Eyvah Kitap ((6, 7, 8 ve Lise Sınıfları))

·
Okunma
·
Beğeni
·
3136
Gösterim
Adı:
Eyvah Kitap
Alt başlık:
(6, 7, 8 ve Lise Sınıfları)
Baskı tarihi:
Ekim 2006
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756227640
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günışığı Kitaplığı
Çocuklarımız ve gençlerimizin neden "eyvah kitap" dediğini dillendiren öyküler!


Yazar Mine Soysal bu kitabını, okuma eğilimleri üzerine sohbet ettiği 40 binden fazla öğrenciden esinlenerek kaleme aldı. Çocukların, gençlerin gözünden "kitap" ve "okuma" kavramlarına sıradışı açılardan yaklaşan deneme, aynı zamanda ülkemizde son yıllarda bu alanda yaşananları da tartışmaya açıyor. Kitapta yer alan ve gençlerin "kitap okuma" deneyimlerini içeren şaşırtıcı, düşündürücü, hatta komik öyküler eğitimcilere, ebeveynlere, çocuklara ve gençlere birlikte tartışma olanağı sunarken, çarenin bireysel haklara saygı göstermek, nitelikli seçenekler sunmak ve sınırsızca iletişim kurmak olduğuna işaret ediyor.

Bu kitaptaki öyküleri anlatanlar: Klasiklerden nefret ettiğini sananlar. Sürekli, Odana git, kitabını oku! denenler. Bilgisayarla kitaplar arasında seçime zorlananlar. Kitap okuduğu duyulursa karizmasının çizileceğinden korkanlar. Yalnızca kitap okurken kendini iyi hissedenler. Ailesi hiç kitap okumazken, tatilde bile kitap okuması beklenenler. Sadece Harry Potter kitapları okumak isteyenler. Öğretmenin ödev verdiği kitabı iğrenç bulanlar ve diğerleri...

Kitapta yer alan 32 öykü: Aptal mıyım Ben?; Kitaptan Kaç Alınır?; Odana Git, Kitabını Oku!; Okuma Saati Çilesi; Bilgisayar mı, Kitap mı?; Çok Para Gerekliymiş; Bizimkiler Hep Kitap Okur; Şimdi Keyfim Tıkırında; Duyulursa Karizmam Çizilir; Kararı Babam Verir; Aile Klasiklerimiz; Ödev Verdiler, İğrençti!; Konsantre Olamıyormuşum; Öğrenmekle Ne İlgisi Var?; Kitap Okumak Zorunda Değilim!; Zorla Şiir Okunur mu?; Kitap Başına Yirmi Lira; Böyle Armağan mı Olur?; Ortadan Toz Olmak; Okurken İyiyim; Ayın Okuyan Öğrencisi; Biz Kitapla mı Büyüdük?: Harry Potter Okumak; Gazeteci Ailenin Gazeteci Kızı; Bari Tatilde Rahat Bırakın!; Büyüyünce Okursun; Televizyonla Olur mu?; Önyargı da Ne Demek?; "Oku" Demekle Olur mu?; Okulda Yazar Var; Öyle Yalnızım ki...; Okulla Aram Yoktur; Bu da Benim Öyküm.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Eyvah kitap!

Kitabımız kısa kısa hikâyelerden oluşuyor. Hikâye diyorum ama aslında hayatımızda hemen hemen her gün başımıza gelip bizlere önemsizmiş gibi görünen ve bir o kadar da insanı kitaptan, kitap okumaktan soğutan meselelere değiniyor yani güzel bir farkındalık oluşturuyor diyebiliriz.

