Elif Öğretmen

Hüseyin Yılmaz
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 20 dk.
Sayfa Sayısı:
400
Basım Tarihi:
2016
Yayınevi:
Hayat Yayinlari
ISBN:
9786051512174
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2018 8. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2018 19:37
Kitapta sadece Türk bir öğretmen hanımla Kürt bir gencin aşkı anlatılmakla kalmamış, Cumhuriyet tarihiyle ilgili bilinmeyenler/yanlış bilinenler aydınlatılmış, Türk-Kürt sorunu üzerinde durulmuş. Şahsen ben, Şanlıurfa'da doğmuş büyümüş, Kürtlerin içinde yaşamış, Türklüğüyle gurur duyan bir köy öğretmeni' adayı olarak, kitabın Kürt yalakalığı içerdiği görüşüne kesinlikle katılmıyorum ve eğer herhangi bir ırkı kendimden üstün görmediğimi, eşit olduğumuzu söyleyerek yalakalık yapmış oluyorsam o zaman Kürt yalakası olduğumu da kabul ediyorum. Oysa ki ben, doğudaki topraklarda öğretmenlik yapan Elif'te kendi geleceğimi gördüğüm için kitabı hemencecik bitirdim. Çok da zevk alarak. Üstelik erkek kahramanımızın bir Nurcu olması benim de işime geldi, romanı okuyayım derken sayfalarca da risale okumuş oldum :) Eğer köy hayatına benim gibi ilginiz varsa ve Türk-Kürt sorunu üzerine yazılmış bir roman okumak istiyorsanız tavsiye ederim. Keyifli okumalar..
Siyaset
Elif ÖğretmenHüseyin Yılmaz · Hayat Yayinlari · 201670 okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2020 20. kitabı
Elif Öğretmen Kitapseverlere tavsiyemdir. Son zamanlarda yazılmış, birçok açıdan değerlendirilmesi gereken çok başarılı bir eser, edebi açıdan okullarda edebiyat öğretmenlerinin öğrencilerine tavsiye edebileceği, kelimeleri adeta Türkçe ile yıkanmış bir roman. Türkiye’de Cemil Meriç’ten sonra “dile” bu kadar sahip çıkan başka bir yazar yok gibidir, kitapta “uydurukça” kelime bulunmamaktadır. Yazarın üslubu konunun gerginliğine rağmen insanı duygu çağlayanında coşturmakta, tasvirler ve tanımlamalar size coğrafyayı olduğu gibi anlatmaktadır. Hikâye ile hakikatin mezc edilip romanlaştırılması ayrıca ustalık işidir, Hüseyin Yılmaz bu işte en az “Amin Maalouf” kadar mahir. Yakın tarihimizin bilinmeyenlerini doğrularıyla bulabileceğiniz bu kitapta, Türkiye’nin sosyolojik gerçeklerini, Kürt halkının maddi ve manevi âlemini, öğretmenlerin doğuda görev yapıyorken taşıdıkları psikolojiyi ve insanlığı ve misafirperverliği ve saygıyı ve de aşkın anatomisini bulacaksınız… Eleştirilecek tarafı yok mu derseniz; Kitap kapağındaki hatun, bizim hayallerimizi kendine mahkûm eden, romana vurulmuş bir dizgin. Diğer baskılarda bu hatanın telafi edeceği ümidindeyim. Böyle bir eseri kütüphanemize kazandırdığından dolayı Hüseyin Yılmaz’a teşekkür ediyorum…
Elif ÖğretmenHüseyin Yılmaz · Hayat Yayinlari · 201670 okunma
Aşk, dram ve hayattaki gerçeklerimiz
10/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2019 17. kitabı
Okuduğum ve etkilendiğim kitapların başından gelir. Kitapta anlatılan sadece batılı bir Türk öğretmen ile doğulu bir Kürt gencin aşkı değil. Anlatılan mevzu milliyetçilik akımı ile Osmanlı milletleri arasına özellikle de Cumhurriyet ile tavan yapan milliyetçiliğin ve 80’lerden sonra terör meyvesini veren trajik bir süreci iki gencin üzerinde oturtmuş yazar. Ne yazık ki yüzyıllardan beri Kur’an’ın bayraktarı iki kardeşin düşman edilmesi ve ülkenin bölünmesine götürülen bir plan. Aynı zamanda bu kardeşliği tesis etmenin reçetesini de yazmış yazar. İman ve Kur’an kardeşliğinde tesis edilecek kardeşliğin olması temennisiyle. Bu kitabın olabildiğince okutulması lazım. Ben çok ama çok beğenerek okudum çünkü kendimi de bir parça içinde buldum. Eminim ki okuyan herkesin kendisini bir parça içinde bulacağını biliyorum. Tavsiye ettiğim ve okuyan herkes hayran kalmıştır.
