şeylere karıştım galiba ama... neye karıştım bilmiyorum.” Bürokrasi desen var, varoluş sancısı desen oluk oluk, absürtlük desen diz boyu. Üstüne bir de herkes çok ciddi. Bir tek biz okurken hafifçe gülüyoruz... sonra gülümsemenin altında bir endişe hissediyoruz. Yani neye güldüğünü de tam bilemiyorsun, iç burkan cinsten gülüş. Sonu mu? Yine Kafka klasiği:
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2022 3. kitabı
“İnsanı ısıran ve sokan kitaplar okumalıyız” demiyor muydu Kafka. demekle de kalmamış tam da böyle bir kitap yazmış, lakin öyle arı sokması gibi ani bir acıyla kendini göstermiyor da, zehrin vücuda yavaş yavaş yayılması gibi kıvrandırıyor insanı satırlar... . Başlarda koca bir hukuk sisteminin içine gizlenen yüzeysel bir hikaye gibi görünse de; hikaye ilerledikçe görülüyor ki, bilinmeyenlerin arkasına koca koca gerçekleri serpmiş yazar. gerçi bunu birçok yazar yapabilir ama ne suçun, ne suçlunun hakkındaki iddiaların ne de yargılayanların bilinmediği bir kurguda, okuyucuyu sayfalara kopmaz bağlarla bağlamayı her yazar başaramaz. Kitabı ağır okuyan, sıkılan, eleştiren, anlamlandırmayan okuyucular bile sonuna kadar gelmiştir eminim. Bu da hayranlığımı kazanan dilin akıcılığını kanıtlar niteliktedir. . Bazı kitaplarda insan kendini bulur derler ya; bu kitapla tanışmazdan evvel böyle bir kitaba denk geleceğime ihtimal vermiyordum. Josef K. gibi kafası karışık, adalet sistemi içinde hala adaletin varlığını bulmaya çalışırken buluyorum kendimi bazen. Onun arayışları, rahat tavırlarının arkasındaki çırpınışları, sistemin kokuşmuşluğu içinde bayılacak hale gelişi, beklediğinin aksine yaşadığı son... hikayenin içinde vücut buldum diyebilirim. . Kitaplığıma ve içsel dünyama böyle değerli bir eseri yerleştirdiğim -evet tam anlamıyla yerleştirdiğim- için kendimi oldukça kazançlı hissettiğim bir gündeyim. Bir kitap bittiğinde tam da böyle hissetmeli insan.. değerine değer katmalı. . Geciktirmeden okuyun
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
8/10
·246 syf.··
2026 7. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Mart 2026 09:19
Şimdi Dava hakkında konuşurken insanın içi biraz garip oluyor. Daha ilk sayfalardan insanın yakasına yapışıyor. Hani bazen sabah uyanırsın da içinden sebepsiz bir huzursuzluk olur ya… İşte kitabın hissi tam olarak o. Kitabın başında Josef K. bir sabah uyanıyor ve adamı tutukluyorlar. Ama ortada ne suç var, ne açıklama var. Adam diyor ki “lan ben ne yaptım?” kimse doğru düzgün cevap vermiyor. İşte tam burada Franz Kafka bize aslında mahkemeyi falan anlatmıyor. Adamın derdi bambaşka. Düşün şimdi… Hayatta bazen insan kendini suçlu gibi hisseder ama nedenini bilmez ya. Sanki görünmeyen bir mahkeme var. Patronun bakışı, toplumun beklentisi, aileni hayal kırıklığına uğratma korkusu… Hepsi görünmez bir dava açmış sana. Sen de Josef K. gibi koşturuyorsun “Ben ne yaptım lan?” diye. Ama cevap yok. Kitapta mahkemeler var ama ortada gerçek bir adalet yok. Hakimler var ama kim oldukları bile belli değil. Kurallar var ama kimse açıklamıyor. Kafka sanki bize şunu diyor gibi: “Oğlum dünya zaten böyle bir yer.” Bürokrasi, sistem, toplum… hepsi kocaman bir labirent. Sen de içinde dolanıp duruyorsun. En acayip tarafı şu Josef K. başta çok dik duruyor. “Ben suçsuzum kardeşim” diyor. Ama zaman geçtikçe sistem adamın psikolojisini kemiriyor. Yavaş yavaş adamın kafasına bir kurt düşüyor: “Lan acaba gerçekten suçlu muyum?” İşte Kafka’nın olayı tam burada. Çünkü sistem bazen seni suçlu olduğuna bile ikna edebiliyor. Okurken bazen diyorsun ki “bu ne saçma mahkeme lan”. Sonra bir anda fark ediyorsun ki aslında kitap mahkemeyi değil insanın çaresizliğini anlatıyor. Hani bazı durumlar vardır; ne yaparsan yap çıkamazsın içinden. Derdini anlatamazsın, açıklama alamazsın. İşte Dava tam o hissin romanı. Ama kitabın en sağlam tarafı şu: Kafka sana hiçbir şeyi açık açık söylemiyor. Adam böyle gizli
1000Kitap
DavaFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202163,8bin okunma
Reklam
Reklam