Kitap ilk başlarda sıkıcı gidiyordu ama sonradan hiç bitsin istemedim.
Kendi hayatımdan izler bulduğum kitapları hep sevmişimdir. Zeynebin yaşadıkları beni çok etkiledi. Yaptığı hatalarda boğulması, kendine yabancılaşması, kendini çıkmazda hissetmesi, kendiyle mücadele etmesi beni çok üzdü. Sonradan nefsiyle mücadelesi kendini gömüldüğü karanlıktan aydınlığa çıkarması ,sürekli nefsiyle konuşması beni çok duygulandırdı.
Herkesin kendinden birşeyler bulacağını, kendini sorgulayacağını, dersler çıkaracağını düşünüyorum.
Çok ama çok kıymetli bir kitap..
Dili yalın fakat anlamları fazlaca derin. Özeleştiri tadında yazılmış olması size kendinizi yargılanmıs gibi hissettirmiyor fakat aynı zamanda da sizi nefsinizle yüzleştirip yakanızı bırakmıyor. Günümüz koşullarında çoğu es geçtiğimiz gerçekle yüzleştiriyor insanı bunu yaparken de nasıl oldugunu anlamadıgım bir sekilde içinizi de ısıtabilen pamuk gibi bir kitap.. Yazara gerek üslubunun sıcaklığı ve samimiyeti gerekse bu konuları dert edinmesinden dolayı cok teşekkür etmek istiyorum. Bu kitabı ciltletip hafıza kütüphanemin en güncel raflarına koymak istiyorum.
Özellikle üniversite çağındaki gençlerimizin mutlaka okumasını tavsiye ederim.
Akıcı bir kitap, okunması gereken kitaplar içerisinde yer alıyor. Kitap bittikten sonra iç huzur hissedeceksiniz. Kendinize dersler çıkaracaksınız. Kendinize bir çay alın ve kitabı okumaya başlayın
Açıkçası tavsiye edeceğim bir kitap değil.
Beklentilerimin altında bir kitap.
Biraz hüsrana uğradım...
Kitabın kapağı ilgimi çekti.
Ve yayın evi (hayykitap) içeriği kötü bir kitap basmaz diye düşünerekten aldım.
Ama maalesef...
***
Bediüzzaman ın yazım tarzı kesinlikle menfi kötü olan şeylerden kalp ve ruh yara almasın diye bahsetmez. Fakat ne yazık ki onur kaplan kitabında bir o kadar da menfi kötü olan şeyler den bahsetmiş, yani okurken bir o kadar da kalp ve ruhunuz yara alıyor...
Naçizane düşüncem bu şeklide...
"Bâtılı tasvir, sâfi zihinleri idlâldir."
Bediüzzaman said nursi
***
Onur kaplan kitaplarında Risale-i nur dan alıntılara yer vermiş fakat menfi şeyleri cok tasvir etmiş. Hakiki bir nur talebesi tarzında olmadığını düşünüyorum...
Risale-i Nur mesleği ile alakaları olmayan ve Risale-i Nur gibi İman hakikatlerini anlatan bir eseri Şahsi Menfaatleri uğruna Risale-i Nur’u kullanan bu kişilerin kitaplarını Okumayın ve Okutmayın.
" Lütfen yanına bir fincan al mısralar sana çay ısmarlayacak. "
Çok güzel bi kitap tavsiye ederim.
Sizi vicdanınızla başbaşa bırakıcak sayfalara tek tek takılı kalıcaksınız. :)
Allah’ım bu nasıl bir kitaptı? Her satırı ruhuma işledi resmen. Meğerse ruhumun baya ihtiyacı varmış böyle bir şeye. Bazı yerlerde parağraflar çok uzun tutulduğu için kopma anları yaşanıyordu. Ama onun dışında asla ama asla kopma yapamıyor insan. Okurken kendinizi bulduğunuz, ruhunuza işleyen bir kitap. Kesinlikle okuyun.
Başlangıçta bir roman gibi başlayan daha sonra hep nefsiyle konuşan, sorgulayan, onunla mücadele eden bir kızın hikâyesini okuyorsunuz bu kitapta.
