Baba Tahirê Uryan

Baba Tahirê Uryan

Yazar
9.8/10
9 Kişi
·
31
Okunma
·
59
Beğeni
·
5,4bin
Gösterim
Adı:
Baba Tahirê Uryan
Tam adı:
Baba Tahirê Uryan
Unvan:
Kürd şair ve filozof
Doğum:
Hemedan, 935
Ölüm:
Hemedan, 1010 (H. 401)
İran’da yetişen şâir ve velîlerden. Onuncu yüzyılın sonu ve on birinci yüzyılın başında yaşadı. İsmi Tâhir olup, Baba Tâhir ve Tâhir Uryân-ı Hemedânî diye meşhûr oldu. İran’ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri Hemedan’dadır.

Baba Tâhir Uryân’ın hayâtı hakkında verilen bilgiler çok az olup, daha çok kerâmetleri hakkında kıssalar nakledilmektedir. O küçük yaştan itibâren ilim tahsili için gayret sarfetmekte bu hususta elde ettiklerini bir türlü yeterli bulmamaktadır.

Nakledildiğine göre bir gün Baba Tâhir, Hemedan Medresesi talebelerine ilim elde etmek için ne yapmak lâzım geldiğini sordu. Talebeler onunla alay etmek için bir kış gecesini havuzun buzlu suyu içinde geçirmesi gerektiğini tavsiye ettiler. Baba Tâhir bu tavsiyeyi aynen tatbik etti. Ertesi sabah Allahü teâlânın ihsânı ve bereketi ile kendisini ilim nûru ile aydınlanmış buldu.

Bu vakadan sonra Baba Tâhir Uryân hazretlerinin pekçok kerâmetleri görüldü. Bir defâsında Elvend Dağının karını, içindeki ilâhî aşk ateşinin harâretiyle eritmiştir. Bir kere de ilm-i heyete, astronomiye dâir kendisine sorulan meselenin hallini ayak parmağının ucuyla çizmiştir. Böylece Hemedan ve Turistan bölgesinde şöhreti artan Baba Tâhir Uryân’ın duâsına kavuşmak ve sohbetinden istifâde etmek isteyenler onun huzûruna koşmaya başlamışlardır.

Nitekim Selçuklu Devletinin kurucusu Tuğrul Bey de Hemedan’a geldiği zaman, onunla sohbet etti ve duâsını kazanmayı büyük nîmet bildi. Tuğrul Bey Hemedan’a geldiği zaman üç zât vardı. Bunlar: Baba Tâhir, Baba Câfer ve Şeyh Hamşâd’dı. Bu üç zât, Hemedan şehrinin kapısında yer alan ve Hızır adıyla anılan bir tepenin yanında idiler. Sultan onları görünce bineğini durdurdu. İndi ve Vezir Ebû Nasr el-Kundûrî ile onların yanına gelerek ellerini öptü. Baba Tâhir, Sultana; “Ey Türk! Allah’ın kulları ile ne yapacaksın?” diye sorunca, Sultan; “Siz ne emrederseniz onu yapacağım.” dedi. Baba Tâhir; “Muhakkak Allah adâlet ve ihsân yapmayı buyurur.” (Nahl sûresi:90) meâlindeki âyet-i kerîmeyi okuyarak; “Allahü teâlânın buyurduklarını yap.” dedi. Sultan Tuğrul Bey ağlayarak; “Öyle yaparım.” dedi. Baba Tâhir, Sultanın elini tuttu ve; “Benden bunu kabûl et.” dedi. Sultan da; “Ettim.” dedi. Baba Tâhir parmağında bulunan ve yıllarca taktığı yüzüğünü parmağından çıkararak Sultanın parmağına taktı ve; “Âdil ol!” dedi. Sultan katıldığı her savaşta o yüzüğü parmağına takardı.

