Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
391
Basım Tarihi:
1997
Yayınevi:
Babek Yayın
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

"Kerbela'dan beter oldu Dersim'in hali."
8/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2020 45. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2020 01:13
Öncelikle, yazar coğrafyaya hakimiyetiyle kitabında Dersim'in o doğal güzelliklerini o kadar güzel kaleme almış ki, yıllar sonra yine kendimi Dersim'de buldum sanki. Sadece coğrafi bilgileri değil , kullandığı kelimeler ve betimlemelerle de kültüre bir o kadar hakim olduğunu gösteriyor. Okuyacak olanlar için bu kültüre yabancı olanlar, kitabın betimlemelerinde neyden bahsettiği konusunda zorluk çekebilirler. Hızır ve Ziyaret gibileri bunların da en basiti.. Kitapta geçen olayların hikayesi ise eski Dersimli ihtiyarlarımızın ağzından dökülenler, başından geçen olayların romanlaştırılmış hali. Yıl 1930'lar. Dersimde aşiret savaşları had safhadadır. Ordu ise Dersimli aşiret ağalarına silahlarınızı teslim edin çağrısı yapmış, lakin Dersimliler tarih boyu gördükleri zulümler, çektikleri acılardan dolayı devlete güvenmemektedir. Sayısız kez Dersim halkı yok olma tehlikesiyle burun buruna gelmiş ama pes etmemiştir. Üstelik sadece silahları değil, inançları ve kültürleri de bir kenara bırakmaları talep edilmiştir. Halksa geri adım atmamaktadır. Tarihte yaşanan bu olaylar hakkında ordunun yaptığı harekat için "sert müdahale' deniyor, bana kalırsa bu betimleme 'hafif' kaçıyor. Askeri harekatın başlaması sonrası aşiretler eline silahlarını alarak direnmeye başlıyor, lakin ölenler sadece direnişçiler olmuyor. Harekat esnasında köylerin bombalanması sonucu sayısız masum kadın, çocuk ve yaşlı canlarından oluyor. Olaylar bununla da kalmıyor, köyler yakılıyor, ele geçirilen halk toplu bir şekilde cinsiyet ya da yaş ayırt etmeksizin infaz ediliyor. Sağ kalanların ise kaderleri daha parlak olmaktan uzak kalıyor. Ellerinden hayvan sürüleri ve erzağı alınan halk silah zoruyla göçe zorlanıyor. Halk mecbur aç ve sefil bir şekilde yollarda buluyor kendini. Memleketinden dönmemek üzere
DersimMuzaffer Oruçoğlu · Belge Yayınları · 201691 okunma
10/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2020 40. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2020 18:45
“Romanın yazımını, verdikleri zengin bilgilerle adeta gerçekleştiren ihtiyarlara teşekkür ederim.” Diyor Muzaffer OruçoğluMuzaffer Oruçoğlu (giriş) Kitap sürükleyici, merak uyandırıcı ve kahredici, ama öyle bir solukta okunacak türden değil. Sindirmek gerekiyor her sayfayı, dolu dolu bir kitap çünkü. Dersim’in yaşam şartları, insanların çaresizliği, soykırım, halkın kendi aralarında ki çatışması, kan, en çok da suçsuz çocuklar ve kadınların ölümü yıkıyor insanı. Buram buram tarih kokan bir roman. Ben de bir Dersimli olarak, büyüklerimden dinlediğim kadarıyla gerçekliğine inandığım olaylar anlatılmış, okurken roman olarak değilde bir tarihi okurmuş gibi okursanız çok daha iyi anlayacaksınız yaşanan acıyı sefaleti. Bir halkı sindirmek, asimile etmek, öldürüp yok etmek! Mustafa Kemal Atatürk’ün onayını almadan geçekleştirilen idamlar. Okuyun, öğrenin, bir şey kaybetmez kazanırsınız...
DersimMuzaffer Oruçoğlu · Belge Yayınları · 201691 okunma
10/10
·552 syf.··
2024 34. kitabı
Kitap 1930 lu yıllardaki Tunceli’de yaşanan olaylardan bahsediyor.Devletin o bölgeye bakışı ve yerel halkın devlete karşı olan tutumunu anlatıyor.Kitap tarafsız bir bakış açısıyla yazılmamış yazar biraz Seyit Rıza’nın tarafını tutmuş gibi geldi bana zira gerçekleri tam olarak yazsaydı hepimiz bu hain Seyit Rıza’dan nefret ederdik ve yazar da bunu bildiği için kitabı romanlaştırıp ve inanılmaz edebi bir dil kullanarak olayı yumuşatmış. Herşeyi rağmen yazarın daha önceden Grizu kitap serisini okumuştum ve çok beğenmiştim gerçekten edebi olarak çok güçlü bir anlatıma sahip bir yazar keyifli okumalar.
DersimMuzaffer Oruçoğlu · Belge Yayınları · 201691 okunma
9/10
·552 syf.··
Beğendi
·
2021 26. kitabı
Uzun ve yorucu bir kitap. Fakat oldukça edebi, gerçekçi, alabildiğine hüzün dolu…Bence dersim’deki olaylara ne isyan ne de bir katliam diyebiliriz. Okuyacak olanlara öncelikli tavsiyem, kitaba başlamadan önce (şayet bilgileri yoksa) dersim ve seyit rıza ile ilgili “altı dolu” araştırmalara göz atmaları. İsyan ya da katliam, ayaklanma veya sert müdahale, bilinçli ya da kontrolsüz… her ne ise yaşananlar büyük trajedi. Yine acılı coğrafyada canlar yitirilmiş, ne uğruna, tabi ki siyaset uğruna! 1937-38 yıllarında dersim’de ölen askerlerin de kürt çocuklarının da ruhları şad olsun, Allah tekrarını yaşatmasın..
DersimMuzaffer Oruçoğlu · Belge Yayınları · 201691 okunma

