Tahmini Okuma Süresi:
4 sa. 5 dk.
Sayfa Sayısı:
144
Basım Tarihi:
Ocak 2019
Yayınevi:
Hece Yayınları
ISBN:
9786057547071
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·144 syf.··
2024 6. kitabı
Baba Tahir Uryan, Kürt şair ve filozof İran edebiyatının ilk yazılı kaynağı olması nedeniyle önemli bir yere sahiptir. Ömer Hayyam’dan 150 yıl, Yunus Emre ve Mevlana’dan 200 yıl önce yaşamış olan bir lehçe şairidir. Kürtlerin kullandığı lorî lehçesinde yazmıştır. Dû beyt (ikili dize) tarzını evrenselleştirip, yaygınlaşmasında önemli rolü vardır. Onun hem felsefi hem de aşka dair söylemi bir çok doğu şairini derinden etkilemiştir. Felsefi görüşü, imgeleri ve sınırsız doğa algısı ile kendisinden sonra gelen Ömer Hayyam, Yunus Emre, Mevlana Celaleddinî Rumî, Feqîyê Teyran, Melayê Cizîrî ve Ehmedê Xanî gibi birçok şairin ilham kaynağıdır. 1880 yılında Edward Fitzgerald adlı oryantalistin bir araya topladığı 260 dörtlük Baba Tahîr divanı adıyla, önce Tahran’da ardından da İstanbul’da yayımlandı. Baba Tâhir’in, şiirlerinde sık sık yersiz yurtsuz bir serseri hayatı sürdüğünden, tuğlayı yastık yapıp uyuduğundan, sürekli olarak sıkıntı içinde bulunduğundan söz etmesi bir kalender hayatı yaşadığını göstermektedir. “Uryân” lakabının da oradan geldiği düşünülmektedir. Baba Tâhir İran halkı arasında şairden çok bir sûfî olarak tanınır. Şiirlerinde dünyevî aşkla ilâhî aşkı birbirinden ayırt etmek çok zordur. Yazdığı kıtalarının büyük çoğunluğu dünyevî aşkla ilgilidir. Şiirlerindeki en büyük özellik, tasavvufî eğitim görmediği için duygu ve hayallerini herhangi bir abartmaya gerek duymadan yansıtması. Örneğin; Ömer Hayyâm yaşama zevkini ön plana çıkartırken , Baba Tâhir hayatın çilesini şiirlerinde konu edinir ve bu nedenle bedbin(karamsar)bir şair olarak tanınır. . . . .
DubeytîlerBaba Tahirê Uryan · Hece Yayınları · 20198 okunma
BABA TAHÎRÊ ÛRYAN (HEMEDANÎ)
Puan vermedi·144 syf.··
2023 18. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 01 Mart 2023 22:06
Li Ektebana (Hemedan)'ya ku paytexta Medan bu hatiye dinyayê Yekemin helbestvanê Kurdan ê ku tê zanîn û tê nasîn e Bi vi aliyê xwe dikare bê gotin ku bavê helbesta Kurdi ye Di helbestên xwe de li gel ku zaravayên Lorani Goranî û Kurmancî yên Kurdî bi kar aniye ci daye zarava û zimanên îrani ji Navek ji wan navên mezinên teriqeta "Ehl-il heq" e Helbestên wî ji aliyê endamên terîqetê ve bi berfirehi hatiye bikaranîn û bi saya wan heta roja me hatine. Ji xeyni "Dubeyti"yên wi yên ku li gelek zimanan hatine wergerandin berhemên wî yên bi navê "Al- Kalimat al Kisar (wecize) û Al-Futu- hat al-rabbaniya fi işarati al-Hama- diniya" (versiyona kurtkirina weci- zeyan) ji hene. Ji gotinên wî 368 heb li Tehranê hatinê weşandin Li hemedanê mirîye Helbesta wî ya bi navê Delal Ku dil dilber be lê xwe dilber kî ye Eger dilber dil be lê navê dil çî ye Ez dil û dîlber tev li hev dibînim Nizanim ku dil ku û dîlber kî ye Delal herdu çavê min qesrên te ne Nav her du çavê min cîhê pîyên te ne Ditirsim tu bi xafil gav biavêjî Û bi mijangên min biêşin pîyên te"
Kurdî
DubeytîlerBaba Tahirê Uryan · Hece Yayınları · 20198 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Baba Tahirê UryanYazar · 4 kitap