Zâhirî ilimlerde âlim, tasavvufta yetişmiş bir velî olan Baba Tâhir Uryân’ın asıl şöhreti şâirliğinden gelmektedir. İran edebiyâtında daha çok Lûristan (Lûrî) lehçesiyle söylediği ârifâne ve etkileyici beyitleriyle ün kazanmıştır. Dübeyit adı verilen bu şiirlerin ölçüsü normal rubâî vezninden biraz farklıdır. Zamanla halk arasında yaygınlaştıkça bâzı değişikliklere uğrayan bu şiirler orijinalliklerinden bâzı şeyler kaybetmişlerdir. Baba Tâhir’in dübeyitleri (rubâi) dışındaki en önemli eseri, ahlâkî, tasavvufî konulardaki bâzı düşüncelerini özlü bir biçimde ifâde ettiği Arapça bir eserden Kelimâtü’l-Kısâr (Kısa Sözler) adlı mecmûadır. Tasavvuf erbâbı arasında büyük rağbet gören bu eser, yirmi üç bâbdan ibâret olup, Farsça ve Arapça çeşitli şerhleri yapılmıştır. Baba Tâhir’in dübeyitleri, bâzı gazelleri ve Kelimâtü’l-Kısâr adlı veciz sözler mecmûasını ihtivâ eden dîvânı, 1927 senesinde Armağan Dergisi’ni yayınlayan Hüseyin Vâhid Destgerdî tarafından Tahran’da neşredildi. Bu dîvânın Kelimâtü’l-Kısâr dışındaki dübeyitleri ve gazelleri ihtivâ eden kısmı Türkçe’ye çevrilmiştir.

Kaynakların bildirdiğine göre Hemedan ile Lûristan’da yaşadığı anlaşılan Baba Tâhir Uryân 1010 (H.401) senesinde Hemedan’da vefât etti. Şehrin kuzey-batı tarafındaki Bun-i Bâzâr mahallesinde küçük bir tepe üzerinde defnedildi.
Delal,her du çavên min qesrên te ne
Nav du çavên min cihê piyên te ne
Ditirsim tu xafil gav bavêjî û
Bi mijangên min biêşin piyên te”

“Güzel, her iki gözüm senin saraylarındır
iki gözümün arası ayaklarının yeridir
korkarım gafil adım atarsın
kirpiklerimden acır ayakların”
Du zilfên te bûne têlên rebaba min
Tu çi dixwazî ji vê rewşa xeraba min
Tu ew î ku te ji min r yarîtî nekiriye
Çira her nîvê şevê tu têyî xewa min?
Her ew ku aşiqê ji can natirse
Aşiq ji zencîr û zîndan natirse
Dilê aşiq weke gurê birçî ye
Ku ew ji heyheya şivan natirse

-Bava Tahêr Ûryan-
Âşık olan canından korkmaz
Zincirden, zindandan korkmaz
Âşığın gönlü aç bir kurt gibidir
Çobanın heyheyinden korkmaz
Gam bahçesidir benim gönül bahçem, bak:
girdin mi nasibin kara güller olacak!
gel, sevgili, kalbimdeki bozkırları gez.
bak, otlar dört bir yana hicran salacak
Ez dê heta kengê bêm û biçim kuça te?
Çiqas bêm û biçim bêhêvî ji dîtina te?
Ji bo ku ez te bibînim li kuçeya te
Ji Xwedê natirsî, çiqas bêm kuçeya te?
**
Daha ne kadar sokağına gelip gideyim
Görmekten ümitsiz nice gelip gideyim
Ben seni görmek için sokağının başına
Allah'tan korkmaz mısın, nice geleyim
Eger ez nikarim te bibînim ez ê bibînin yên ku te dibînin.

Eğer seni göremezsem seni görenleri göreceğim.

Baba Tahirê Uryan/Hemedanî
Ezê ku serxweşê meya tirî me
Çira ji nazenîna xwe dûrketî me?
Ezê ku ji agirê te ez germ nabim
Çira ez korê dûyê mîhnetî me?
%24 (92/392)
·Beğendi·10/10
Kendisi aslında bir inceleme kitabı olan “Espîdebazê Hemedanî Baba Tahîr’ê Uryan” kıymetli hocamız Kadri Yıldırım’ ın güzel bir çalışması olarak karşımıza çıkmaktadır.

