Fahriye Abla'dan Çanakkaleli Melahat'a

·
Okunma
·
Beğeni
·
225
Gösterim
Adı:
Fahriye Abla'dan Çanakkaleli Melahat'a
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
258
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752899674
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest
Türk toplumunda kadının yeri ve konumu, gerek siyasi koşulların, dini unsurların, gerekse sosyal ve kültürel faktörlerin etkisiyle yüzyıllar boyunca değişime uğramıştır. Kuşkusuz bu değişim edebiyata da yansır. Türk toplumunun geçirdiği sosyo-kültürel değişimi anlamak için Türk edebiyatının çeşitli evrelerine bakmak gerekir. Bu amaç etrafında yirmi bir şair, Türk şiirinde kadını özellikle öne çıkartan ya da Ahmet Haşim gibi, kadını şiirlerinde ve bilinçaltında geriye iten isimleri mercek altına alarak yakın tarihe göz atmaya çalıştık. Yazılı tarihte kadınlar her ne kadar arka planda olsalar da, kendi sivil tarihlerini yazmak için yola çıktılar bile!
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Bu coğrafyada kadın olmak, ona göre, türlü cefaları peşinden sürüklemeye denk düştüğünden, Cahit Külebi kadın kimliğini yüceltmekten yanadır. Dahası Külebi, kadının dokunduğu, iletişime geçtiği nesne ve hayatların güzelleştiği inancındadır. Bundan dolayıdır ki, kadına bir parçada kutsiyet atfeden bir şiir vardır.
Esasen Asaf Halet Çelebi'nin şiirlerinde kadının belirleyici bir figür olmadığı söylenmelidir. Çelebi'nin kadınları birer görüntüden, şairin ara sıra aşk adı altında gönüllü bir yanılsama hissetmek için var olmasına izin verdiği kokulu ve büyülü birer imajdan ibarettir.
Tevfik Fikret, kız kardeşi Sıdıka Hanım'ın ölümü üzerine yazdığı "Hemşirem İçin" adlı şiirinde kardeşinin özelinde bütün kadınlara yapılan haksızlıklara karşı çıkar: "Elbet sefil olursa kadın, alçalır beşer".
Şairlerin söz konusu ettiği daha çok "sevgili kadın"dır. Abdülhak Hamit'in eşi Fatma hanım, Rıza Tevfik'in eşi Nazlı Hanım, Nazım Hikmet'in eşi Piraye Hanım, Oktay Rıfat'ın eşi Türkan Hanım için yazdığı bazı örnekler dışında şiirimizde "eş kadın" pek görülmez.
Nazım Hikmet şiirinde kadına biçilen rollerin izini sürerken karşılaşılan en ilginç durum, şairin özellikle yergi şiirlerinde ve genelde eleştirel bir içeriğe sahip pek çok şiirinde faşistlerin, emperyalistlerin, sömürgecilerin, halktan yana olmayan, aynı düşünceyi savunmadığı aydınların olumsuz yanlarını kadın namusu bağlamında ele alması ve neredeyse her seferinde orospu sözcüğünü kullanması ya da ima etmesidir.
Nazım Hikmet'in, sınıflı toplum eleştirisi olarak okunabilecek dizelerinde haksızlığa uğramış erkek karakterler vardır ama kadının uğradığı sömürü iki kat fazladır. Çünkü kadın hem düzen tarafından hem erkekler tarafından sömürülüp sindirilmekte, sessiz, tepkisiz ve boyun eğici kılınmaktadır.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fahriye Abla'dan Çanakkaleli Melahat'a
Baskı tarihi:
Ocak 2012
Sayfa sayısı:
258
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752899674
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Everest
Türk toplumunda kadının yeri ve konumu, gerek siyasi koşulların, dini unsurların, gerekse sosyal ve kültürel faktörlerin etkisiyle yüzyıllar boyunca değişime uğramıştır. Kuşkusuz bu değişim edebiyata da yansır. Türk toplumunun geçirdiği sosyo-kültürel değişimi anlamak için Türk edebiyatının çeşitli evrelerine bakmak gerekir. Bu amaç etrafında yirmi bir şair, Türk şiirinde kadını özellikle öne çıkartan ya da Ahmet Haşim gibi, kadını şiirlerinde ve bilinçaltında geriye iten isimleri mercek altına alarak yakın tarihe göz atmaya çalıştık. Yazılı tarihte kadınlar her ne kadar arka planda olsalar da, kendi sivil tarihlerini yazmak için yola çıktılar bile!

Kitap istatistikleri