Evet kitaba şöyle genel olarak baktığımda güzeldi diyebilirim, sizi de karakterle birlikte içine çekip nefsinizle konuşturmanızı ve kendinizi sorgulamanızı sağlayabiliyor. Ayrıca altını çize çize bitiremediğim çok güzel alıntıları da oldu kitabın.
Ama okurken gerçekten çok sıkıldım. Dediğim gibi başlangıçta bir roman gibi, bir hikayesi varmış gibi ilerliyor. Fakat bir süre sonra karakterin nefsiyle konuştuğu o kısımlar o kadar uzatılmış ki ister istemez sıkılabiliyorsunuz. En azından benim için öyle olduğunu söyleyebilirim.
Hem hikâyeye devam edip hem de o konuşmalara yer verilseydi çok daha güzel bir kitap olabilirdi diye düşünüyorum.
Tabi ki kitabın artısı eksisinden daha fazla olduğu için yine de tavsiye etmekten kaçınmıyorum.
.
Herkesin kendinden bir şeyler bulacağına emin olduğum bu kitaba mutlaka bir şans verin derim.
Öncelikle bir insan ne kadar batarsa o kadar güçlü çıkarmış,bataklığın içinden.insan gücünün farkına varsa her şeyi yapabilir aslında. Elfida da ilgimi çok çeken bir kıssa var.PEYGAMBER EFENDİMİZE S.A.V 'e bir çocuk mektup yazıyor ve ondan bir oyuncak istiyor.ve o oyuncak onun elline geçiyor bir başkası vesile oluyor.tuhaf değil mi SEVGİLİ PEYGAMBERİMİZE S.A.V ONA mektup yazmak.o an düşünmedim değil ona bir mektup yazsam.içimi döksem ama utanırdım yazmaya ne diyecem ki onun için ne yaptım ki.
Bu utanç bana ömür boyu yetiyor,bazen çok dua ediyorum rüyamda görebilmek için ama sonra VAZ geçiyorum kabul olmasın diyorum duam ,çünkü utanıyorum ona layık olamadığım için utanıyorum. Bir şeyi çok isteyipte uzak durmak çok zor bir şey...
Minik bir dünya seyyahı olarak Elfida, Halıkını aramaya koyuldu.
Arapça bir kelime olan Elfida, feda etmek anlamındadır....................
..................
.....
.........
........
Onur Kaplan Mersin’de açtığım gözlerimi hayat sergüzeşti tenhalarında nerede duvara çarpacağımı bilmeden devam ettiren bir yolculuktu benimkisi. Ekonomi bölümü okumak için gittiğim Ukrayna’da, yıllar sonra asıl ekonomiyi damarlarıma kadar işlemiş dünya kokusunu silmek için bedenime Risale-i Nur dağıtımı ve tüketimi için kullanacağımdan bihaberdim. Hemen hemen herkesin üniversite okuma niyeti ile çıktığı bu yolda fani kokusu sinen her şey artık ruhumun kanallarını tıkamaya başlamıştı. Sancılar arasında dünya kokmaya dem tutmuş ruhumu da alıp gözlerimin dünyayı ilk gördüğü yere; Mersin’e döndüm. Şimdilerde dünyada bana cennet bahçesi olan bir yuvada eşim ve şeker şerbet bir çocuğa da babayım. Allah kader planımın en korunaklı sahnelerini yaşamam için toz tutmuş ayaklarımı Hayalhanem’e, omuz omuza haramlardan kaçan güzel yüreklere çıkardı. Ben de şer sandığım şeylerde Allah’ın var ettiği hayra mest olarak tozlarımı sildim. Dünyanın şaşalı boyasından henüz kendini sıyıramamış diğer insanları gördükçe artan yürek yangınım benliğimi kopararak Hayal ile sencilik yoluna çıktı. Bir kişiye daha nasıl ulaşabilirim dertleri her gece sabahlara kavuşurken şimdi kütüphanenize misafir olmaya geldim. Sizi de Hayalhanem’e bekleriz ancak biz orada pek misafir sevmiyoruz, evinize hoş geldiniz diye karşılarsak şaşırmayın:)