Bilirsiniz insanlar ne okursa, ne izlerse o konuda uzmanlaşırlar, onun içindir ki hemen hemen tüm vatandaşlarımız ya siyasetçidir, ya bilim adamı ya da din hukukçusudur. Hani 2 – 3 tane felsefi romanı okuyup aşk romanları okuyanları küçük görür, popüler kültür vs. diye laflar söyleriz ya işte kitap genel olarak bu ve benzeri konulara dikkat çekiyor. Tabii ki belli başlı yazarlar ve eserlerin okunması şarttır ama her bu tarz kitap okuyanı eleştirmek, yermek veya küçük düşürmek kesinlikle doğru olarak görünmemesi lazım ve yine eminim ki okunulan o klasiklerde, felsefi ve bilim kitaplarında da bunları öğrenmiyorlardır. Kimi klasik okumayı sever, kimi çizgi roman okumayı, kimi polisiyeyi kimi ise manga okumayı. Bir insan klasik vs. okuyorum diye karşısındaki kişiyi okuduğu kitaplara göre yargılayıp, bir tanım yapıyorsa ve kendi aklınca kısıtlı görüyor ise ya okunulan kitaplar işe yaramıyor demektir ya da yazarımızın da kitapta dediği gibi “Ben bilgili olmak, bir şey öğrenmek için kitap okumuyorum” sözü hem dolaylı yoldan doğrulanıyor hem de okuma amacı bu olmasa da bir şeyler öğrenmek için de okununca öğrenemediklerini göstermiş oluyorlar.

Yeri geldiğinde zevkler ve renkler tartışılmaz deriz ama okunulan kitap türlerinde söylediğimiz bu sözü unutur, kendimizle de çelişiriz. Bana da bu tarz sorular geliyor maalesef, bu kadar roman okuyacağına bilimsel kitaplar okusana diye ama maalesef ki en son hangi bilimsel kitabı okudun diye sorduğumda da cevap alamıyor oluyorum. Ben öğrencilerimle aşk romanı da okuyorum, manga da okuyorum, klasik de okuyorum ve bunun sonucunda okuduğum her farklı türden de farklı farklı tatlar alıyorum. Keşke ama keşke sözde iyi bir şey yapıyormuş gibi görünüp etrafımızdakileri kitaplardan soğutmaktan vazgeçebilsek.

Heyecan dolu güzel bir kitap okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum, seviyorum sonuçta. Kimi gerçekten bilgi sahibi olmak için okur, kiminin ise gerçekten de sığındığı bir liman olur kitaplar. Kaçış edebiyatı deriz ya hani, o da çok eleştiri alır bazı kesimlerden ama Tolkien’in de dediği gibi kaçıştan sadece gardiyanlar rahatsız olur. Kitaplar ve bazı türler, evet sığındığı bir liman olabiliyor çoğu kişilere, işte bu limanı veya limanları insanların elinden almak, almaya çalışmak niye? Bunu anlayamıyorum. Bu sorunun cevabını alabilsem, kibir değil de başka bir şey olduğunu öğrenebilsem belki bu kadar da büyük bir konu olmayacak. Edebiyat öğretmenleri mesela güzel bir edebi eseri ödev olarak okuturlar ve bu eserin de öğrenci üzerinde büyük bir etki oluşturmasını beklerler. Peki sizce de her öğrencinin o hep okutulduğunu bildiğimiz eseri beğenmesini beklemek, onu çok sevip elinden bırakamayacağını düşünmek yanlış değil mi? Bazı ebeveynlerimiz tarafından da “Çabuk ders çalış” mantığında kitap okuması istenilir, bunu da çok merak ediyorum gerçekten çocuğu kitap okumaya teşvik ediyor mu yoksa soğutuyor mu diye…

