Анна Каренина

Lev Tolstoy
Onun bir kocası olduğunu biliyordu; lakin adamın varlığına inanmak istemiyordu. Bilhassa o kocanın, sarsılmaz bir mülkiyet duygusuyla kadının elini sükûnetle kavradığını gördüğü an, gerçeklik tüm çıplaklığıyla yüzüne çarpıvermişti.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Alıntı
Buraya, onun bulunduğu yerde olmak için gelmişti. - Geleceğinizi bilmiyordum. Neden geliyorsunuz? - Neden mi geliyorum? - diye tekrarladı, gözlerini doğrudan onun gözlerine dikerek. - Biliyorsunuz… Sizin bulunduğunuz yerde olmak için geliyorum. Başka türlü yapamam. Onun söylediği şey, Anna'nın ruhunun en derininde duymayı arzuladığı, fakat aklının korkuyla susturmaya çalıştığı sözlerin ta kendisiydi.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
"Seryoja," dedi Anna. "Onu sev; o benden daha iyi, daha nazik biridir ve ben ona karşı suçluyum. Büyüdüğünde, olanları sen tartıp yargılarsın!" "Senden daha iyisi yok!.." diye haykırdı çocuk gözyaşları içinde, büyük bir çaresizlikle. Annesini omuzlarından yakaladı ve gerginlikten titreyen kollarıyla, var gücüyle ona sarılmaya başladı.
Sayfa 518·Kitabı okudu
Alıntı
Son zamanlarda Anna'nın giderek daha sık üzerine çöken o kıskançlık nöbetleri Vronskiyi dehşete düşürüyor ve her ne kadar bunu gizlemeye çalışsa da, kıskançlığın sebebinin kendisine duyulan aşk olduğunu bilmesine rağmen, onu içten içe soğutuyordu.
Sayfa 353·Kitabı okudu
Alıntı
Rusların görücü usulü evlenme geleneği yakışıksız ve kaba bir şey sayılır, herkes onunla alay ederdi; prensesin kendisi bile. Ama bir genç kız nasıl evlenmeli, nasıl evlendirilmeli - buna kimsenin verecek bir cevabı yoktu.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
Rusya'da insanlar elli yaşında kendilerini yaşlı sayarken; Fransa'da elli yaşındaki bir kişi kendisini 'hayatının baharında' (en verimli çağında), kırk yaşındaki bir kişi ise kendisini genç olarak görür.
Sayfa 541·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
Reklam