Filozof ve Sufi Metafizik Üzerine

·
Okunma
·
Beğeni
·
225
Gösterim
Adı:
Filozof ve Sufi Metafizik Üzerine
Baskı tarihi:
27 Şubat 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059925419
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Elinizdeki eser İbnü'l Arabî'nin başyapıtı Fütûhât-ı Mekkiyye'nin 8. cildinde bulunan 107-108. kısımlar ve 162-167. bölümleri içermektedir. Bu bölüm Fütuhat-ı Mekkiyye'dekimyâ-i saâdet başlığıyla yer alır. Kimyâ-i saâdet, insanı saadete ve kemâle ulaştıran kimya, yani ahlâk ilmi demektir. Kimyanın popüler isimlendirmesi simyadır. Kimya veya simya madenlerdeki değişimi ve başkalaşmayı inceleyen ilmin adıdır. Bakırın altına dönüşmesi veya kurşunun altına dönüşmesinin imkânını bu ilim inceler. İbnü'l Arabî buradan bir karşılaştırma yaparak tasavvuf-ahlâk ile simya ilmi arasındaki irtibatı gösterir. Tasavvuf insandaki ahlâkın olumlu değerler istikametindeki değişimidir ve bu nedenle hâl, yani değişme ve başkalaşma ilmidir. Ahlâkta kötü özellikler madenler arasındaki değersiz madenlere karşılık gelirken ahlâkın gayesini teşkil eden erdemler altın mesabesindedir. Bütün madenler altın olma potansiyeline(kuvve) sahiptir. Kimya ilmi, potansiyeli harekete geçirerek madeni bilfiil altın yapmanın imkânını araştırır. Tasavvuf, insandaki değersiz huyları erdemlere dönüştürerek insanı altın hâline getirmeyi hedefler. Altın insan, kâmil insan demektir. Kimya veya simya ile tasavvufun irtibatı burada kurulur: İnsanları bir maden şeklinde düşünerek onların altın olmasının imkânlarını bulmak!
120 syf.
·Beğendi·9/10
Fiziksel hacmi az ama metafiziksel hacmi ise acaip geniş bir kitap. Erken mi okudum acaba dedim ara ara ama belki de tam zamanında okumuşumdur bilmiyorum. Kitap, bazı bölümleri okurken beynimdeki bütün glikoz ve fosforları bitirmişcesine iki sayfadan sonra bir yarım saat uyutmuştur :)
Yer yer alıntıları paylaştığım kitapta fakirlik ve sırlarının bilinmesi, zenginlik makamı ve sırlarının bilinmesi, tasavvuf makamının bilinmesi, muhakkik ve hikmet ve ariflerin bilinmesi , kimya ı saadet in bilinmesi adlı bölümler bulunmaktadır. Kimya ı saadet bölümünde varlıkların birbirine dönüşümdeki sırları, akıl ile ve taklid ile hakikatı anlamaya çalışan iki kişinin manevi makamları yolculukları ve o makamlarda peygamberler ile görüşmeleri anlatılıyor. Cennet ve Cehennemi anlamak ve yaradılış ve yaradılış farklılıklarını merak edenler için iyi bir başlangıç..tavsiye edilesi ve dikkat ile akıl ile ve aklın yetmediği yerde ruh ile kalp ile okunası bir kitap..iyi okumalar efendim..
120 syf.
·8 günde·3/10
Dili çok ağır... Sadeleştirilmemiş ve günümüz Türkçesine çevrilmemiş maalesef... Elinizin altinda tassavvuf terimleri sözlüğü ile okumanizda fayda var.
Bakınız!
Mümkün, yok iken bir tercih edene muhtaçtır. Var olunca bu kez varlığını sürdürmede ve korumada muhtaçtır. Dolayısıyla Mümkün, hem varlık hem yokluk halinde 'fakir' kalmayı sürdürür.
Öyleyse Fakirlik, hüküm bakımından makamların en genişidir.
İksirler bir delildir ki gösterir
Varlıktaki başkalaşma ve değişimi

İnayet iksiri üzerine atıldığında
Belli bir ölçüye göre, bir düşman

Ansızın düşmanlığından sıyrılır
Hüküm ve kadere göre dost haline gelir
Hakim ( hikmetle hareket eden-Hikmet sahibi ), her hal ve yerde o hal ve yere göre hareket eden kimsedir. Bu ise özel anlamda Melamilere ait haldir. Onlar, dünya hayatında tanınmayanlardır, çünkü onlar, kendilerini dünya hayatının gerektirdiği hükmün dışına çıkartacak bir davranışla ayrışmazlar.
Güzel ahlakın bir yönü de, yoksullara dönmek ve mal yada mevkii gibi şeylerle zengin olanlardan yüz çevirmektir.
Bu nitelikteki birisine yoksul ve hor insanlar gelirse, Allah ehlinin yoksullara yönelmesi gerekir. Çünkü zenginler sahip oldukları makam ve malları göstererek kendisine gelirlerse, Allah ehlinin onlara makamları ve sahip oldukları şeyler nedeniyle yöneldiklerini zannederler. Bu nedenle Allah, ehli olan insanların zenginlere ancak zahit davranarak yönelmesine izin vermiştir.
Fakirlik kapısında, genişliği ve yaygınlığı nedeniyle, bir izdiham olmaz. Fakirlik, terk edilen bir nitelik olmakla birlikte kimse, ondan yoksun değildir.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Filozof ve Sufi Metafizik Üzerine
Baskı tarihi:
27 Şubat 2017
Sayfa sayısı:
120
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786059925419
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Literatür Yayıncılık
Elinizdeki eser İbnü'l Arabî'nin başyapıtı Fütûhât-ı Mekkiyye'nin 8. cildinde bulunan 107-108. kısımlar ve 162-167. bölümleri içermektedir. Bu bölüm Fütuhat-ı Mekkiyye'dekimyâ-i saâdet başlığıyla yer alır. Kimyâ-i saâdet, insanı saadete ve kemâle ulaştıran kimya, yani ahlâk ilmi demektir. Kimyanın popüler isimlendirmesi simyadır. Kimya veya simya madenlerdeki değişimi ve başkalaşmayı inceleyen ilmin adıdır. Bakırın altına dönüşmesi veya kurşunun altına dönüşmesinin imkânını bu ilim inceler. İbnü'l Arabî buradan bir karşılaştırma yaparak tasavvuf-ahlâk ile simya ilmi arasındaki irtibatı gösterir. Tasavvuf insandaki ahlâkın olumlu değerler istikametindeki değişimidir ve bu nedenle hâl, yani değişme ve başkalaşma ilmidir. Ahlâkta kötü özellikler madenler arasındaki değersiz madenlere karşılık gelirken ahlâkın gayesini teşkil eden erdemler altın mesabesindedir. Bütün madenler altın olma potansiyeline(kuvve) sahiptir. Kimya ilmi, potansiyeli harekete geçirerek madeni bilfiil altın yapmanın imkânını araştırır. Tasavvuf, insandaki değersiz huyları erdemlere dönüştürerek insanı altın hâline getirmeyi hedefler. Altın insan, kâmil insan demektir. Kimya veya simya ile tasavvufun irtibatı burada kurulur: İnsanları bir maden şeklinde düşünerek onların altın olmasının imkânlarını bulmak!

Kitabı okuyanlar 11 okur

  • Elif kurt
  • Züleyha Kayra
  • Sabana feyz
  • B é t ú l
  • B é t ú l
  • Aydin Yel
  • Mila
  • Oyku
  • Şimâl
  • Tahallî

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20 (1)
9
%60 (3)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%20 (1)
2
%0
1
%0