Oldukça farklı ve fantastik bir kitaptı. Ütopik olduğu kadar eleştirel bir tarafı da vardı yer yer. Oldukça akıcı ve ilgi çekici bir anlatımı vardı yazarın. Keyifle okudum.
Hepimizin iyi huylarını görmeye alışık olduğu, saf, güzel, yardımsever masal kahramanlarının farklı bir yüzü, onların kötü yollara sürüklendiği bir evreni, tek gerçek süper kahramanın Hazerfan Ahmet Çelebi ve Su Hatun olduğunu iddia eden bir makaleyi, bir kelimenin sırtında başka hikâyelere yapılan yolculukları, oğlunu taparcasına seven bir anneyi, herkesin bir bir öldüğü hikâyeyi, karısı ölünce kendine eş arayan Mustafa amcayı, satılmayan bir kitabın kahramanı Salih'i, bir arife gününü, renk kesintilerini, Osmanlı zamanlarına dayanan berberlik hikayelerini, yazdığı bir kitapla kendini o kitabın geçtiği kurgusal alemde bulan yazarı okuyoruz.
Şu kısacık anlatımda bile öykülerin ne kadar ilgi çekici olduğu anlaşılıyor bence. Gerçekten böyle öykülerin nasıl ortaya çıktığını, yazarın kafasının nasıl çalıştığını anlayamıyorum. Kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek şeyler birleşince ortaya harika bir kurgu çıkıyor. Bunu akıl edebilmek, kaleme almak ve bir kitap haline getirip okuruna sunabilmek başarıdır. Ben yazarın kalemini de anlatım tarzını da çok beğendim. Hiç sıkılmadan keyifle okudum. Okuru olduğu dünyadan çekip çıkaran, biraz mizah biraz eleştiri, çokça hayal gücü ile yeni dünyalara götüren bir kalemi var yazarın, daim olsun. Kesinlikle tavsiye ederim.