Fıtrat (İş Kazası Değil, Cinayet)

·
Okunma
·
Beğeni
·
480
Gösterim
Adı:
Fıtrat
Alt başlık:
İş Kazası Değil, Cinayet
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
253
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750521041
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
"Kaza değil bu ya, bu cinayet. Niye cinayet biliyor musun? Bazen şöyle diyorlar: İşçiler cahildir. Öyle midir? Bu işçiler dünya güzeli gemileri yapıyor, denizde yüzdürüyor; cahil değil. Ama elektriğe bastığında cahil! Oysa önlem almadığından, üç kuruş daha fazla kazanasın diye beş kuruşu harcamadığından bu cinayet oluyor. Beş dakikalık gaz ölçümünü yapmazsan, işçi patlamada öldüğünde bu cinayet değil midir? Cinayetin âlâsı bu."
- Tersane işçisi Hakkı Demiral-

Türkiye'nin son otuz yıldır geçirdiği iktisadi dönüşüm, tüm çıplaklığıyla işçi ölümlerinde çıkar karşımıza. Kimi zaman maliyet hesabıyla kimi zaman kadere havale edilerek ulaşılan sonuç, işçilerin hayatlarının devlet ve özel sektör tarafından önemsenmediği, güvencesizlik, ihmal ve umursamazlığın kol gezdiği bir "ölüm yolculuğu"dur. Tekstil, inşaat, maden, enerji, tersane işçilerinin hızlanarak artan ölümleri iş kazası değil, cinayet hükmüyle anılıyor bu nedenle. Başarılı gazeteci İsmail Saymaz, bu cinayet mahallerine dönüp bir kez daha bakıyor, cinayetin delillerinin izini sürüyor Fıtrat'ta…
253 syf.
·8 günde·10/10
Ülkemizde yaşanılan iş kazaları ve bu kazaların hangi sebeplerden dolayı meydana geldiği, yaşanılan bu kazaların ne kadarının önlenebilir olduğunu okuyucuya sunan, son yıllarda yaşanılan iş kazaları hakkında kaynak gösterilebilecek bir eser.
253 syf.
·10 günde·9/10
kapitalizmin, türkiye'deki işçi sınıfını geçmişte ve ne yazık ki gelecekte nasıl katlettiğinin ve edeceğinin hikayesini anlatan güzel bir araştırma-inceleme kitabı. keşke yazılanların hiçbiri doğru olmasaydı.
253 syf.
“Fıtrat: İş Kazası Değil, Cinayet” adlı eser güzel bir araştırmacı gazetecilik örneği olup, iş güvenliği ve işçi sağlığına verilen önemin neler olduğunu gözler önüne sermektedir. Saymaz, basına yansımayanlar dahil hepsini tutanaklar, bilirkişi raporları, emniyet kayıtları ve mahkeme kararları üzerinden bugüne kadar iş kazalarında yaşanmış ölümlerin trajedilerini 253 sayfaya sığdırarak anlatmaya çalışmıştır. Okurken ifade ve tutanaklarda yok artık dediğim pek çok yerin olması işçi sağlığı ve güvenliğine verilen değeri de göstermekte olduğunu düşünmekteyim. Endüstri devrimiyle birlikte ortaya çıkan daha fazla üretim fikriyle işçileri bir para aracı olarak gören kurum, işletme vs. bu ölümleri görmeleri açısından eser belki de yarar sağlar umuduyla okumanızı tavsiye ederim.
" Kömür ocaklarında bu olaylar hiç olmaz diye yorumlamayalım. Bunlar olağan şeylerdir. Literatürde iş kazası denilen bir olay vardır. Bunun yapısında, fıtratında bunlar var. Hiç kaza olmayacak diye bir şey yok."

