Başkalarının bakış açısını alma becerisi ile benliğin ortaya çıkışı eşzamanlıdır. Benlik geliştiğindeyse, etrafta başkaları olmasa da var olmaya devam eder. Çünkü insanlar başkalarını zihinsel olarak temsil edebilir ve davranışlarının başkaları tarafından nasıl görüleceğini hayal edebilir.
Bu da hikayede eksik parçanın sembolik olarak genellenmiş başkaları olduğu fikrini akla getirir. Bazen eksik parça benliğimize çok küçük, çok büyük, sivri ya da kare gelebilir. Yani bir türlü uymaz, sığmaz. Bazen de sıkıca tutunmadığımız, benimsemediğimiz için kaybedebiliriz ya da çok sıkı tuttuğumuz, benimsediğimiz için kırılabilir.
Sonunda ‘doğru’ eksik parça bulunduğunda, genellenmiş başkalarının yani toplumun ve kültürün temsilleriyle birlikte olduğumuz için, önceden yaptığımız gibi solucanlarla konuşamadığımızı, çiçekleri koklayamadığımızı ya da böceklerle yarışamadığımızı fark ederiz. En önemlisi ‘eksik’ parçamız kalmadığında kendi şarkımızı söyleyemeyiz. Hayatımızı şekillendirdiğimiz ve bize dayatılan normlarla birlikte belli ölçüde özgürlüğümüzü ve benliğimizin bir parçasını da kaybederiz. Çünkü genellenmiş başkaları benliğimize işlemiştir ve bu bakış açısı istediğimiz davranışları yapmamızı engeller.
Kahramanımızın ilk karşılaştığı parça ‘ben kimsenin parçası değilim kendimin parçasıyım’ demişti. Son karşılaştığı parça ise ‘Hem başka birinin hem de kendimin olabilirim.’ der. Kendinin olmak ve aynı zamanda başka birinin parçası olmak ancak kendi kişisel normlarımızla başka birinin kişisel normlarının uyuşmasıyla olabilir yani genellenmiş başkalarına dair bakış açılarımızın uyuşmasıyla. Kitabın sonunda gördüğümüz gibi kahramanımızla eksik parça fiziksel olarak birbirleriyle tam olarak uyum içinde olmalarına rağmen, başkalarına dair bakış açıları uyuşmadığı için ayrılmış
Bazımız hissederiz onu, eksik parça, hani tamamlanamamışlık.. Hani hep ararız O'nu.. O gelcek ve biz tam olacağızdır.. Olmaz! İnsanızdır. Olmazdır!
Tatlı bir anlatım buna ve bize dair. O duyguya dair.. Bize ve boş gördüğümüz yanlarımıza, yaralarımıza.. Ah sevgili okur, bir parça sevgi işte..
Normalde bu tarz kitapları çok severim, küçük ama etkisi büyük dersleri hep böyle kitaplardan alırım ama maalesef çizimleri de hikaye de o kadar etkileyici değildi.
Sheldon Allan Silverstein, Amerikalı yazar, karikatürist, şarkı yazarı ve müzisyendi. Silverstein, 1930 yılında Chicago'da doğmuş ve 1999 yılında hayatını kaybetmiştir. Çocuk edebiyatının önemli isimlerinden biri olarak tanınır. Kitapları, mizahi dili ve eşsiz çizimleriyle dikkat çeker.
Chicago, Illinois'de doğup büyüyen Silverstein, Amerika Birleşik Devletleri Ordusuna alınmadan önce kısa bir süre üniversiteye gitti. 1950'lerde yükselişe geçerken çizimleri yetişkinlere yönelik Playboy da dahil olmak üzere çeşitli gazete ve dergilerde yayımlandı. Ayrıca hicivsel, yetişkinlere yönelik bir alfabe kitabı olan Uncle Shelby's ABZ Book'u da yazdı.