Son yüz yıllar içinde yaşayan ve kayıtlara geçen öyle isimler var ki; onlar yetenekleri ve zekaları ile dünyayı değiştirmişler. Genç yaşlı, büyük küçük herkesin tanıdığı bu isimlerden biri de Albert Einstein.. Almanya doğumlu, Yahudi kökenli bir aileden olan Einstein, teorik fizikçidir. Ailesi beş yaşına geldiğinde, Katolik Hıristiyan okuluna göndermişlerdir. Bilime olan ilgisini, farklı ve meraklı, zeki bir çocuk olduğunu burada ortaya koymaya başlamıştır. Bu dönemde amcasının hediye ettiği pusula sayesinde, içine kapanık ve suskun bir çocuk olan Einstein, bilimin gizemlerini keşfetmeye başlamıştır.
Okul hayatında Latince ve matematik dışındaki derslere ilgisi olmadığı için hep kötü notlar getirmiş, asi kişiliği sonucunda okuldan uzaklaştırma almıştır. Babasının kötü giden işleri sonucu İsviçre’ye taşınınca burada liseye başlamış, mezun olmuş ve gerekli yaştan altı ay küçük olmasına rağmen Politeknik’e kabul edilmiştir. Dünya standartlarındaki fakültede fizik alanında yükselmiştir. Adolf Hurwitz ve Hermann Minkowski gibi ünlü matematikçiler, Einstein’ın profesörleri arasındadır. Derste sadece zorunlu deneyleri değil, kendi tasarladığı deneyleri de yapmıştır. Patent ofisinde işinde, büyük kısmı elektrik sinyallerinin aktarımı ve elektriksel-mekanik zaman eşgüdümü ile ilgili çalışmalar yapmış, bu iki teknik soru hakkında yaptığı düşünce deneyleri, Einstein’ın ışığın doğası ile zaman, uzay ve zamanın ilişkisi hakkında radikal sonuçlara varmasını sağlamıştır. Sonraki yıllarda Zürih Üniversitesi'nde kuramsal fizik profesörü olmuştur. Artık büyük bir bilim adamı olarak tanınmış, fizik ve matematik alanında yaptığı çalışmalar sayesinde 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü'nü kazanmıştır.
“Yüksek Ruhlar Serisi”nin bu kitabında Einstein’in hayatı, çalışmaları, asi kişiliği ve