Elif ÖğretmenHüseyin Yılmaz · Hayat Yayinlari · 201670 okunma
Sosyal olaylar etrafında yaşanan bir aşk romanı...
10/10
·400 syf.··
2019 347. kitabı
Hüseyin Yılmaz ismi bana yabancı değildi. Geçmişte yayınlanmış eserlerini biliyordum. Ama uzunca bir zaman suskun kaldığını da yeni öğrendim. Yazarımız Elif Öğretmen’le suskunluğuna son vermiş. Son vermekle kalmamış, avazı çıktığı kadar ses veriyor. İslamın kuşatıcı güneşinin altına çağırıyor bizleri. Kurtuluşun sende bende değil, bizde olduğunu söylüyor. Romanın mekânı Çet köyü. Nereye mi bağlı? Adıyaman’ın Gerger ilçesine. Köy dağın başında. Yol desen, eh işte, paldır küldür. Elif bir gaye ile, bile isteye kendini buraya tayin ettiriyor. Maksat, Kürt çocuklarını Türkleştirmek ve böylece onlardan intikam almak. Neyin intikamı diye soracak olursanız izninizle onu kitabın kendisine bırakacağım. Elif’in gelişi köye müjde gibi düşüyor. Köy ağalarından Rıza ve ailesi Elif’e sahip çıkıyor. Köy şartlarında iki göz odası olan okul var. Bu odalardan birine yerleşiyor Elif. Diğeri ise okulun tek dersliği. Rızanın eşi Seher İstanbul görmüş bir hanım. Kızı Kader’i, yoldaş olsun diye Elif’in yanına katıyor. Kader de okulun on bir öğrencisinden biri. Sanırım dördüncü sınıf öğrencisi. Sınıf birleştirilmiş. Birden beşe bütün sınıflar bir arada. Çocuklar gelişmiş. Recep isminde biri var. PKK sempatizanı. Oğlu Halid. Elif’in beşinci sınıf öğrencisi. O da babası gibi sempatizan. Ahmet köyde gizemli biri. Ara ara Cuma geceleri ezan okuyor, Cuma namazını da kendisi kıldırıyor. İmam değil ama çok güzel ezan okuyor. Köye gelişi, köyde oluşu, yaşayışı hep sırlar barındırıyor. Otuz yaşlarında. Risale-i Nur okuyor. Görüş ve düşüncelerini köydekilerle müzakere ediyor. Onları etkiliyor. Onlara işlerinde, tarlalarında hep yardımcı oluyor. Karşılığında sadece dua istiyor. Ona veli diyenler de oluyor, deli diyenler de. Ama Çetliler onu çok seviyor. Yaz aylarında çocuklara Kur’an öğretiyor.
Edebiyat
Elif ÖğretmenHüseyin Yılmaz · Hayat Yayinlari · 201670 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Hüseyin YılmazYazar · 17 kitap
Hüseyin Yılmaz, Adıyaman vilayeti, Gerger kazasına bağlı Çobanpınar Köyü doğumlu... Nüfusa kaydı, 01/01/1960 diye düşülmüş. Doğru mu? Belli değil... Belli değil, çünkü ilk okulu bitirirken kaydını kendisi yaptırır. Evden kulağına 1960 doğumlu olduğu fısıldanmıştır. Günün ne ehemmiyeti var, yılbaşı en rahat akılda kalanı. Bölge insanın ekseriyeti de aynı gün doğumlu değil mi? Hiç değilse hemşehrileriyle kayıtta bir birlikteliği var. İlk okulu köyünde bitirir. Köyde elektrik yok, yol yok, su yok. Güzel bir tabiattan başka ne vardı ki zaten? Hâlâ öyle... Tek fark, haşarı çocukların kafasını andıran yara bere içinde bir yol, elektrik, bir de telefon. İlk okul dördüncü sınıfta Kitaplık Kolu Başkanlığına seçilince küçücük okul kütüphanesine adımını atar . Elinin uzandığı ilk kitap, Binbir Gece Masalları. Gördüğü ilk kıza vurulan köylü çocuğunun ilk sevgilisidir Binbir Gece. Gerger Orta Okulu’nda arkadaşları arasında ilk öne çıktığı ders edebiyat olur. Kompozisyonda her zaman sınıf birincisidir. Hocasının da teşvikiyle küçük küçük denemeler, hikâyeler, hâtıralar karalamaya