Kitap hakkında son diyeceklerim ise ilk bakışta çocuk kitabı gözükebiliyor ama kesinlikle yetişkinlere ve eğitimcilere yönelik ve muhakkak da okunması gereken bir kitap. Tavsiye edilir.
128 syf.
·2 günde·Beğendi
Çocuklara hep kitap oku diyoruz. Peki biz onlara kitap oku derken ne yapıyoruz?Onlara nasıl örnek oluyoruz yoksa geçmişte yapamadıklarımızı çocuklarımız yapsın diye onlara olanak sağlayıp oku mu diyoruz.? Ne istediklerini sormadan onlara bunlar bitecek diyoruz.Mine Soysal bu kitabında çocukların neden kitap okumak istemediklerini, yaptığı söyleşilerdeki çocuklardan dinlediği öyküleri kitaplaştırarak anlatmıştır.Aslında çocukları kitap okumalarını sevmelerini engelleyen onların düşüncelerine değer vermeyen, onların çocuk olduğunu unutup yanlış kitaplar öneren onları kitap okumayı zevkli bir hale getirmekten çok onlara bir işkenceye nasıl getirdiğimizi çocukların anlattıklarından anlıyoruz. Bu kitabı öğretmenler, anneler ve babalar bana göre kesinlikle okumalıdır. Çocuklarımıza kitap oku derken onlarında düşünceleri olduğunu unutmayalım. Onlarında düşüncelerine değer verelim.
128 syf.
·5 günde
Biizi.kitap okumaktan soğutan olaylara değiniliyor yani kitap farkındalık yaratıyordu.
Çocuklara kitap.oku diye ısrar eden birçok ebeveyin var hayatımda peki bizim.kitap okumamızi söyleyen ebeveyinler ne yapıyorlar neden kitap okuyarak örnek olmuyorlar.Yazar çocukların neden kitap okumak istemediğini anlatıyor
Keyifli okumalar
128 syf.
·Beğendi·10/10
Odana git kitabını oku!
Bilgisayar mı,kitap mı?
Duyulursa karizmam çizilir
Öğrenmekle ne ilgisi var vb. Bir çok başlık ile kişilerin kitap okuma zamanları geçmektedir.Neden okumadıklari yada okudukları gibi.
128 syf.
·2 günde
Çocukken kitaplara yönelik tutumunuz nasıldı?

Aile ve okul çevreniz okuma sürecinizi nasıl etkiledi?



Mine Soysal'ın Eyvah Kitap adlı yapıtına "Çocuklara nasıl kitap okuma sevgisini kazandırabilirim?" diye düşünürken denk geldim. Yazarın bu yapıtı, kitap üzerine sohbet ettiği ilköğretim ve lise öğrencilerinin gerçek öykülerinden oluşmaktadır. Çocuklar her zaman kitap okumamakla suçlanır. Oysa neden kitap okuma alışkanlığını ve sevgisini kazanamadıkları üzerine hiç düşünülmez. Mine Soysal çocukların okuma eğilimlerini onların diliyle bize sunarak kitap-çocuk etkileşiminde rol oynayan bütün etkenleri de gözler önüne sermiştir.


Çocuğun kitaba ve okuma kavramlarına yönelik olumsuz tutumlarının nedenleri

1) Oğlanlar tarafından kitap okumanın kız işi olarak görülmesi.

2) Anne, baba, çocuk arasında kitaplar aracılığıyla ortak bir paylaşım alanı yaratılamaması

3) Kitap okuyan insanların kendini yaşamdan ve diğer insanlardan soyutladığının düşünülmesi

4) Kitap okumanın sıkıcı olduğu gerekçesiyle karizmayı çizdirmemek için kitaplardan kaçınılması

5) Bilgisayar ile kitap arasında kalan çocuğun çok uyaranlı ve ilgi çekici olduğu gerekçesiyle bilgisayardan daha fazla keyif alması

6) Çocuğun sürekli " Odana git kitap oku!" tümcesiyle karşılaşması sonucu, keyif aldığı birçok yaşantıdan kitap yüzünden yoksun kaldığını düşünmesi.

7) Okullarda uygulanan zorunlu okuma saatlerinin dayatma olduğu gerekçesi

8) Yetişkinlerin çocuğun okuyacağı kitabı onlara seçtirmemesi.

9) Klasikleri ve 100 Temel Eseri oku oku diye baskı yapılması.

10) Çocukların yaşamında okuma deneyimlerini paylaşacakları kimsenin olmaması

11) Çocuğa alımlayamadığı ya da beğenmediği kitabı zorla bitirmesinin dikte edilmesi

12) Büyüklerin çocukları kitap okumayı seven ciciler ve sevmeyen kötüler diye sınıflaması

13) Kitapların tek işlevinin çocuğa bilgi yüklemek olduğunun düşünülmesi

14) Çocukların gelişim seviyesine, ilgisine ve kendi gerçekliğine göre seveceği kitapları bulmakta güçlük yaşaması

15) Çocuğun yaşamında öykünebileceği bir bilinçli okurunun olmaması

16) Kitapların ceza olarak çocuklara sunulması.
(Sözgelimi çocuğun not kaygısı yüzünden kitap okuması.)

