Hellooo
Yıllar önce yayınlanan ve yayınlandığı dönemde epeyce ses getiren Fallen serisine başladım.
Evet o dönemde popüler kültürün kölesi olmayacağım seni okumayacağım desem de meğerse çokta birşey kaybetmemişim.
Yani bilmiş bilmiş konuşmak istemem sonuçta serinin bir filmi bir de dizisi yayınlanmış ama bence kitabı o zamanlar okusaydım da vasat bulabilirdim.
Kurgu olarak oluşturulan dünya ve yaşanan olaylar çok iyi lâkin diyaloglar, betimlemler, anlatımlar o kadar basit ki yazarın yetersizliği mi yoksa o dönemin çeviri eksikliğimi bilemiyorum.
Öncelikle Luce'un Daniel'e onu bir yerlerden tanıyor gibiyim o çok yakışıklı, ona karşı konulmaz derecede çekiliyorum ama Cam'e karşı da boş değilim sorunsalı çok sevimsizdi. Penn'in de dediği gibi "Sen ve senin adımlarını takip edemiyoruz" kızım!
Sonucu bilirken Cam detayına bu kadar gerek var mıydı? Bence yoktu. Bu arada seriye devam edeceğim. Sonuçta serinin tamamını neredeyse 15 yıldır kitaplığımda tutuyorum. Öyle hemen kestirip atmayacağım ama büyük heveslerle de okumayacağım kesin.
Düşmüş melekler arasında iyiler ve kötüler var. Ölümlüler arasında da aynı şey geçerli. Spoiler olmaması için kim iyi kim kötü demeyeceğim ama okurken az çok anlıyoruz.
Luce cocukluğundan beri bazı gölgeler gören sorunlu genç bir kız. Yaşadığı trajik bir olay sebebiyle mahkeme onu sorunlu gençlerin bulunduğu bir enstitüye gönderir.
Burada karşılaştığı Daniel ise çok daha farklı bir gizem.
Luce her on yedi yıl da bir ölüp yeniden doğuyor ve her defasında Daniel ile karşılaşıp birbirlerine aşık oluyorlar. Bu döngü Daniel için çok daha zorlu. Zira kendisi ölümsüz ve her defasında Luce'u kaybetmenin acısını yaşıyor. Luce ise her defasında bir önceki yaşadığını unutuyor.
Bu defa herşey daha farklı. Neden niçin tabiki kitapta ya da dizide
DüşüşLauren Kate · Epsilon Yayınları · 2017813 okunma
Bu kitap için hissettiğim tek şey hayal kırıklığı. Malesef kitabın harika bir konusu olmasına rağmen yazar kitabı rezil bir hale getirmeye başarmış.
Betimlemeler çok zayıf, karakterler tam olarak oturmamış, en saçma olan kısımsa yazar gizem yapacak diye kendisini o kadar kasmış ki kitapta adam akıllı bir şey anlatmamış...
Normalde mitolojiye ilgi duyuyorum. Düşmüş meleklerin efsanesini büyük bir merakla okumuştum. Belkide bu konuda bilgim olduğu için kitap bana bu kadar yavan gelmiştir bilmiyorum.
Bana kızanlar olabilir ama ilk defa bir kitabın filmini kitaptan daha çok sevdim. Filmde her şey daha güzel anlatılıyor...
DüşüşLauren Kate · Epsilon Yayınları · 2017813 okunma
Bu kitabı ilk gördüğümde liseye gidiyordum. Okulda biri pencerenin önüne bırakmıştı. Kapağını görünce meraklanıp arkasını okumuştum, hemen bi yere not etmiştim ve tabii ki ilk fırsatta satın almıştım. Biri sevgililer gününe özel olmak üzere toplam 5 kitaplık bir seri. Kitap cennetten düşen melekleri konu alıyor ve düşen meleklerden birinin kısır döngüye girmiş aşkında yoğunlaşıyor. Fikir güzel ve merak uyandırıcı ama bir yerden sonra hadi artık ne olacaksa olsun da bu işin sonu nereye varacak görelim dedirtiyor. Yine de serinin devamını okuma isteği uyandırdı.
DüşüşLauren Kate · Epsilon Yayınları · 2017813 okunma
Düşmüş meleklere dair fantastik türde 4 kitaptan oluşan serinin 1. kitabı. Bu türde okumayı sevenler için tatlı bir atıştırmalık. Konusu;her 17 yılda bir yeniden doğan Luce'la düşmüş bir melek olan Daniel'in macera ve aşk dolu serüvenini anlatmakta.
.
Seriyi bikaç yıl önce okumuştum aslında ama arkadaşımla tekrar okuma kararı aldık. Aynı kitabı birkaç kez okumakta bir behis yok sanırım, üstelik tam da okuma iştahınızın kapandığı sıralar sevdiğiniz bir kitabı okumak iyi geliyor.
.
Bu ilk kitabın filmi de mevcut yalnız tüm uyarlamalarda olduğu gibi kitapla film arasındaki farklar gözden kaçmıyor (1500 kez falan izleyince :))) ıhhımmm neyse keşke filmin devamı da gelseydi iyi olurdu tüm güzellikler yarım kalmalarıyla mı meşhur olmalı? Başrolde Daniel Grigori'yi canlandıran Jeremy Irvine var - Charles Dickens'ın Büyük Umutlar kitabının film uyarlamasından da tanıdığımız. Okuyacaklara keyifli okumalar dilerim.. Kitapla kalın..