“Bazı şarkılar insanı hayallere daldırır. Bazen en ufak bir kelime ile çok uzaklara gidersin. Hayat hep yol sunar. Belki yanlış yoldasındır ama yine de gitmen gerekir.”
Düşe Yazdım; Emirhan Sarıca kaleminden, Ulysses Yayınlarından basımı yapılan, 160 sayfadan ibaret roman.
Bazı insanlar bizlere ders, bazıları hayatımızın anlamını bulmamıza yardımcı, bazıları ise kendimizi bilmemiz için gönderilmiştir. Hiç kimse hayatımıza öylesine girip, çıkmaz. Çıkmaları, bizim hayatımızdaki görevlerini tamamladıkları anlamını taşıyor. Eğer ki; almamız gereken dersleri almamışsak; bu döngü sürekli başımıza gelir.
Kahramanlarımız; Çağrı, Esra ve Ayda... Ortak noktaları ise konservatuar.
Çağrı müzisyen olmak ister, Esra şair.
Esra' lar birden başka bir şehre taşınmışlardır. Gitmeden önce Çağrı' ya bir defter bırakır. Tek şartı vardır Esra' nın; Çağrı' nın, her gün defterin bir sayfasını okuması...
Çağrı ile Ayda; ilk karşılaşmada kavga etseler de; sonraları iyi arkadaş hatta arkadaşlık boyutunu da geçerler.
Esra' nın bıraktığı defterdeki sırlar, Çağrı ile Ayda' nın hayatlarını etkiliyor. Peki neydi bu sırlar?
Esra, bu sırları nereden bililyordu?
Esralar neden bir anda şehir değiştirmeye karar verdi?
Bazı şarkılar insanı hayallere daldırır. Bazen en ufak bir kelime ile çok uzaklara gidersin. Hayat, daima bir yol sunar. Belki yanlış yoldasındır ama yine de gitmen gerekir. Ne kadar zor olsa da gitmelisin. Bildiklerini yapmak yerine yaptıklarını bilmelisin.
Ayağını yere sağlam bas,
Sırtını güvenmediğine dayama,
Ardını kollamadan emin olma...
Siyah, deri defteri elime tutuşturup gitti. “Güzel Adam’a” yazıyordu ilk sayfada. Kimdi Güzel Adam? Ben kimdim? Herkes imkânsıza bağımlıydı bu hayatta. Kaç defa sınayacaktı hayat beni? Kaç defa sınanacaktım sevdiklerimle, gerçeklerimle? Ben