17) Çocukların yetişkin kitapları okumaya zorlanması

18) Yetişkin kitabını merak eden çocuklara ise "sen şimdi anlamazsın bunu" diyerek çocuğa kitabı onun anlayacağı şekilde tanıtmamak.

19) On sekizinci maddede olduğu gibi çocuğun kitaplara yönelik ön yargılı tutumlar geliştirmelerine neden olmak.

20) Çocuğun okuduğu kitap hakkında hiçbir bilgi sahibi olmadan gerçekçi olmayan fikirler yürütmek.



Bu listeye gözlemlerim sonucu eklemeler yapacağım. Çocukların bu sorunlarını bilmeden onlara kitap sevgisi ve okuma alışkanlığı kazandıramayız.

Bu kitabı analara, babalara ve eğitimcilere öneririm. Okurken bazı noktalarda ben de kendimi eleştirdim. :) Ayrıca çocukluğuma giderek kitapla olan etkileşimimi yeniden gözden geçirdim. Siz de "Çocukken kitaplarla aranız nasıldı?" sorusuna verdiğiniz yanıtı, yorum olarak incelemenin altına yazarsanız çok sevinirim. Çünkü böylece kitap-çocuk etkileşimini farklı yaşantılarla değerlendirmiş olurum.


İyi Okumalar...

Kitapla ve sevgiyle...
128 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Gerçekten güzel bir kitap. Bir çok çocuğun görüşlerinden oluşuyor. Biraz bana sıkıcı gelse dâhi, kendimi gördüğüm de oldu. Özellikle son bölüm benim öykümde gaza gelmişim. Kitap yazmaya çalışmam sebebiyle, gerçekten gaza getirdi beni bu kitap. :) Tavsiye ederim.
128 syf.
·1 günde
Çocukların dilinden yazılmış, onların kitaplar ve yetişkinlere dair düşüncelerini anlatan birkaç sayfalık yazılardan oluşuyor kitap. Ailesinde kitap okumak yerine televizyon izleyenleri gören ama kendisine bunu yapmak yerine kitap okuması dayatılan çocukların, kitabı ceza olarak kullanan ebeveynlerin, sevdiği şeyi elde edebilmek için kitap okuması şart koşulan çocukların, ya "sana uygun değil, anlamazsın" diyerek ya da "doğru dürüst şeyler oku" diyerek istediği tarzı okumasına izin verilmeyen çocukların, kitap okuyor diye akranlarının alaylarına maruz kalan çocukların, ufacık yaşında hayatın zorluklarıyla yüzleştiği için okuyacak durumu kalmamış çocukların hayatlarından ufacık kesitler var yazılarda.
Çocukların aslında ne kadar birbirinden farklı olduğunu, farklı ihtiyaçları olduğunu da görüyoruz sayfalar ilerledikçe. Bir tanesi kitap okuyarak sıkıntılarından kurtulurken, başka biri için kitap okumak sıkıntının kendisi oluyor örneğin ya da birinin sevdiğini diğeri sevmiyor. Farklı problemlere, farklı bakış açılarına sahipler. Bu farklıkları hep görmezden geliyoruz.
Ek olarak kitabın genelinde çocuklara yaptığımız haksızlıklar gözüme çarptı benim. İstemedikleri şeylere zorluyor, istediklerini ellerinden almaya çalışıyoruz. Tercih yapma, karar verme hakkını onlara vermiyoruz. Farkında olmadan aşağıladığımız da oluyor, kendi işimize öyle geldiği için ortadan kaybolmalarını talep ettiğimiz de. Daha da önemlisi çocuklar genelde her şeyin farkındalar ve bu davranışlarımızı anlamakta zorlanıyorlar.
En kötüsü de çocuklara söz hakkı vermiyor oluşumuz. Haksızlığa uğradıklarını düşündüklerinde bunu dile getirmelerine izin verecek kadar bile saygı duymuyoruz çoğu zaman.
Yazar uzun zaman boyunca çocuklarla yaptığı sohbetlerden yola çıkarak oluşturmuş yazıları. Günlük hayatımızdan sahnelerdi hepsi de. Yolunda gitmeyen bir şeyleri değiştirebilmek adına gerçekleri yüzümüze vurmakta epey başarılı olmuş. Kendileri gibi düşünen yaşıtlarını görmeleri açısından, "Ağaç yaşken eğilir" de diyerek çocuklara okutabiliriz. Ama daha çok yetişkinlerin okuyup, üzerine biraz düşünmesi gerekiyor.
128 syf.
·10/10
Bu kitap da bazı çocukların kitaplar hakkındaki fikirleri ele alınmış.Kitabı seven,sevmeyen daha birçok çocuk var içinde.Kitabı sevdim;
Çünkü gerçekten sürükleyiciydi.Yazar en sonunda kendisini anlatıp, tavsiyeler veriyordu.
Kitabı ilk başta bırakırım diye düşündüm.Ama önyargım yanıldı.Elime aldığımda zaman çok çabuk geçti.Zevkliydi.