Yazar Hakkında

Muzaffer OruçoğluYazar · 37 kitap
Muzaffer Oruçoğlu,18 mart 1947’de, Kars’ın Göle kazasına bağlı Büyük Zavot köyünde doğdu. Köyünde ilkokul olmadığı için İlkokulun ilk üç yılını komşu köyün (Küçük Zavot) okulunda, bir yılını kendi köyünde, son yılını da Kars’ta okudu. Kars Orta Okulu’nu bitirdikten sonra, Öğretmen okulu sınavlarını kazanarak Rize Öğretmen okuluna, iki yıl sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu hazırlık Lisesine gitti. Bir yıl sonra,  Fen Fakültesi Matematik Astronomi bölümüne girdi. 67’de içlerinde İbrahim Kaypakkaya’nın da olduğu 9 arkadaşıyla birlikte, Amerikan 6. Filosuna karşı yayınladıkları bildiri gerekçesiyle Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’dan atıldı. 68 öğrenci hareketlerine katıldı. 1969’da Değirmen Köyündeki toprak işgaline katıldı ve tutuklanıp Silivri cezaevine konuldu. 1972’de TKP(M-L) kurucuları arasında yer aldı. 1973’de İstanbul’da yakalandı ve ömürboyu hapse mahkum edildi. Tutsaklık yıllarını şiir ve roman yazarak geçirdi. 13 yıl tutsaklıktan  sonra askere alındı. Askerden 40 gün sonra, mayıs 1986’da firar edip, Yunanistan’a kaçtı. Fransa’da iltica etti. Yeniden roman yazmaya ve resim yapmaya başladı. Politik ve edebiyat dergilerin de makaleleri yayınlandı. 1988’ de evlenerek Avustralya’ya yerleşti. Bu kıtada ilkin iki yıllık resim ve heykel kolejini (Greensborough TAFE COLLEGE - NMIT) bitirdi. Daha sonra Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsüne (RMIT) bağlı, PUBLİC ART bölümünde üç yıl Resim ve Heykel eğitimi yaptı. Şimdiye kadar toplam 6 ülkede altmışa yakın kişisel resim sergisi açtı. 13’ü roman, 7’si şiir, 2’si masal olmak üzere 30 kitabı yayımlandı. 2011 yılı Abdullah Baştürk işçi edebiyat ödülü ,Grizu 4 ciltlik romanına verildi.Halen Avustralya'da yaşamaktadır.