- Başkan Recep Tayyip Erdoğan
Manisa Soma"da 2014 yılında 301 madencinin ölümünden sonra...
İsmail Saymaz
Sayfa 23 - İletişim Yayınları
Bazen şöyle diyorlar : işçiler cahildir. öyle midir? Bu işçiler dünya güzeli gemileri yapıyor, denizde yüzdürüyor, boyasını yapıyor, elektriğini yapıyor, mobilyasını yapıyor; cahil değil. Kağıdın üstüne çizdiğin Resmi canlı hale getirip sana teslim ediyor; cahil değil. Ama elektriğe bastığında cahil! Oysa önlem almadığından, kârından vazgeçemediğinden , üç kuruş daha fazla kazanasın diye beş kuruşu harcamadığından bu cinayet oluyor.
TBMM Genel Kurulu, 29 Nisan 2014 günü hayli hararetli bir oturum için açıldı. CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ve elli arkadaşı, yaklaşık altı ay önce Soma'daki maden kazalarına ilişkin araştırma komisyonu kurulmasını önermişti. ILO'nun bir gün öncesini "Dünya İş Sağlığı ve Güvenliği Günü" kabul etmesinden yola çıkan Özel, o gün önergenin mecliste görülmesini sağlamıştı.
İsmail Saymaz
Sayfa 201 - İletişim Yayınları
"bağırsam ne yarar, nasılsa duymazlar ben bir kömür ocağının onulmaz göçüğüyüm içimde cesetler ve daha ölmemişler var"
İsmail Saymaz
Sayfa 7 - İletişim Yayınları
"Gemiyi yaptırmak armatörle tersane kendi arasında pazarlık yapıyor. Armatör 'Eğer kaza olursa ve (işçi) ölürse ben üç kişinin parasını öderim,' diyor. 'Eğer beşe çıkarsa ikisi tersaneye ait.' Yani baştan gemi yapılmadan bunun pazarlığı yapıyor. Kan parasını 'Sen öde-ben öde' pazarlığı yapılıyor. Yani yapılan her gemide üç kişi ölme hakkı vardır. Biz öyle biliyoruz.(1)

1 - Tuzla Tersaneler Bölgesi İzleme İnceleme Komisyonu, Tuzla Tersaneler Bölgesi'ndeki Çalışma Koşulları ve Önlenebilir Seri İş Kazaları Hakkında Rapor, TMMOB İstanbul İl Koordinasyon Kurulu, İstanbul, 2008, s.95-96.
İsmail Saymaz
Sayfa 53 - İletişim Yayınları
Türkiye; fabrikalarında, atölyelerinde, madenlerinde ve şantiyelerinde binlerce işçinin güvencesiz çalışmaya mahkum edilip ölüme itildiği bu amele pazarı manzarasından çıkarılmalıdır. Halkın sırtındaki asıl kambur, neoliberalizmdir. Cumhuriyet'in ''kimsesizlerin kimsesi'' olabilmesinin ilk koşulu halkın bu kamburdan kurtarılması ve ''sosyal hukuk devleti'' nin egemen kılınmasıdır.
İsmail Saymaz
Sayfa 253 - İletişim Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Fıtrat
Alt başlık:
İş Kazası Değil, Cinayet
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
253
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750521041
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
"Kaza değil bu ya, bu cinayet. Niye cinayet biliyor musun? Bazen şöyle diyorlar: İşçiler cahildir. Öyle midir? Bu işçiler dünya güzeli gemileri yapıyor, denizde yüzdürüyor; cahil değil. Ama elektriğe bastığında cahil! Oysa önlem almadığından, üç kuruş daha fazla kazanasın diye beş kuruşu harcamadığından bu cinayet oluyor. Beş dakikalık gaz ölçümünü yapmazsan, işçi patlamada öldüğünde bu cinayet değil midir? Cinayetin âlâsı bu."
- Tersane işçisi Hakkı Demiral-

Türkiye'nin son otuz yıldır geçirdiği iktisadi dönüşüm, tüm çıplaklığıyla işçi ölümlerinde çıkar karşımıza. Kimi zaman maliyet hesabıyla kimi zaman kadere havale edilerek ulaşılan sonuç, işçilerin hayatlarının devlet ve özel sektör tarafından önemsenmediği, güvencesizlik, ihmal ve umursamazlığın kol gezdiği bir "ölüm yolculuğu"dur. Tekstil, inşaat, maden, enerji, tersane işçilerinin hızlanarak artan ölümleri iş kazası değil, cinayet hükmüyle anılıyor bu nedenle. Başarılı gazeteci İsmail Saymaz, bu cinayet mahallerine dönüp bir kez daha bakıyor, cinayetin delillerinin izini sürüyor Fıtrat'ta…

Kitabı okuyanlar 34 okur

  • Süleyman Ercan
  • Naxabi
  • Ömer
  • büyük yolların haydudu
  • Güngör Mert
  • Doğan Gül
  • İlayda
  • Kadir Güney
  • Tolga Güney
  • Ömer

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%36.4 (4)
9
%36.4 (4)
8
%27.3 (3)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0