Selamlar. Uzun zamandır tarihî bir kitap okumadığım için bu şansı Fetih 1453'e verdim. Okuması kolay, sıkıcı olmayan, güzel bir okumaydı diyebilirim.
Yazar bu kitabıyla bir Bizanslı olarak Türklerin gözünden Fatih'i bize anlatıyor. Saltanatının on yedi yılını tarafsız bir bakış açısıyla ele alıyor. Kitap Fatih'in İstanbul'u fethetmesi ile başlayan ve devamında gelen fetihleri ile son bulan bir kitap. Yazar notlar kısmını da ekleyerek kitabı daha zengin hâle getirmiş. İçerisinde Fatih'in kılıcı gibi görsellerde mevcut. Sıkıcı olmayan bir Fatih kitabı okuyayım derseniz şans verebilirsiniz. Fakat roman tarzında değil de daha çok bilgi amaçlı yazılmış bir eser. O yüzden meraklıları için şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Bir yabancının gözünden ve olayın şahitlerinden alınan bilgilerle hazırlanmış tarafsız bir bakış açısıyla yazılmış güzel bir kitap ve en önemlisi Fatih Sultan Mehmet’in bizleri hitaben ettiği meşhur sözü. Her kim bir karış toprağını yabancıya satarsa ona lanet olsun… çünkü İstanbul’un savaşla değil toprak satarak kaybedilebileceğini ön görüyordu.
Okunacak o kadar iyi kitaplar var ki buna ayırılacak vakte o kadar da yazık olmasa da, yine de çok yazık.
Anlatım dili; yeri gelir Bizanslıları yerin dibine sokar, yeri gelir iyimser yaklaşır. Düştükleri durumdan hüzün duyar.
Bu kadar çift duygusal döngüye denk gelmemiştim.
Fetih 1453 için bunu tavsiye etmem.
Her ne olursa olsun; işgal edilen bir toprak var ve bu bir savaş, ne olursa olsun karşı tarafı küçük düşürecek ithamlarda bulunamazlar (yazarlar). Kendi idolojisi uğruna bunun gibi kitaplarda duygularını iyice harmanlar olurlar. Lütfen tarih kitapları okurken seçici olun. Olmazsanız ruh hastası gibi her önünüze gelene: biz ne yapmıştık nasılda -şunu veya bunu- yaptık dersiniz. Farkına varmazsınız ama çok küçük düşersiniz. Büyük düşersiniz fakat küçük düşmek diye geçiyor toplumda.
İyi okumalar dilerim.
Ben tarihi şeyleri severim ve bazi devletlerin kitaplarını okuduktan sonra farkı anladım aslında eski tarihle bu tarih arasında ki fark bilim , teknoloji vb.değil . Aradaki fark o zaman da insanlar fetih için din için koşturuyor bu zamanda ki insanlar konsere bilet almak için koşturuyor .Kostantinopolis tesadüfen alınmadı .Geleceğiniz de tesadüfen ve ya ünlülere like atarak iyi olmaz.
Kitapta fatih Sultan mehmetin hayatını fethettiği toprakları istanbul kuşatması anlatan bir kitap hangi dileri bildiği babasından aldığı eğitimleri
Rönesans dönemleri,haçlı seferlerini,ilme ve bilime kazandırdığı şahsiyetleri açtığı medreseleri ve dahi tüm hayatını anlatan bir kitap okumanızı tavsiye ediyorum
Yazar Krıtovulos fetih döneminde yaşamış bir Bizanslıdır. kuşatmanın başladığı zaman İstanbul da değildi fakat kuşatmanın ilerleyen safhalarına yakından tanık olmuştur. İstanbul'un fethinin öncesi sonrası sebep ve sonuçları ayrıca Balkanlar, Adalar, Mora, Sinop ve Trabzon'un kuşatılmaları ve fetihleri hakkında o dönemde ki siyasi faliyetleri de okuyacaksınız. Kitabın son bölümünde dip notlara yer verilmiştir. Kutlu fetihle ilgili okunması gereken bir kitap.
Fetih 1453Kritovulos · Panama Yayıncılık · 2012339 okunma
Zamanında 5.sınıfken okumuştum. İstanbul'un fethini tüm detayları ile birlikte o olayı yaşamış tarihçi Kritovulustan dinliyorsunuz.İnşallah bu kitabı kütüphaneme kazandırım
Yazar bir Bizanslı olarak Türklerin gözünden Fatih'i anlatmaktadır. Beş bölümden oluşan eserde, Fatih’in saltanatının başlangıcından, İstanbul’un alınmasına; Sırbistan, Trabzon, Sinop, Mora, Arnavutluk, Eflak ve çeşitli adaların fethine; Padişah’ın sanat ve mimarideki çeşitli icraatlarına kadar bütün önemli gelişmeler aktarılıyor. Saltanatının on yedi yılını tarafsız bir bakış açısıyla ele alıyor. İstanbul’un fethinde yapılan hazırlıklar savaşın hangi cephelerde nasıl sürdüğü, fetihten sonraki feth edilen yerlere hazırlıklar ve alınan ülkeler şehirler herseyi ile anlatılmaktadır. İlginç tarafı ise istanbulun gelişmesi için sultan Mehmet Mora’dan Arnavutluk’tan eflaktan insanları getirerek İstanbul’a yerleştirmesi ve onlara arazi vermesi olmuş. Bir yabancının gözünden görmek okumak en azından tarafsız ve abartısız olmuş
15. yüzyılda yaşamış Bizanslı tarihçi ve idareci. İmroz adasının tanınmış soylu kişilerindendi. İstanbul'un fethinden sonra İmroz ve Limni adalarının yerli halkının göç etmesine telkinle engel oldu. Fatih Sultan Mehmed'e gönderdiği heyet sayesinde adalara taarruz yapılmadı. 1456'da Yunus Paşa tarafından İmroz adasının idarecisi tayin edildi ve Fatih Sultan Mehmed'in de takdirini kazanarak 1466'ya kadar bu görevi sürdürdü. 1467'de İstanbul'a gelip geri kalan ömrünü İmroz'da başladığı tarih kitabının yazılmasına vakfetti. İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed tarafından kuşatıldığı dönemde İstanbul'un pek yakınında bulunduğu için, fethe bizzat şahit olanları dinlemek ve ilk el kaynaklan görmek fırsat ve yetkisine sahip olan ender tarihçilerdendir. Fatih Sultan Mehmed'in tahta geçişinden başlayan on yedi yıllık olayları yazdığı tarihini, ithaf ettiği Fatih Sultan Mehmed'e takdim etmiştir.