Adı:
Divanü Lügati't Türk
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
725
Format:
Ciltli
ISBN:
9789759971250
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Baskılar:
Divanü Lugati
Divanu Lugati
Divanü Lügati
Cömertlikte eli açık, ihsanda merhametli Allah'a hamd olsun. O ki, en sağlıklıların hasta, hitabeti en kuvvetlilerin konuşmaktan aciz oldukları bir devirde, haram ile mubahı açıkça belirten ayrıntılı bir izahla, Vahiyle birlikte Cebrail'i Allah Yolunun yolcusu olan, Mürşidi ve Kandili yücelten Muhammed'e (Allah'ın salat ve selamı onun, ailesinin ve şerefli neslinin üzerine olsun) gönderdi. İmdi, kul Mahmûd ibn el-Hüseyin ibn Muhammed (el-Kâşgarî) der ki: 1072 senesinde yazımına başlanan Kitâbu Lugâti't Türk bu sözlerle açılır. Asya içlerinden Anadolu'ya kadar uzanan coğrafyada dağınık bir biçimde yaşayan ve gün geçtikçe dünya sahnesinde etkilerini arttıran bu insanların kim olduğu sorusuna bir yanıt olarak yazılan kitap tüm Türk ve Türkmen lehçelerini bir araya getirmek amacıyla çıktığı yolunda, bu halkların yaşayışlarının, inançlarının, mitlerinin ve tarihlerinin tanığı olmuştur. Sayıları "sadece Cenab-ı Hak tarafından bilinebilecek" bu kavimlerin, alt-kavimlerin, kollar ve ailelerin kullandıkları sözcükler ve dillerini inşa ettikleri kaideler ve ilkeler Arapça lügatlarındaki tertip çerçevesinde aktarılmış âlimâne bir terkiple sunulmuştur. Dîvânü Lugâti't-Türk adıyla maruf bu eserin yeni bir Türkçe çevirisinin yapılması ve bu gizli hazinenin Arapça bilmeyen okuyucu için yeni bir düzen içinde sunulması şiarıyla yayınevimiz işe koyuldu. Mahmûd el-Kâşgarî'nin özgün eseri Arapça dilbilgisine ait sözcük özellikleri uyarınca sınırları çizilmiş sekiz kitaptan oluşur; her kitap, sözcüğün içerdiği harf sayısına/niteliğine göre kurulan çeşitli vezinlerle belirlenen alt bölümlere ayrılmıştır; sözcükler bu bölümler boyunca sıralanır ve dilbilgisi açıklamaları bu alt bölümlerin nitelikleri uyarınca ve -kitabın başındaki tanıtım bölümü hariç- yeri geldiğinde verilir. Bu düzen içinde sözcüklere ve açıklamalara ulaşmak modern okuyucu için zordur. Buradan hareketle Kabalcı edisyonunu metni eksiksiz ve işlevsel bir biçimde sunacak iki bölüm üzerine inşa ettik - önce özgün tertipdeki sırayla sözcükler ve açıklamalar sunulmakta, sonrasında ise kitapta geçen tüm sözcükler A'dan Z'ye çağdaş bir sözlük biçimi içinde tanımlarıyla birlikte yer almaktadır. Dîvânü Lugâti't-Türk'ün sayfaları içinde modern dilbilim kavramlarıyla aydınlatılmış kadim dili, tarihi, efsaneyi, katli ve katili, inancı ve inananları, yaşama ve ölüme, kışa ve bahara dair hikmetleri bulacaksınız... Mahmûd ibn el-Hüseyin der ki: Kitabımıza başlarken bildirdiğimiz Türk lehçelerini bir araya getirme, ilkelerini gösterme, kurallarını açıklama ve aralarındaki farkları iyi bir düzenle tanzim etme niyetimizi gerçekleştirdik. Vaadimiz yerine getirilmiş ve gayemize ulaşılmıştır. Tüm fazlalıkları, gereksiz süsleri, aşırılıkları ve metni uzatan unsurları kitabın dışında bıraktım. Son söz geldi çattı ve yazdıklarımız ebedi bir hazine olarak bâki kaldı. Kitap bitti. Hamd Ezeli ve Ebedi Olan Allah'a , salat ve selam Muhammed'e ve onun soyuna.
(Arka Kapak)
208 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Kaşgarlı Mahmud eserinde ifade ettiği şu sözle böyle bir sözlüğü yazmaktaki amacını dile getirmiştir:
"Türk dili ile Arap dilinin atbaşı beraber yürüdükleri bilinsin diye Halil'in Kitabü'l-Ayn'ında yaptığı gibi, kullanılmakta olan kelimelerle bırakılmış bulunan kelimeleri bu kitapta birlikte yazmak, ara sıra gönlüme doğar dururdu......".
Kaşgarlı Mahmud, Türkçenin İslamiyetten dolayı Türklerin bulunduğu coğrafyada önem kazanmış olan Arapçadan geri kalmadığını göstermeye çalışmış; sözlüğünde yer verdiği lehçeler arasındaki farklılıklar, şiirler, atasözleri ve deyimlerle bu amacını gerçekleştirmiştir. Kaşgarlı Mahmud'un bu sözlüğü yazmasındaki diğer önemli bir neden de Araplara Türkçeyi öğretmektir.
725 syf.
·Beğendi·10/10 puan
Tam 949 yıl önce bugün, 25 Ocak 1072’de Türkçemizin değerli ansiklopedisi Divanu Lügati’t Türk
(DLT) Kâşgarlı Mahmud tarafından yazılmıştır.