Kitab, temel olarak Baba Tahir’in hayatı ve şiirlerini konu almakta ise de, aslında onun yarattığı hayata bakış açısının kendisinden sonra gelen ilim ve edebiyat şahıslarını nasıl etkilediğini de bize göstermektedir.

Kitap, Baba Tahir’in dubeytî olarak nitelendirilen ve rubai olarak da isimlendirilen dörtlüklerini asıl yazılışı olan “Lorî” lehçesi (İran tarafında yaşayan Kürtler tarafından kullanılan bir lehçedir. ) ile birlikte Kürtçe’nin “Hewramî” ve “ Kurmancî” lehçeleri ile birlikte Türkçe karşılıklarını da içermektedir. Bu aynı zamanda Kürt dilinin ne kadar zengin bir dil olduğunu ve geçmişinin ne kadar eski olduğunu da gözler önüne sermektedir.

Eser, yazarın, bu önemli çalışmasının ne kadar Engin bir araştırma sonucu ortaya çıktığını da bize göstermektedir. Kürt şair, yazar ve bilginleri hakkında dünya çapında sayısız kaynak bulunduğunu da bu kitapta yer alan kaynakça aracılığı ile öğrenebiliyoruz. Örneğin Baba Tahir Üryan ve şiirleri hakkında “Konya müzesi”, “Berlin Kütüphanesi” ve “Tebriz Kütüphanesi” gibi çok sayıda yerde kaynaklar bulunduğunu görmekteyiz.

Kıymetli hocamız Kadri Yıldırım’a bu güzel çalışması için minnettarız.

Kitab her gün bir dubeytî ile güne başlamak isteyeceğiniz güzellikte şiirler barındırmaktadır.
208 syf.
·25 günde·Beğendi·10/10
Min ji klasîkên kurdî de kitêba ku yekem car xwendi bûm ev kitêb bû. Kurmancîyeke delal û zelal awaye ku fîlozofane dubeytên manedar ez serxweş kiribûm.. Baba Tahirê Uryan bi eslê xwe kurd e. Zaraveya lûrî nivîsandiye, ji bajarê Hemedanê rojhilata Kurdistanê ye.
Serhat İlhan
Serhat İlhan Espidebaze Hemedani - Hemedanlı Beyaz Şahin'i inceledi.
392 syf.
Çarînên bi Lûrî hatîye nivîsandin.Baba Tahir eşqa xwe ya ilahî bi zîmanek beşer anîye ber çavê me.Di çarînên Baba Tahir de keda ditina heqîqetê heye

Yazarın biyografisi

Adı:
Baba Tahirê Uryan
Tam adı:
Baba Tahirê Uryan
Unvan:
Kürd şair ve filozof
Doğum:
Hemedan, 935
Ölüm:
Hemedan, 1010 (H. 401)
İran’da yetişen şâir ve velîlerden. Onuncu yüzyılın sonu ve on birinci yüzyılın başında yaşadı. İsmi Tâhir olup, Baba Tâhir ve Tâhir Uryân-ı Hemedânî diye meşhûr oldu. İran’ın Hemedan şehrinde doğdu. 1010 (H.401) senesinde aynı yerde vefât etti. Kabri Hemedan’dadır.

Baba Tâhir Uryân’ın hayâtı hakkında verilen bilgiler çok az olup, daha çok kerâmetleri hakkında kıssalar nakledilmektedir. O küçük yaştan itibâren ilim tahsili için gayret sarfetmekte bu hususta elde ettiklerini bir türlü yeterli bulmamaktadır.

Nakledildiğine göre bir gün Baba Tâhir, Hemedan Medresesi talebelerine ilim elde etmek için ne yapmak lâzım geldiğini sordu. Talebeler onunla alay etmek için bir kış gecesini havuzun buzlu suyu içinde geçirmesi gerektiğini tavsiye ettiler. Baba Tâhir bu tavsiyeyi aynen tatbik etti. Ertesi sabah Allahü teâlânın ihsânı ve bereketi ile kendisini ilim nûru ile aydınlanmış buldu.

