Tahmini Okuma Süresi:
2 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
72
Basım Tarihi:
Ocak 2025
Yayınevi:
Nika Yayınevi
ISBN:
9786256520479
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

8/10
·72 syf.··
2025 75. kitabı
·
17 saatte okudu
·
Okunma: 04 Eylül 2025 15:05
Her gün başka bir siyasi gündemle uyandığımız bu dönemde, belki de okunacak en doğru kitaplardan biri. Hükümet ile devleti birbirinden ayırt etmeyi öğrendik. Peki, ülke ve ulus kavramlarını devletten nasıl ayırt edeceğiz? Nedir bu devlet? Bu mistik şeyin besini nedir? Bourne, bu soruya “savaş” diye cevap veriyor. Savaş ve devlet ilişkisini incelerken çağının ötesine bir eser bırakıyor. İktidarların demokrasi kisvesi altında hâlâ bazı zümrelerin yuvası olduğunu, onları yüceltip geriye kalanlara kulaklarını tıkadığını söylüyor. Monarşinin hâlâ yaşadığını düşünüyor. Hatta partili sistemle iki büyük parti yaratıp seçmeni seçim yaptığına inandırarak muhalefetin sınırlarını bile belirliyor. Tanıdık geldi, değil mi? Aslında devletin bu manipülasyon biçimlerini bugün de her gün siyaset sahnesinde izliyoruz. Devletsiz bir dünya olabileceği fikri zihnimizden çok uzakta. Çünkü bizler sürü psikolojisini atlatamamış, bilinç düzeyi devlet eliyle sınırlandırılmış bir çağın içerisindeyiz. Ve savaş, fiilen yaşanmadığı yerlerde bile bürokrasi olarak devam ediyor. Vatandaşın gündelik hayatında hissettiği denetim, savaşın gölgesinden ayrı düşünülemez. Hükümetlerin içeriyi konsolide etmesinde dış politikalardaki savaşların etkisi büyük. Savaş korkusu, devleti her daim görünür kılıyor. Dış politika alanı ise hükümetlerin en özgürce kararlar alabildiği alan. Kitaba dair tek eleştirim, dağınık olması; o da yazarın kitabı tamamlayamamış olmasından kaynaklanıyor.
DevletA. Halim Karaosmanoğlu · Nika Yayınevi · 20254 okunma
10/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2025 133. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 28 Mart 2025 19:21
Barış zamanlarında, kendisini Devletin bir ifadesi ya da yaşayan bir parçası olarak hayal edebileceği hiçbir işlevi olmayan her bir yurttaş, casusları ve sadakatsizleri ihbar etmek, Hükümet fonlarını toplamak ya da resmi makamlarca gerekli görülen önlemlerin propagandasını yapmak için Hükümetin aktif bir amatör ajanı haline gelir. Barış zamanlarında sadece rahatsız edici olan ve gerçek bir suçla birleşmediği sürece yasalar tarafından ele alınamayan azınlık kanaatleri, savaşın patlak vermesiyle birlikte yasa dışı bir duruma dönüşür. Devlete yönelik eleştiriler, savaşa yönelik itirazlar, zorunlu askerliğin gerekliliği ya da erdemine ilişkin ılımlı görüşler, gerçek pragmatik suçlara verilen cezalardan çok daha ağır cezalara tabi kılınmıştır. Gazetelerde, kürsülerde ve okullarda ifade edildiği şekliyle kamuoyu tek bir blok haline gelir. "Sadakat" ya da daha doğrusu savaş ortodoksluğu, tüm meslekler, teknikler ve uğraşlar için tek test haline dönüşür. Bu durum özellikle entelektüel yaşam alanında geçerlidir. Burada en küçük bir lekenin tü m ruha yayılacağına inanılır; öyle ki bir fizik profesörü savaş konusunda en ufak bir şüphe taşıyorsa, fizik öğretmeye ya da bir üniversitede -öğrenim cumhuriyetinde- onurlu bir yere sahip olmaya ehil değildir. Bu şekilde lekelenmiş kişilerle sadece ilişkiye geçmiş olmak bile bir öğretmen i diskalifiye eder. Düşmanla ilgili her şey tabu haline gelir. Kitapları mümkün olan her yerde baskılanır, dili yasaklanır. Sanatsal ürünlerinin, onlardan zevk almasına izin veren ruha en ince ruhani yolla büyük zehirler zerk ettiği düşünülür.
Hayata Dair
DevletA. Halim Karaosmanoğlu · Nika Yayınevi · 20254 okunma