Kâşgarlı Mahmud’un tam adı Mahmut bin Hüseyin bin Muhammet'tir. Yazar babasından bahsederken onun Barsganlı olduğunu belirtir. Barsgan bugün Kırgızistan sınırları içinde kalan Isık Göl yakınındadır. Kâşgarlı Arapça, Farsça ve Rumca öğrenmiştir. Medreselerde hocalık yapmıştır. Kâşgarlı, Türk halklarının dillerini, tarihlerini, destan ve efsanelerini, mesel ve hikmetlerini öğrenmiştir. Eserini halifeye sunmuştur. Kâşgarlı eserini halifeye sununca 89 yaşında Bağdat'tan ayrılıp memleketine dönmüş, rivayete göre Opal köyüne yerleşerek burada kendi adını alan Mahmudiye medresesinde 8 yıl ders vermiş ve 97 yaşında ölmüştür. Naaşı Opal köyündedir. Sandukasında doğumu 1008, ölümü 1105 senesi olarak yazılmıştır.

DLT, 1072 senesinde yazılmaya başlanmış ve 4 kez baştan sona kontrol edilmiş, 10 Şubat 1074'te tamamlanmıştır. Elimizdeki tek nüsha, müstensih nüshası olup 1 Ağustos 1266’da Şam'da istinsah edilmiştir. DLT, 1914 senesinde Ali Emiri tarafından bulunmuş ve ölümünden sonra Ali Emiri'nin tüm eserleriyle beraber Millet Kütüphanesine bağışlanmıştır.