Bu vakadan sonra Baba Tâhir Uryân hazretlerinin pekçok kerâmetleri görüldü. Bir defâsında Elvend Dağının karını, içindeki ilâhî aşk ateşinin harâretiyle eritmiştir. Bir kere de ilm-i heyete, astronomiye dâir kendisine sorulan meselenin hallini ayak parmağının ucuyla çizmiştir. Böylece Hemedan ve Turistan bölgesinde şöhreti artan Baba Tâhir Uryân’ın duâsına kavuşmak ve sohbetinden istifâde etmek isteyenler onun huzûruna koşmaya başlamışlardır.

Nitekim Selçuklu Devletinin kurucusu Tuğrul Bey de Hemedan’a geldiği zaman, onunla sohbet etti ve duâsını kazanmayı büyük nîmet bildi. Tuğrul Bey Hemedan’a geldiği zaman üç zât vardı. Bunlar: Baba Tâhir, Baba Câfer ve Şeyh Hamşâd’dı. Bu üç zât, Hemedan şehrinin kapısında yer alan ve Hızır adıyla anılan bir tepenin yanında idiler. Sultan onları görünce bineğini durdurdu. İndi ve Vezir Ebû Nasr el-Kundûrî ile onların yanına gelerek ellerini öptü. Baba Tâhir, Sultana; “Ey Türk! Allah’ın kulları ile ne yapacaksın?” diye sorunca, Sultan; “Siz ne emrederseniz onu yapacağım.” dedi. Baba Tâhir; “Muhakkak Allah adâlet ve ihsân yapmayı buyurur.” (Nahl sûresi:90) meâlindeki âyet-i kerîmeyi okuyarak; “Allahü teâlânın buyurduklarını yap.” dedi. Sultan Tuğrul Bey ağlayarak; “Öyle yaparım.” dedi. Baba Tâhir, Sultanın elini tuttu ve; “Benden bunu kabûl et.” dedi. Sultan da; “Ettim.” dedi. Baba Tâhir parmağında bulunan ve yıllarca taktığı yüzüğünü parmağından çıkararak Sultanın parmağına taktı ve; “Âdil ol!” dedi. Sultan katıldığı her savaşta o yüzüğü parmağına takardı.

Zâhirî ilimlerde âlim, tasavvufta yetişmiş bir velî olan Baba Tâhir Uryân’ın asıl şöhreti şâirliğinden gelmektedir. İran edebiyâtında daha çok Lûristan (Lûrî) lehçesiyle söylediği ârifâne ve etkileyici beyitleriyle ün kazanmıştır. Dübeyit adı verilen bu şiirlerin ölçüsü normal rubâî vezninden biraz farklıdır. Zamanla halk arasında yaygınlaştıkça bâzı değişikliklere uğrayan bu şiirler orijinalliklerinden bâzı şeyler kaybetmişlerdir. Baba Tâhir’in dübeyitleri (rubâi) dışındaki en önemli eseri, ahlâkî, tasavvufî konulardaki bâzı düşüncelerini özlü bir biçimde ifâde ettiği Arapça bir eserden Kelimâtü’l-Kısâr (Kısa Sözler) adlı mecmûadır. Tasavvuf erbâbı arasında büyük rağbet gören bu eser, yirmi üç bâbdan ibâret olup, Farsça ve Arapça çeşitli şerhleri yapılmıştır. Baba Tâhir’in dübeyitleri, bâzı gazelleri ve Kelimâtü’l-Kısâr adlı veciz sözler mecmûasını ihtivâ eden dîvânı, 1927 senesinde Armağan Dergisi’ni yayınlayan Hüseyin Vâhid Destgerdî tarafından Tahran’da neşredildi. Bu dîvânın Kelimâtü’l-Kısâr dışındaki dübeyitleri ve gazelleri ihtivâ eden kısmı Türkçe’ye çevrilmiştir.

Kaynakların bildirdiğine göre Hemedan ile Lûristan’da yaşadığı anlaşılan Baba Tâhir Uryân 1010 (H.401) senesinde Hemedan’da vefât etti. Şehrin kuzey-batı tarafındaki Bun-i Bâzâr mahallesinde küçük bir tepe üzerinde defnedildi.

Yazar istatistikleri

  • 59 okur beğendi.
  • 31 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 60 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.