Bundan yaklaşık 8 yıl öncesinde ilk Sarah Lotz - Üç ile tanışıp, küçük şehirde yaşadığımdan kitabı 1 yıl sonra bulabilmiştim. 1 yılın ardından kitabı elime aldığımdaki heyecanı anlatamam tabi. Kısacası 4 uzun bi süre boyunca rafta kalmıştı, ta ki dün okuyacak yeni bir kitabımın olmadığını fark edinceye kadar..
Roman 3 ten sonra, insan doğasının çoğu kez korku ve kaygıyla şekillendiğini, ayrıca insanın yaşadığı travmanın geleceği nasıl etkileyebileceğini vurguluyor. Farklı bir bakış açısıyla anlatılmış ve karmaşık insan ilişkilerini, çeşitli yaşam senaryolarını sorgularken buluyorsunuz kendinizi. Sosyal medyanın azizliğine uğramak diye bir terim vardır. Bu kitabı okurken bu durumun nasıl yaşanabileceğini gösteriyor bir nevi. Hem gerilim, hem de insan ruhunun derinliklerine dair düşündürücü bir yolculuk vaat ediyor, tavsiye ederim.
Dört aslında üç kitabının devamı gibi olsa da başlı başına da okunsa sürükleyici bir gerilim roman diyor arka kapak doğru mu tabiki hayır yani en azından sürükleyici ve gerilim kısmından geriye ne kalırsa o.
Kitap türü olarak gerilim ve korku dalında özellikle bir ilgim var. Bu ilgimi bugüne kadar sadece canım Stephen King den başka kimse dolduramadı kitaplariyla bu da olmadı yani olamadı daha doğru bir terim olur.
Kitap yolculuk amacıyla işletilen bir transatlantik gemisinde geçiyor. İlk gün herşey çok güzel ekstra lüks bir gemi barlar restorantlar mağazalar saunalar bla bla hani dışarıdan görüp de vay be dedirten gemiler var ya onlardan ki İstanbul doğumlu olarak ne zaman deniz kenarına insem mutlaka bir tanesini limanda demirlemiş görürdüm iste o gemilerden. Gemide mürettebat alt tabaka üst tabaka her tip insan bide medyumumuz var Celine dal Ray onu unutmayalım :)
Bunlar üç gün mutlu mesut gemide günlerini geçirirken bir anda gemiye virüs gibi bisey bulaşıyor ( gökten zembille indi ) sanırım aynı zamanda bir kadın ölüyor oda herhalde gizem olsun diye çünkü o kadar gereksiz bir ölüm şekli varki ölmek için ölmüş gibi ayni zamanda hayaletler sonra bana Shininig filmindeki gibi 237 nolu odadaki banyodaki kadın sahnesi gibi gizem katmaya çalışmış ve olmamış bir sahne daha bir sürü saçmalık var yani. Kitaba tam kaptiriyorum pat kopuyorum bir yerinde.
Hele o son Allahım böyle bir son olamaz tam bir Game of thrones finali hezeyanı yaşattı bana. Ne oldu bitti hop bir gazete küpürleri filan anlamadım galiba bu noktada anlamam lazımdı olayları ama I.Q. seviyemi ölçtürmem lazim. Yine beğenmedim beğenmedim beğenmedim. Kitaptaki tek doğrucu şey medyumların yalan dolanla milleti kandırıp dolandırmasi kısmı diyecektim ki onu bile hiç etmisin be yazar hanım.
Bence konusu itibariyle etkileyici, sürükleyici ve merak uyandırıcı bir kitaptı. Yer yer çevirisinde yapayliklar gözüme çarpsa da okurken sıkılmadım, kitabimizdaki karakterlerin birçoğunun guzel işlendiğini düşünüyorum.
OKYANUSUN ORTASINDA BİR YOLCU GEMİSİ, HER ŞEY YOLUNDA TÜM YOLCULAR GEMİDE KEYFİNE BAKIYOR.
TA Kİ İŞLENEN BİR CİNAYET, GEMİNİN ELEKTRONİK SİSTEMİNİN BOZULMASI, TUVALETLERİN ARIZA YAPMASI VE GEMİDE ÖNLENEMEZ BİR VİRÜSÜN ORTAYA ÇIKANA KADAR.
DIŞ DÜNYA İLE HİÇBİR BAĞLANTISI OLMAYAN, YARDIM ÇAĞRISI GÖNDEREMEYEN BİR GEMİ GÜNLERCE OKYANUSTA SÜRÜKLENİYOR.
ARAYA BAŞKA KİTAPLAR GİRİNCE BİTİRMEK UZUN SÜRDÜ, BUNUN NEDENİ ASLINDA BİRAZ DA KİTAPTAN KAYNAKLI. KURGU BU KADAR GÜZELKEN HİKAYENİN BU KADAR UZATILMASI ROMANDAN SOĞUMAMA SEBEP OLDU.
TAVSİYE EDİP ETMEME KONUSUNDA KARARSIZIM, ZATEN SATIŞTA OLMAYAN 2 KİTAP BEN DE SIRF MERAKIMDAN PDF FORMATINDA OKUDUM, ÜÇ KİTABINI TAVSİYE EDEBİLİRİM AMA DÖRT KİTABINI OKUMASANIZ DA OLUR
Denizin ortasında geçen her gerilim hikayesi gibi bu kitaba da büyük bir hevesle başladım ve hızla okudum. Gayet iyi başlayan öykü başladığı gibi sonlanmasa da gerilim severler okuyabilirler.