başlar. Lise tahsili için Adıyaman’a gelir. İkiz kardeşi ile birlikte Adıyaman lisesine yakın bir yerde tek göz bir oda kiralar. Yarı aç yarı tok tam üç yıl. Ömrünün en güzel demleri olması gereken üç yıl sefâlet içinde geçer. Lise yılları izm’lerin cirit attığı yıllar. Yılmaz ‘ın da arayışları olur... Kısa sürelerle teknesini farklı farkyı limanlara yanaştırır. Bu arayışlar onu daha çok okumaya, daha çok düşünmeye sevkeder. Lise son sınıfta bir İstanbul gazetesinde ilk yazıları neşredilir. Dünün taşra çocuğu artık gazete sayfalarında ismini okumakta, alışık olmadığı vaadler dünyasına kanat çırpmaktadır. Bahtına Üniversite İmtihanlarında iş olsun kabilinden yazdığı Bursa İktisat Fakültesi düşer. Tek tesellisi hülyâlarıının şehrine gidecek olmasıdır. Bursa’yı ne kadar bilir, bilir miydi? Hayır... Sadece coğrafya dersinde yeşil bir şehir olduğunu okumuş ve kelimenin büyüsüne kapılmıştır. Bursa yılları, yazarlığını pekiştirdiği yıllardır. Muhtelif gazete ve dergilerde yazıları daha sık görülür.Bir ara okulu dışardan bitirme düşüncesiyle, aldığı bir dâvete de uyarak, İstanbul’a kapağı atar. Kabiliyetlerinden faydalanılmak için çağrıldığı gazetede sadece dokuz ay kalabilir. Bizans yadigârı entrikaların tezgahı İstanbul’da fazla tutunamayınca okulunu bitirmek için Bursa’ya döner. 1986’da askerliğe gitmeden kısa bir süre önce ve beş parasızken evlenir. Meriç kıyılarında bir köy karakolu komutanı olarak askerî vazifesini yaparken bir taraftan da kitap yazmaktadır. İlk kitabı “Hüzün Çiçeği”nin mühim bir kısmı Sarıcaali Köyü karakolunun Meriç’in muhteşem manzarasına bakan bahçesinde yazılır. Yazar ilk kitabına nakış nakış Bursa’yı işler... Askerlik sonrasında İstanbul’a yerleşir. Üç yıla yakın bir kısmı Zaman gazetesi olmak üzere beş yıl kadar gezetecilik yapar. İyi bir araştırmacı ve iyi bir yorumcu olarak dikkat çeker. Fakat dik başlılığı bir harami gibi sürekli yolunu kesmektedir. O da eğilmesinin beklendiği her yerde kapıyı çarpıp çıkmayı tercih eder. Bu ruh hâli belki de ona yetiştiği coğrafyanın mirasıdır. 1992 yılında bütün hedef ve ideallerine sırt dönüp bir ticâri tezgahın başına geçtiğinde henüz otuziki yaşındadır. Arkasında dokuz kitap, bir yığın yazı, konferans ve televizyon programı ve kendi çapında şöhret bırakmıştır. Ben ne yaptım, deyip uyandığında arkasına bir on yıl daha atmıştır. Kısmen dünyayı kazanmış, ama bu onun ruh dünyasını tatmin etmemiş, acılarını dindirmemiştir. Düşünmek için yaratılmış olduğunu düşünen yazar, zaman zaman bir ilk mektep mezunun ticarî başarılarının arkasından şaşkınlıkla bakmıştır. 92’de bıraktığı yere dönmek için kolları sıvar, ama on beş kayıp yılı vardır. Tek tesellisi kitapların yol göstericiliği yerine bu onbeş yılda hayatın kılavuzluğundan ders almış olmasıdır. Küçücük bir teselli, yoktan iyi... Elif Öğretmen, bu çeyrek asrın olgunlaştırdığı meyvedir. Bir bakıma Doğu Gerçeği ve Müslüman Kürtler’in tamamlayıcısı bir roman. Yazar, bu ülke ve milletin birlik ve saâdetine hizmet edecek bir unsur olarak gördüğü romana, Elif Öğretmen’e kırk yıllık meşguliyeti olan Kürt Meselesini taşır. Lirik bir şiiri andıran bu romanı yazar, hayatının bir yerde varlık sebebi olarak görüyor.