Size de tavsiye ederim :))
128 syf.
·10/10
Bu kitap baya hoşuma gitmişti. Kitapta bir çok çocuğun kitapla geçen anılarını anlatıyor. Bazıları kitabı okursa karizması çizileceğini söylüyor, bazıları anne babası okumadığı halde kendisine zorla kitap okuttularından yakınıyor, bazıları ise kitapsızlık içinde kitaba hasret. Okumaya değer bir kitap.
128 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Yazar belirli yaş grubu çocuklarla Kitaplar hakkında konuşmuş. Ve onlardan derlediği düşünceleri yazmış. Bazen biz büyükler "yeter ki okusunlar, aman kitabı bitirsinler" diye çocuklara baskı yapıyoruz ama onlar ne düşünüyor diye ne soruyoruz ne de merak ediyoruz. İşte bunlara benzer soruların cevaplarını bulabileceğiniz güzel bir kitap.
128 syf.
·Beğendi·10/10
Dışına bakıp çocuk kitabı diye küçümser gözlerle bakabileceğiniz bir kitap kesinlikle değil.Arka kapağındaki yazıyı okuyup sonra da dayanamayıp okumaya başladım.Bir öğretmen olarak da iyi ki okumuşum dedim.Zaten bana göre çocuklardan önce eğitimcilerin ve ebeveynlerin okuması gereken bir kitap.Teşekkürler Günışığı...
128 syf.
Kitabın içinde yer alan öyküler, yetişkinlerin çocukları kitap okumaya nasıl teşvik edebilecekleri, bu teşvik etme sürecinde yetişkinlerin dikkat etmesi gereken noktalar, gibi sorulara cevap verme açısından okunması elzem olan eserlerden birisi olduğu kanaatindeyim.
Kitap okumak iyidir. İnsana kendi yapabileceklerini anlatır. Oturduğun yerde dedektif olursun, kovboy olursun, kaşif olursun, kahraman, hatta suçlu olursun. Yani insanın hallerini tanırsın, böylece de hayatı anlarsın.
Ben bilgili olmak , bir şeyleri öğrenmek için kitap okumuyorum!
Heyecan dolu güzel bir kitap okurken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Ben sadece bunu seviyorum.
'En değerli arkadaş kitaptır.'
'Çok okuyan çok bilir.'
'Kitap hazinedir.'
'Kitapsız insan,köksüz ağaç gibidir.'
Mine Soysal
Sayfa 54 - Günışıgı kitaplığı
Şu büyüklere çok gülüyorum. Kendi yapmadıkları ya da sevmedikleri bir sürü şeyi çocuklarından bekliyorlar.
Aşırı hızlı yaşıyoruz ama birbirimize karşı çok yavaş davranıyoruz.
Mine Soysal
Sayfa 123 - bu da benim öyküm
Kitap okumak iyidir. İnsana kendi yapabileceklerini anlatır. Oturduğun yerde dedektif olursun, kovboy olursun, kaşif olursun, kahraman, hatta suçlu olursun. Yani insanın hallerini tanırsın, böylece de hayatı anlarsın, yavrum.
"Kitaplar sana hep iyi gelir.
Neden?
Çünkü kitaplar zenginin de yoksulun da yüreğine aynı elle dokunur."

