Puan

8.310 üzerinden
6,3bin kişi
Filozof Kral - Platon
9/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2024 22:51
Öyle bir kitap düşünün ki günümüzden 2400 sene önce yazılmış olsun buna rağmen içinde yazılanlar günümüzde bile geçerliliğini korusun ve kendisinden sonra gelen tüm felsefecilerin kıblesi olsun... DevletDevlet kitabı, SokratesSokrates'in ağzından söylenmiş öğrencisi Platon (Eflatun)Platon (Eflatun) tarafından yazılmıştır. Benzetmek gerekirse bu kitabın annesi Sokrates, babası Platon'dur. Felsefe tarihine adlarını altın harflerle yazdırmış iki dev isim (Sokrates'in Savunması'nda olduğu gibi) aynı kitapta. Hocası Sokrates'in Atinalılar tarafından öldürülmesinden sonra Platon yazmıştır. Sokrates “Dinsizlik” ve “gençlerin ahlakını bozma” gerekçesiyle mahkeme önüne çıkarılmış ve ölüm cezasına çarptırılmıştır. Semavi dinler bile yokken bir insanın “Dinsizlik” ile suçlanması biraz tanıdık geldi. Sokrates'e verilen ölüm cezası, Cehalet ve Dogmatizmin nasıl kötü sonuçları olduğunun somut göstergesidir. Sokrates'in ağzından çıkan cümlelerin gerçekte ne kadarı Sokrates'e ne kadarı Platon'a ait olduğu muallaktır. Benim şahsi görüşüme göre Sokrates'e ait olan bir çok ifadenin düzenlenmesi ve geliştirilmesi tamamen Platon'a aittir. Hocasına saygısından dolayı tüm ifadeleri Sokrates'in ağzından çıkmış gibi yazmıştır. Çünkü Sokrates yazılı eser yazmamıştır, konuşmaya önem vermiştir, Platon ise yazılı bir çok eser bırakmıştır. Platon olmasaydı Sokrates'e ait olduğunu öğrendiğimiz bir çok sözden haberimiz olmayacaktı. Hatta Sokrates diye bir felsefeci olduğunu bile dünya bilmeyecekti. O yüzden günümüzden 2400 sene önce bir çok eser yazıp bizlere bıraktıkları için Platon'a ve öğrencisi Aristo'ya sonsuz teşekkürler. Platon(Eflatun) M.Ö. 427 yılında Atina'da doğmuştur. M.Ö. 347'de ölmüştür. Kitabın orijinal ismi “Politeia“
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
İsmi Bulduk, Mirası Koruyamadık
10/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2026 20:03
Kitabın daha başında sahnede SokratesSokrates var ve anlatı Sokratik diyaloglar üzerinden ilerliyor. Yani çürütme, sınama ve ortaya çıkarma yöntemiyle… Sokrates aslında karşısındaki kişiyle değil, karşısındaki kişinin zihnindeki tanımla konuşuyor. Muhatap insan değil, fikirler. Bunu fark edince metnin derinliği başka bir yere taşınıyor. Yaşadığımız çağda kavramların herkes için bambaşka anlamlara sahip olduğu düşünüldüğünde, sanırım artık bizlerin de Sokratik yöntemle konuşmayı öğrenmesi gerekiyor. Zorlayıcı olsa da, yavaş yavaş, düşünerek ve sorgulayarak okunması gereken bir metin. Çünkü bu kitap hızlı tüketilmek için değil, zihni çalıştırmak için yazılmış. "Sokrates, sen insana yemediği haltı yedirirsin." S. 20 Platon (Eflatun)Platon (Eflatun)’un Devlet’inde sadece yasalar yazılmıyor; adeta bir ruh mimarlığı yapılıyor. Toplumu kurarken, insanın zihnine ilk yerleşen imgeler konuşuluyor, didik didik ediliyor. Çünkü Platon’un derdi yalnızca iyi yasalar koymak değil, iyi insanın nasıl yetişeceğini düşündürmek. Yaptığı şey neredeyse bir psikolojik diseksiyon. İnsanı parçalara ayırıyor, içindeki çatışmaları tek tek gösteriyor ve bunu yaparken şaşırtıcı derecede net gözlemler ortaya koyuyor. Şunu açık açık söylüyor gibi: İnsan önce hikâyelerle şekillenir, sonra