İran’da yetişen şâir ve velîlerden. Onuncu yüzyılın sonu ve on birinci yüzyılın başında yaşadı. İsmi Tâhir olup, Baba Tâhir ve Tâhir Uryân-ı Hemedânî diye meşhûr oldu. İran’ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri Hemedan’dadır. Baba Tâhir Uryân’ın hayâtı hakkında verilen bilgiler çok az olup, daha çok kerâmetleri hakkında kıssalar nakledilmektedir. O küçük yaştan itibâren ilim tahsili için gayret sarfetmekte bu hususta elde ettiklerini bir türlü yeterli bulmamaktadır. Nakledildiğine göre bir gün Baba Tâhir, Hemedan Medresesi talebelerine ilim elde etmek için ne yapmak lâzım geldiğini sordu. Talebeler onunla alay etmek için bir kış gecesini havuzun buzlu suyu içinde geçirmesi gerektiğini tavsiye ettiler. Baba Tâhir bu tavsiyeyi aynen tatbik etti. Ertesi sabah Allahü teâlânın ihsânı ve bereketi ile kendisini ilim nûru ile aydınlanmış buldu. Bu vakadan sonra Baba Tâhir Uryân hazretlerinin pekçok kerâmetleri görüldü. Bir defâsında Elvend Dağının karını, içindeki ilâhî aşk ateşinin harâretiyle eritmiştir. Bir kere de ilm-i heyete, astronomiye dâir kendisine sorulan meselenin hallini ayak parmağının ucuyla çizmiştir. Böylece Hemedan ve Turistan bölgesinde şöhreti artan Baba Tâhir Uryân’ın duâsına kavuşmak ve sohbetinden istifâde etmek isteyenler onun huzûruna koşmaya başlamışlardır. Nitekim Selçuklu Devletinin kurucusu Tuğrul Bey de Hemedan’a geldiği zaman, onunla sohbet etti ve duâsını kazanmayı büyük nîmet bildi. Tuğrul Bey Hemedan’a geldiği zaman üç zât vardı. Bunlar: Baba Tâhir, Baba Câfer ve Şeyh Hamşâd’dı. Bu üç zât, Hemedan şehrinin kapısında yer alan ve Hızır adıyla anılan bir tepenin yanında idiler. Sultan onları görünce bineğini durdurdu. İndi ve Vezir Ebû Nasr el-Kundûrî ile onların yanına gelerek ellerini öptü. Baba Tâhir, Sultana; “Ey Türk! Allah’ın kulları ile ne yapacaksın?” diye sorunca, Sultan; “Siz ne emrederseniz onu yapacağım.” dedi. Baba Tâhir; “Muhakkak Allah adâlet ve ihsân yapmayı buyurur.” (Nahl sûresi:90) meâlindeki âyet-i kerîmeyi okuyarak; “Allahü teâlânın buyurduklarını yap.” dedi. Sultan Tuğrul Bey ağlayarak; “Öyle yaparım.” dedi. Baba Tâhir, Sultanın elini tuttu ve; “Benden bunu kabûl et.” dedi. Sultan da; “Ettim.” dedi. Baba Tâhir parmağında bulunan ve yıllarca taktığı yüzüğünü parmağından çıkararak Sultanın parmağına taktı ve; “Âdil ol!” dedi. Sultan katıldığı her savaşta o yüzüğü parmağına takardı. Zâhirî ilimlerde âlim, tasavvufta yetişmiş bir velî olan Baba Tâhir Uryân’ın asıl şöhreti şâirliğinden gelmektedir. İran edebiyâtında daha çok Lûristan (Lûrî) lehçesiyle söylediği ârifâne ve etkileyici beyitleriyle ün kazanmıştır. Dübeyit adı verilen bu şiirlerin ölçüsü normal rubâî vezninden biraz farklıdır. Zamanla halk arasında yaygınlaştıkça bâzı değişikliklere uğrayan bu şiirler orijinalliklerinden bâzı şeyler kaybetmişlerdir. Baba Tâhir’in dübeyitleri (rubâi) dışındaki en önemli eseri, ahlâkî, tasavvufî konulardaki bâzı düşüncelerini özlü bir biçimde ifâde ettiği Arapça bir eserden Kelimâtü’l-Kısâr (Kısa Sözler) adlı mecmûadır. Tasavvuf erbâbı arasında büyük rağbet gören bu eser, yirmi üç bâbdan ibâret olup, Farsça ve Arapça çeşitli şerhleri yapılmıştır. Baba Tâhir’in dübeyitleri, bâzı gazelleri ve Kelimâtü’l-Kısâr adlı veciz sözler mecmûasını ihtivâ eden dîvânı, 1927 senesinde Armağan Dergisi’ni yayınlayan Hüseyin Vâhid Destgerdî tarafından Tahran’da neşredildi. Bu dîvânın Kelimâtü’l-Kısâr dışındaki dübeyitleri ve gazelleri ihtivâ eden kısmı Türkçe’ye çevrilmiştir. Kaynakların bildirdiğine göre Hemedan ile Lûristan’da yaşadığı anlaşılan Baba Tâhir Uryân 1010 (H.401) senesinde Hemedan’da vefât etti. Şehrin kuzey-batı tarafındaki Bun-i Bâzâr mahallesinde küçük bir tepe üzerinde defnedildi.