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Eyvah Kitap
Alt başlık:
(6, 7, 8 ve Lise Sınıfları)
Baskı tarihi:
Ekim 2006
Sayfa sayısı:
128
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789756227640
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Günışığı Kitaplığı
Çocuklarımız ve gençlerimizin neden "eyvah kitap" dediğini dillendiren öyküler!


Yazar Mine Soysal bu kitabını, okuma eğilimleri üzerine sohbet ettiği 40 binden fazla öğrenciden esinlenerek kaleme aldı. Çocukların, gençlerin gözünden "kitap" ve "okuma" kavramlarına sıradışı açılardan yaklaşan deneme, aynı zamanda ülkemizde son yıllarda bu alanda yaşananları da tartışmaya açıyor. Kitapta yer alan ve gençlerin "kitap okuma" deneyimlerini içeren şaşırtıcı, düşündürücü, hatta komik öyküler eğitimcilere, ebeveynlere, çocuklara ve gençlere birlikte tartışma olanağı sunarken, çarenin bireysel haklara saygı göstermek, nitelikli seçenekler sunmak ve sınırsızca iletişim kurmak olduğuna işaret ediyor.

Bu kitaptaki öyküleri anlatanlar: Klasiklerden nefret ettiğini sananlar. Sürekli, Odana git, kitabını oku! denenler. Bilgisayarla kitaplar arasında seçime zorlananlar. Kitap okuduğu duyulursa karizmasının çizileceğinden korkanlar. Yalnızca kitap okurken kendini iyi hissedenler. Ailesi hiç kitap okumazken, tatilde bile kitap okuması beklenenler. Sadece Harry Potter kitapları okumak isteyenler. Öğretmenin ödev verdiği kitabı iğrenç bulanlar ve diğerleri...

Kitapta yer alan 32 öykü: Aptal mıyım Ben?; Kitaptan Kaç Alınır?; Odana Git, Kitabını Oku!; Okuma Saati Çilesi; Bilgisayar mı, Kitap mı?; Çok Para Gerekliymiş; Bizimkiler Hep Kitap Okur; Şimdi Keyfim Tıkırında; Duyulursa Karizmam Çizilir; Kararı Babam Verir; Aile Klasiklerimiz; Ödev Verdiler, İğrençti!; Konsantre Olamıyormuşum; Öğrenmekle Ne İlgisi Var?; Kitap Okumak Zorunda Değilim!; Zorla Şiir Okunur mu?; Kitap Başına Yirmi Lira; Böyle Armağan mı Olur?; Ortadan Toz Olmak; Okurken İyiyim; Ayın Okuyan Öğrencisi; Biz Kitapla mı Büyüdük?: Harry Potter Okumak; Gazeteci Ailenin Gazeteci Kızı; Bari Tatilde Rahat Bırakın!; Büyüyünce Okursun; Televizyonla Olur mu?; Önyargı da Ne Demek?; "Oku" Demekle Olur mu?; Okulda Yazar Var; Öyle Yalnızım ki...; Okulla Aram Yoktur; Bu da Benim Öyküm.

Kitabı okuyanlar 197 okur

  • mehpâre
  • Berkay U.
  • Belinay kara
  • Hasan dağlı
  • humay aslanli
  • Sena İbiş
  • Arife Fidan
  • Güneş smyrna
  • Gizem
  • F

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%20.8
14-17 Yaş
%29.2
18-24 Yaş
%20.8
25-34 Yaş
%4.2
35-44 Yaş
%16.7
45-54 Yaş
%4.2
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%4.2

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%85.4
Erkek
%14.6

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%49.2 (30)
9
%6.6 (4)
8
%14.8 (9)
7
%11.5 (7)
6
%4.9 (3)
5
%4.9 (3)
4
%6.6 (4)
3
%0
2
%0
1
%1.6 (1)