Şu an eserin tek nüshası İstanbul'da Millet Kütüphanesindedir. Eserde 8000'in üzerinde madde başı kelime vardır. 290 tane atasözü, 764 mısra tutan 91 adet şiir vardır. İlk Türk haritası da bu eserdedir. Kâşgarlı, 22 Oğuz boyu ve bunların damgasını da eserinde yazmıştır.
Kaşgarlı Mahmud
208 syf.
·Beğendi·10/10 puan
"Kaşgarlı Mahmut Divan-ı Lügat-it Türk Kitabında hadis olarak vermiş mesnediyle beraber"Yüce Allah Peygamberimize ben bir ordu kurdum adını TÜRK koydum onu azan kavimlere musallat ederim ya da azan kavimlerin üstüne gönderirim yola getirdikten sonra geri çekerim" Kaşgarlı Mahmut Allah O'na rahmet eylesin derki TÜRK milletinden başka hiçbir kavme Allah ad vermemiştir.Yani TÜRK MİLLETİ ORDU MİLLET OLARAK YARATILMIŞTIR. Tarihe bakarsanız göreceksiniz ki TÜRK'e kefen biçenlerin ölümü hep korkunç olmuştur."
Divanu Lugâti’t Türk, Türk dilinin bilinen ilk sözlüğüdür. 11. yüzyılda Kaşgarlı Mahmud tarafından Türkçeden Arapçaya yazılmıştır. Eserin tam adı “Türk lehçelerini toplayan kitap” anlamına gelmektedir. Karahanlı döneminde yazılan bu eserin tahmini bitiş tarihi 1077’dir. Zengin içeriği ve gramer bilgisi bile DLT, hem tarihi hem de günümüz Türk lehçeleri için çok önemli bir kaynaktır.
Bazı kaynaklarda yer alan alıntılardan yola çıkarak eserin birçok nüshası olduğu sonucuna varabiliyoruz ancak bu nüshaların günümüze ulaşmadığını, kaybolanlar arasında Kaşgarlı Mahmud’un el yazmasının olduğunu da görmekteyiz. Tarihsel süreçte pek çok kişi bu kitaptan yararlanmıştır. Kitabu’l İdrak’ın yazarı Ebu Hayyan, Âlim b. Muhammed el - Kaşgari, Mısır’daki Kıpçak Türk Devleti tarihçilerinden Bedreddin Ayni Divan’dan yararlanan önemli isimlerdir. Ünlü Osmanlı bilgini Kâtip Çelebi de DLT’nin bir nüshasını görmüş ve kısaca tanıtmıştır. DLT’yi ilk yayınlayan kişi ise Kilisli Rıfat’tır. Kendi eliyle kopyaladığı eseri bugün İstanbul Arkeoloji Müzesi Kütüphanesi yazmalar bölümünde saklanmaktadır.
Eserin yazılış amacı temelde Araplara Türkçe öğretmek olsa da Kaşgarlı Mahmud, DLT’nin ilk sayfalarında bu amacını Buharalı ve Nişaburlu iki ayrı imamdan işittiği “Türklerin dilini öğreniniz, çünkü onların egemenliği uzun sürecektir” hadisini tanık gösterir. Bu bir sahih hadis ise Türk dilini öğrenmenin Peygamber buyruğu ve dinî bir gereklilik olduğunu yazan Kâşgarlı Mahmud, hadisin sahih olmaması durumunda da aklın Türk dilini öğrenmeyi buyurduğunu söyler. Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın Malazgirt zaferinden hemen sonra İslam dünyasında Türklerin, Türklüğün ve Türk dilinin öneminin daha da arttığı bir dönemde Araplara Türkçeyi öğretmek, Türkçenin Arapça kadar zengin dil olduğunu ortaya koymak amacıyla Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü yazmıştır.
DLT, içeriğinde pek çok atasözü, kalıp ifadeler, anlamı verilen sözcüklerle ilgili örnek cümleler, etimolojik bilgiler, dini terimler bulunmaktadır. Pek çok araştırmacının farklı nüshalar üzerinden yaptığı çalışmalar sonucunda sözlükte ortalama 8000 sözcük olduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında dönemin edebi dili dışına çıkan Kaşgarlı Mahmud, diğer lehçeleri ve bu lehçelerin ağız özelliklerini de sözlüğünde tanıtmıştır. Ayrıca dönemin siyasi durumu, hâkim güçler de kitabın içinde yer yer geçmektedir. Sözlüğün içerisinde Kaşgarlı Mahmud’un hazırladığı bir harita da bulunmaktadır. Bugünkü bilgilerimize göre bu, bir Türk’ün çizdiği ilk dünya haritasıdır. Kâşgarlı Mahmud, dönemindeki Türk topluluklarının hangi bölgelerde yaşadığını göstermek amacıyla çizdiği bu haritaya bazı ulusların yaşadığı bölgeleri de ekleyerek yeryüzündeki belirli bölgeleri gösteren bir dünya haritası oluşturmuştur. Bugünkü haritacılık tekniklerine göre ilkel sayılabilecek bu harita, on birinci yüzyıl koşullarındaki coğrafyacılık bilgilerine ve tekniklerine göre çok ileri düzeydedir.
DLT’de yer alan bilgilere göre Kaşgarlı Mahmud’un babasının adı Hüseyin’dir. Babası Isık Göl civarındaki Barsgan şehrindendir. Kendisi Kaşgarlıdır. Kaşgarlı Mahmut her şeyden önce bir dil bilimci olarak tanınmalıdır. Yaşadığı dönemin Türk edebi dilini, Arapçayı ve Farsçayı çok iyi bilmektedir. Türkçe ile Arapçayı söz varlığı, gramer, sözlerin yapısı bakımından karşılaştıracak ölçüde bu dillere hâkimdir. Bu dillerin sadece gramer bilgisine değil, edebi bilgisine de sahip olduğunu Divan’da açıkça görmekteyiz. Hem Türkçenin hem Arapçanın dil bilgisini birleştirmiş ve Arapların bu dili daha iyi öğrenebilmesi için birçok kolaylık sağlamış olması bile Kaşgarlı Mahmud’u büyük bir dil bilimci yapmaya yetmektedir. Ahmet Caferoğlu, Kaşgarlı Mahmud’un çok yönlü bir şahsiyet olduğunu “İlk Türk sözlükçüsü, etnoloğu, etnografyacısı, halkiyatçısı, topomomastı ve coğrafyacısı” ifadeleriyle göstermiştir.
208 syf.
·14 günde·Beğendi·10/10 puan
Eser Araplara Türkçeyi öğretmek amacıyla yazılmıştır. O devir Türk dilini,kültürünü ve medeniyetini temsil eden emsalsiz bir hazine durumundadır. Eser Arap transkripsiyonuna uyularak yazılmıştır.
Gözden ırak olan gönülden de ırak olur.

Faziletin başı dildir.

Danışılmış bilgi güzelleşir, danışılmamış bilgi yıpranır.

Sınamayan aldanır, sakınmayan yutulur.

Cehennemin kapısını açan maldır.

İyilik yap suya at, pınarında dinle bulursun.

Yurt gider, töre kalır.

Karganın kocamışını kim bilir, kişinin gönlündekini kim anlar.

