Destinaaaaa desem arkasından dı rı rım dım dım dım dım dım diyerek, o kulaklarınıza kazınmış melodiyle karşılık verecek kaç kişiyiz? Hani eskidir biraz Destina şarkısı ondan böyle söylüyorum. 1988’de Yeni Türkü tarafından seslendirilen sözleri Lale Müldür’e bestesi Selim Atakan’a ait o unutulmaz şarkı Destina.. Şeyda Bozkurt’un Destina adlı şiir kitabını görür görmez dilime dolandı şarkı. Ve kitabı okurken de arka planda çaldı durdu. Okuduğum kitap derin ve duygusal dizelerle örülü, okuru kendi iç yolculuğuna davet eden bir eser olarak oldukça etkileyici bir okuma deneyimi yaşattı bana. Destina, şiirin gücünü ve etkisini hem estetik bir dille hem de yaşanmışlıkların derinliğiyle sundu. Kitapta, insan ruhunun farklı katmanları, aşkın ve özlemin hüznü, aynı zamanda umudun aydınlığı etkileyici imgelerle işlenmiş. Bozkurt’un sade ama vurucu dili, adeta her mısrada bizi düşünmeye, hissetmeye zorluyor. Şiirlerinde, aşkın hüzünlü yanından, geçmişin izlerini sürmeye kadar pek çok tema var, bu da kitabı oldukça zengin ve çok yönlü kılıyor.Bir şiir okuru olarak, Destina gibi bir kitabı elinize aldığınızda hissedeceğiniz o ilk heyecanı düşünün. Şiir okumanın güzelliği, her dizenin sizi bir yerlere götürmesi, bazen geçmişe, bazen hiç tanımadığınız hislerin derinliklerine inebilmesi. Şiir, kelimelerin ötesinde bir şey; ruhun bir parçası gibi adeta. Şeyda Bozkurt’un kaleminde, bu yolculuk daha da özel bir hal alıyor. Kitap boyunca, sanki sizin için yazılmış dizeler buluyor, her bir satırda kendi hikayenizi yeniden okuyorsunuz. Şiirler bazen bir dua gibi, bazen bir fısıltı, bazen de yüreğinde çakan bir şimşek. Şeyda Bozkurt’un Destina’sında da işte o ruh var. Kitabı elinize aldığınızda, her dize sanki size bir şey anlatıyor, sizinle konuşuyor. Belki de şiirin en güzel yanı bu: