"...
Her türlü değerini minimize ederek atom- üstü bir yapıya ulaşmak isteyen XX. yüzyıl dünyasından, anlatı tekniği de payını almalıydı.Zira her şey parçalanarak değişiyor,küçülerek varoluyordu.XX. yüzyıl bir küçültme, minimize etme çağı idi; eski mutantan sofralar yerini fast- food atıştırmalara, sayfalar süren mektuplar yerini eksiltili harflerle yazılmış kısa mesajlara ve uzun anlatmalar/ izah etmeler kısa özetlere/abstractlara/brieflere indirgeniyordu.
İşte böyle minimize edilen bir çağda küçürek öyküler de XX. yüzyılın özellikle son çeyreğinde, zamansızlığa mahkûm insana tutulan bir aynadır.Bu ayna, hem çağın baskın değerlerini, hem de muhattap aldığı insanın parçalanmış ruhunu yansıtır..."( s.12 )
Ramazan Korkmaz/Türk Edebiyatında Yeni Bir Tür : Küçürek Öykü
"Dil Sürçmesi" Arzu Özdemir'in yüksek lisans yaptığı dönemde hocası olan ve küçürek öykülerini yazmasına vesile olan Ramazan Korkmaz' a ithaf ettiği bir kitap.
Kitabın başında kendisi hakkında verilen bilgide bile minimal bir anlatımı yeğleyen, "1979' da Elazığ' da doğdu.Henüz ölmedi." Arzu Özdemir' in kitabı, "Arzular, Dayatmalar, İlişkiler, Oyunlar" başlıklı dört bölümden oluşuyor. Kitaptaki her bölümde bölümün başlığıyla ilişkili küçürek öyküler yer alıyor.
Arzu Özdemir, kapitalist sistemin ve modern hayatın insanlara dayattığı açmazlara, günlük hayattaki çelişkilere, insan ilişkilerindeki hassasiyetlere, insanların iç dünyalarına ilişkin çok çarpıcı ve etkileyici ayrıntılara ,meselelere farklı açılardan bakarak öykülerinde ustaca yer veriyor.
Yazarın öykülerinde, kimi zaman kara mizah, kimi zaman ironi şeklinde yer alan mizahi yaklaşımlar da kitaptaki öyküleri daha etkileyici kılıyor.
(I )ARZULAR
BİLMECE
-hayatı iki harfle tanımlasana!
-Su
-Üç hafle tanımla.
-Aşk
-Dört harfle.
-Ölüm.
-Peki,