Çok sevinen, pek pişman olur.

Değirmende doğmuş sıçan gök gürlemesinden korkmaz.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Divanü Lügati't Türk
Baskı tarihi:
2007
Sayfa sayısı:
725
Format:
Ciltli
ISBN:
9789759971250
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Kabalcı Yayınevi
Baskılar:
Divanü Lugati
Divanu Lugati
Divanü Lügati
Cömertlikte eli açık, ihsanda merhametli Allah'a hamd olsun. O ki, en sağlıklıların hasta, hitabeti en kuvvetlilerin konuşmaktan aciz oldukları bir devirde, haram ile mubahı açıkça belirten ayrıntılı bir izahla, Vahiyle birlikte Cebrail'i Allah Yolunun yolcusu olan, Mürşidi ve Kandili yücelten Muhammed'e (Allah'ın salat ve selamı onun, ailesinin ve şerefli neslinin üzerine olsun) gönderdi. İmdi, kul Mahmûd ibn el-Hüseyin ibn Muhammed (el-Kâşgarî) der ki: 1072 senesinde yazımına başlanan Kitâbu Lugâti't Türk bu sözlerle açılır. Asya içlerinden Anadolu'ya kadar uzanan coğrafyada dağınık bir biçimde yaşayan ve gün geçtikçe dünya sahnesinde etkilerini arttıran bu insanların kim olduğu sorusuna bir yanıt olarak yazılan kitap tüm Türk ve Türkmen lehçelerini bir araya getirmek amacıyla çıktığı yolunda, bu halkların yaşayışlarının, inançlarının, mitlerinin ve tarihlerinin tanığı olmuştur. Sayıları "sadece Cenab-ı Hak tarafından bilinebilecek" bu kavimlerin, alt-kavimlerin, kollar ve ailelerin kullandıkları sözcükler ve dillerini inşa ettikleri kaideler ve ilkeler Arapça lügatlarındaki tertip çerçevesinde aktarılmış âlimâne bir terkiple sunulmuştur. Dîvânü Lugâti't-Türk adıyla maruf bu eserin yeni bir Türkçe çevirisinin yapılması ve bu gizli hazinenin Arapça bilmeyen okuyucu için yeni bir düzen içinde sunulması şiarıyla yayınevimiz işe koyuldu. Mahmûd el-Kâşgarî'nin özgün eseri Arapça dilbilgisine ait sözcük özellikleri uyarınca sınırları çizilmiş sekiz kitaptan oluşur; her kitap, sözcüğün içerdiği harf sayısına/niteliğine göre kurulan çeşitli vezinlerle belirlenen alt bölümlere ayrılmıştır; sözcükler bu bölümler boyunca sıralanır ve dilbilgisi açıklamaları bu alt bölümlerin nitelikleri uyarınca ve -kitabın başındaki tanıtım bölümü hariç- yeri geldiğinde verilir. Bu düzen içinde sözcüklere ve açıklamalara ulaşmak modern okuyucu için zordur. Buradan hareketle Kabalcı edisyonunu metni eksiksiz ve işlevsel bir biçimde sunacak iki bölüm üzerine inşa ettik - önce özgün tertipdeki sırayla sözcükler ve açıklamalar sunulmakta, sonrasında ise kitapta geçen tüm sözcükler A'dan Z'ye çağdaş bir sözlük biçimi içinde tanımlarıyla birlikte yer almaktadır. Dîvânü Lugâti't-Türk'ün sayfaları içinde modern dilbilim kavramlarıyla aydınlatılmış kadim dili, tarihi, efsaneyi, katli ve katili, inancı ve inananları, yaşama ve ölüme, kışa ve bahara dair hikmetleri bulacaksınız... Mahmûd ibn el-Hüseyin der ki: Kitabımıza başlarken bildirdiğimiz Türk lehçelerini bir araya getirme, ilkelerini gösterme, kurallarını açıklama ve aralarındaki farkları iyi bir düzenle tanzim etme niyetimizi gerçekleştirdik. Vaadimiz yerine getirilmiş ve gayemize ulaşılmıştır. Tüm fazlalıkları, gereksiz süsleri, aşırılıkları ve metni uzatan unsurları kitabın dışında bıraktım. Son söz geldi çattı ve yazdıklarımız ebedi bir hazine olarak bâki kaldı. Kitap bitti. Hamd Ezeli ve Ebedi Olan Allah'a , salat ve selam Muhammed'e ve onun soyuna.
(Arka Kapak)

Kitabı okuyanlar 78 okur

  • Bayram Kus
  • hatice ay
  • İbrahim ÖZTÜRK
  • Murat Tandoğan
  • Ukuş
  • Funda Usta
  • Mustafa uçar
  • Ayşegül
  • Ramazan Altınay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%6.9 (2)
9
%0
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0