alışkanlıklarla, en son akılla. O yüzden çocukken duyduğun masal, destan, şiir; ileride nelerden korkacağını, neye saygı duyacağını, neyi normal kabul edeceğini belirliyor. Platon da tam bu yüzden edebiyatı, sanatı ve anlatıları “güzel mi?” diye değil, insanı nereye götürüyor? diye tartışıyor. Bu bölümleri okurken insan ister istemez “ Sigmund FreudSigmund Freud’un atalarından biri Platon’dur” diye sezgisel bir bağ kuruyor. Çünkü arzuyu, aklı ve öfkeyi birbirinden ayırıp, bunların nasıl çatıştığını gündelik bir hikâyeyle anlatabiliyor. Platon burada sadece filozof
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Reklam
Devlet'i Anlamak İsteyenle Buyursun
4/10
·372 syf.··
Beğendi
·
2021 5. kitabı
Bu site için ilk incelemem olacak. Önüme düştüğü için yazıyorum. İnceleme yazmadan evvel başka arkadaşların incelemelerini de okuyayım dedim. Üzülerek söylüyorum ki çoğu kişi ne Platon'u tanıyor ne de dönem içinde Atina şehrinin yapısını/tarihini biliyor. Dolayısı ile Devlet kitabını da anlayamamış veya yanlış anlamış. Size bu şekilde yazılan kitapları okumadan evvel kısa bir dönem araştırması yapmanızı tavsiye ediyorum. Fikir vermesi açısından çok basitçe döneme bakalım isterseniz; 1) Bugün Yunanistan dediğimiz topraklarda ve Ege bölgesi ada şehirlerini de içine aldığımız M.Ö.750-150 yaklaşık dönem Antik Yunan dönemi olarak adlandırılır. Bunlardan iki şehir devleti dönem içinde mücadele eder; Sparta ve Atina. 2) Bu bölge ticaretin de gelişmesiyle oldukça gelişmiş ve zenginleşmiş bir bölgedir. Elbette bu şehir devletlerinin yönetim sistemleri bulunmaktadır. Sparta sert bir askeri diktatörlük üzerine kurulu, soylu bir askeri sınıf tarafından yönetilen, köleci ve Totaliter bir rejime sahiptir. Atina ise adaylıkların olduğu, partilerin ve destekçilerinin söz sahibi olduğu, şimdi bizim Demokrasi dediğimiz sistemi yine belli bir "Soylu" azınlığın içinde yaşatan, yani bir gurup seçilmişin ancak oy kullandığı veya seçilebildiği, köleci ve Aristokratik bir rejime sahiptir. 3) Millet ticaret ile zenginleşince aslında kökende soylu olmayan bir Burjuva (Tüccar diyelim) sınıfı ortaya çıkar. Bunlar "biz neden oy kullanamıyoruz veya seçilemiyoruz?" diye yaygara yapar. Para da olunca yavaş yavaş bazı hakları kazanırlar. Bu süreç sonrası artık Burjuva seçilmeye ve seçmeye başlamıştır. Toplumun çoğunu oluşturan Atina halkı seçilemez veya oy kullanamazdı. Köleler zaten insan bile değildi. 4) Atina devleti artık Burjuva ve Aristokrat soyluların iktidar mücadelesine girdi. Artık
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
2350 yıl öncesinde ideal Devlet Düşünceleri
7/10
·372 syf.··
2023 26. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2023 15:57
Platon (Eflatun)Platon (Eflatun), Antik Yunan deyince akla gelecek ilk isimlerden. Diğeri de Sokrates. Hocası zaten. Üniversitelerdeki akademinin temelini kendisi atmıştır. AristotelesAristoteles isimli öğrencisi ile birlikte en büyük üç felsefe üstadı olarak kabul görürler. Döneminde yaşayan çoğu önemli isimlerin aksine kendi eserleri günümüze kadar gelebilmiştir. Ortaya önce bir konu atması ve bunu anti bakış açısı ile hocası Sokrates ile birlikte çürütmek ve karşındakileri bu konuda ikna edebilene kadar devam etmekle ünlü bir kalemdir bana göre Eflatun. Hiciv, şaka da yine çok sık kullandığını da görmekteyiz. Ama eserlerini okurken sizde göreceksiniz ki; hangisi Sokrates in savunduğu, hangisi Eflatun un savunduğu , neyi tam anlamıyla destekliyorlar ve nereye varmaya çalışıyor pek anlamak mümkün değil. Hatta bu belirttiğim durum da çok sık tartışılmış bir konudur. Hatta bazı eserlerinde Eflatun un kendi düşüncesinin tam tersi düşünceleri de savunulduğu uzmanlar tarafından çok sık dile getirilmiştir. Genellikle benim en çok dikkatimi çeken kısım konuşmalar esnasında çoğunlukla bir yere varamamaları oldu. Bilindiği üzere politik felsefenin babası Eflatun dur. Günümüzdeki politikacılara baktığımızda net bir görüşlerinin olmadığını ve sık sık durdukları yerin tam zıttı yerde ilerleyen zamanlarda duruyor olmalarını babalarından alıyorlar olabilir ;))) Ruhun akıl, arzular ve duygular olduğunu ve yönetim merkezinin akıl olması gerektiğini söyleyen Eflatun, şu an incelemesini yaptığım DevletDevlet isimli kitabında aslında tüm düşüncelerini kendince açıklamıştır. Özellikle Sokrates in etkisinde olduğu ve hocasına olağanüstü bir saygı duyduğu da çok nettir. Benim okuduğum ikinci Eflatun kitabıdır. Diline ve tarzına alıştım. Sokrates'in SavunmasıSokrates'in Savunması incelememde şurada : https://1000kitap.com/gonderi/101414958 Devlet kitabı MÖ 375 li
Edebiyat
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Mağaradaki Gölgelerden Gerçeğe
7/10
·372 syf.·
2025 4. kitabı
Platon’un Devlet’ini elime aldığımda açıkçası biraz çekinmiştim. Kalın, eski ve felsefeyle dolu bir kitap… “Acaba sıkılır mıyım, acaba anlamakta zorlanır mıyım?” diye düşündüm. Ama sayfalar ilerledikçe kendimi beklemediğim kadar canlı bir tartışmanın ortasında buldum. Her şey çok basit bir soruyla başladı: Adalet nedir? Başta bu soruya herkesin bir cevabı vardır diye düşünmüştüm. Ama Sokrates’in karşısına çıkan fikirler “adalet güçlü olanın işine gelendir” ya da “dostlara iyilik, düşmanlara kötülük etmektir” birer birer çürütülünce benim de kafam karıştı. Demek ki adalet, düşündüğümden çok daha derin bir meseleymiş. Platon, adaleti anlamak için gözünü bireyden devlete çevirdiğinde şaşırdım. Ortaya üç sınıflı bir toplum çıktı: filozoflar yöneten, askerler koruyan, üreticilerin yaşamı sürdüren bir düzen. Adalet ise herkesin kendi işini yapmasıydı. O an düşündüm: Bizim toplumda gerçekten böyle mi işliyor? Yoksa herkes herkesin alanına karışıyor mu? Kitabın en çarpıcı kısmı hiç kuşkusuz mağara alegorisi oldu. Zincirlenmiş insanların sadece gölgeleri izlediği o sahne gözümün önüne geldiğinde ürperdim. Birinin zincirini kırıp dışarı çıkışı, gerçek güneşi görmesi ve sonra geri dönüp diğerlerini uyandırmaya çalışması… İşte filozof böyle anlatılıyordu. Ama aslında o zincirlenmiş insanlar bana çok tanıdık geldi: Belki biz de çoğu zaman gölgelerle yetiniyoruz. Devlet’i okurken sık sık kendime döndüm. “Benim için adalet ne demek? Hakikati görmeye cesaretim var mı? Yoksa zincirlerimle mi yetiniyorum?” Kitap bana kesin cevaplar vermedi ama zihnime yeni sorular ekti. Ve belki de asıl değerli olan buydu. Sonunda fark ettim ki Platon’un Devlet’i sadece bir felsefe kitabı değil. Aynı zamanda içsel bir yolculuğun rehberi. Sayfalar bittiğinde yolculuk bitmiyor; insan kendi içindeki
1000Kitap
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,8bin okunma
Reklam
Reklam